Buşehr eyaletindeki Ehl-i Sünnet âlimleri, ülkede son günlerde yaşanan gelişmelere ilişkin yaptıkları açıklamalarda güvenlik, ulusal birlik ve liderliğe bağlılık vurgusu yaptı. Yasal ve meşru protestoları tanıdıklarını belirten âlimler, buna karşın kargaşa, şiddet ve muhalif akımların komplolarına karşı uyarıda bulundu.
İran’da yaşanan son gelişmeler farklı toplumsal ve dini kesimlerden çeşitli tepkilere yol açtı. Bu çerçevede Buşehr Ehl-i Sünnet âlimleri, ayrı ayrı yaptıkları değerlendirmelerde güvenliğin korunması, ulusal birliğin güçlendirilmesi ve liderliğe itaatin önemine dikkat çekti; yasal protestoların meşru olduğunu kabul etmekle birlikte, kargaşa ve şiddetin tehlikelerine işaret etti.
“Sahip olduğumuz güvenlik, sistemin ve liderliğin bereketidir”
Buşehr Ehl-i Sünnet İfta Heyeti Başkanı Şeyh Halil Afra, Fars muhabirine yaptığı açıklamada ülkedeki olaylara değinerek İslam Devrimi Lideri’ne itaatin altını çizdi. Afra, “Sahip olduğumuz güvenlik, sistemin ve en başta da Yüce Lider’in hayır ve bereketlerindendir. Bugün mevcut olan güvenlik, birçok ülkede yoktur. Düşmanlar bu güvenliği bozmak için çaba içindedir” dedi.
Yetkililerin sorunları takip ettiğini belirten Afra, “Bir talebiniz varsa kapıdan girmeniz gerekir, duvardan değil. İhtiyacı olan kişi kapıdan girmelidir” ifadelerini kullandı.
“Ülkenin güvenliği halkın sağduyusu ve yöneticilerin tedbiriyle korunur”
Güneve Ehl-i Sünnet Cuma İmamı Şeyh Muhammed Faruki de yaptığı değerlendirmede, son günlerdeki gelişmelerin toplumda bazı kaygı ve taleplerin varlığına işaret ettiğini söyledi. Faruki, “Sivil ve barışçıl protestolar, şiddetten ve tahribattan uzak, yasal çerçevede kaldığı sürece halkın anayasal hakkıdır ve toplumsal dinamizmin göstergesidir” dedi.
Yetkililerden halkın sesini hoşgörüyle dinlemelerini beklediklerini vurgulayan Faruki, şeffaflık, diyalog ve hesap verebilirliğin kaygıların azaltılması ve sorunların çözümü için gerekli olduğunu ifade etti. Faruki, “Ülkenin güvenliği ve huzuru, halkın aklıselimi ve yöneticilerin tedbiriyle korunur” diye konuştu.
Güneve Ehl-i Sünnet Cuma İmamı, “Sorumlu protesto ve adil biçimde dinleme, kalıcı reformun iki temel unsurudur. Halkın barışçıl protestosu yasal hakkıdır; yetkililer de dinleyip cevap vererek güvenliği, huzuru ve kalıcı ıslahı sağlayabilir” dedi.
“Liderliğin emrindeyiz”
Siraf bölgesi Ehl-i Sünnet Cuma İmamı Hüseyin Afruz da ülkenin mevcut durumunun son derece önemli olduğunu belirterek, “Birliğin ve bütünlüğün korunması ile Allah’ın emirlerine itaat, dinin temel ilkelerindendir. Ayet-i kerimeye göre Allah’a, Peygamber’e ve Müslümanların yöneticilerine itaat gerekir. Şükürler olsun ki İran halkı her zaman sorumluluklarının bilincinde olmuştur ve olacaktır” dedi.
Afruz, “Biz İran İslam Cumhuriyeti halkı olarak Başkomutan Hazret-i İmam Hamenei’nin emrindeyiz. Farklı mezhep ve etnik gruplar, ülkenin birliği, kardeşliği ve güvenliği için yan yana durmalıdır. Düşmana ayrılık ve fitne yaratma fırsatı vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“ABD ve İsrail İran’da kaos peşinde”
Buşehr Ehl-i Sünnet Cuma İmamı Şeyh İsmail Bazdar ise açıklamasında, bir yandan küresel hegemonya sistemi, “gasıp Siyonist rejim” ve “suçlu Amerika” tarafından uygulanan ağır ekonomik baskı ve yaptırımların, diğer yandan da bazı yetersiz yöneticilerin yanlış uygulamalarının halkta ciddi tepkilere yol açtığını söyledi.
Bazdar, ilgili kurum ve yargı mercilerinden yolsuzluk yapanlar, rantçılar ve stokçularla ciddi biçimde mücadele edilmesini istedi.
İmam Bazdar, “Bugün İslam Cumhuriyeti karşıtı unsurlar ve dış kaynaklı fitne odakları, uydu kanalları ve sosyal medya üzerinden yürüttükleri yoğun propaganda ile toplumun huzurlu ortamını bozmakta; esnaf ve tüccarların haklı ve yasal taleplerini kargaşa ve isyana sürüklemeye çalışmaktadır. Ekonomik temellerin sarsılması ve yoksulluğun artması, tıpkı güvensizlik gibi toplumsal maneviyatı zayıflatır” dedi.
Bazdar ayrıca, seküler düşüncelerin İslami yönetimin başarısız olduğu iddiasını yaymaya çalıştığını belirterek bu yaklaşımlara karşı uyanık olunması gerektiğini vurguladı.
