Arap dünyasının tanınmış analisti ve bölge çapında yayımlanan Rai al-Youm gazetesinin genel yayın yönetmeni Abdülbari Atvan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırmaya yönelik girişimini, “mafya çetelerinin liderlerinin yöntemlerine” benzetti.
Atvan, Rai al-Youm’un yeni başyazısını Venezuela’daki gelişmelere, ABD’nin bu ülkeye yönelik saldırısına ve Venezuela Devlet Başkanı’nın eşiyle birlikte kaçırılmasına ayırdı. Atvan yazısında, ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela topraklarına saldırmasının, başkent Karakas’ı füzelerle hedef almasının ve Nicolas Maduro ile eşini kaçırmasının, “özgür dünyanın liderliğini iddia eden bir ülkenin liderine yakışmadığını” belirtti.
Trump’ın hedefi Venezuela’nın petrolü
Filistinli analist Abdülbari Atvan, Trump’ın Venezuela’ya yönelik saldırısının, mafya çeteleri, suç örgütleri ve uyuşturucu kaçakçılarının başvurduğu yöntemlerle örtüştüğünü savunarak, “Yargılanması gereken kişi Maduro değil, Trump’tır” dedi.
Atvan, Trump’ın bugün Venezuela’ya, yarın Kanada’ya, ertesi gün Grönland’a yönelebileceğini belirterek, asıl hedefin bu ülkelerin petrol zenginliklerini ve yer altındaki değerli madenlerini yağmalamak, ayrıca hükümetlere ve halklara ağır mali yükler dayatmak olduğunu ifade etti. Bu koşullarda Trump’ın, sekiz savaşı durdurduğu yönündeki “asılsız iddialarla” Nobel Barış Ödülü alma hayali kurmasının ve İsrail de dâhil bazı çevrelerin onu bu ödüle aday göstermesinin üzücü olduğunu vurguladı.
Makalenin devamında, ABD’nin 43 trilyon doları aşan ulusal borcunu ödemek için Trump’ın, 303 milyar varillik rezerviyle dünyanın en büyük petrol kaynaklarından birine sahip olan Venezuela’nın petrolünü yağmalamak istediği, bu devasa rezervleri görünce “iştahının kabardığı” ifade edildi.
Rai al-Youm Genel Yayın Yönetmeni, Trump’ın Maduro’nun tehdit ve şantajlar karşısında teslim olacağını, üç Arap ülkesinin yalnızca üç gün içinde Trump’a 5 trilyon dolar vermesi örneğinde olduğu gibi, ülkesinin petrol gelirlerini “gümüş tepside” sunacağını sandığını kaydetti. Ancak Maduro’nun ne ülkesinden kaçtığını ne de teslim olduğunu, ABD uçak gemilerinin de kendisini korkutamadığını, işçi sınıfından gelen halkının arasında kalmayı tercih ettiğini vurguladı.
“Daha fazla okuyun” başlığı altında, Trump’ın Venezuela’ya saldırı ve petrolünü yağmalama hedeflerine ilişkin El Cezire analizi, New York Times’ın saldırıyı “yasa dışı ve akıl dışı” olarak nitelendiren değerlendirmesi ve Güney Amerika’nın ABD ve Trump’a boyun eğmeyeceğine dair yorumlara atıfta bulunuldu.
Makalenin devamında, Maduro’nun geçmişte otobüs şoförlüğü yapmış olmaktan hiçbir zaman utanç duymadığı, özgür ve adil bir seçimle iktidara geldiği ve merhum Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez’in halefi olduğu hatırlatıldı. ABD’nin Vietnam’dan Afganistan’a ve son olarak Irak’a kadar saldırdığı her ülkeden aşağılayıcı yenilgilerle çıktığı da vurgulandı.
Atvan’a göre, ABD’nin tarihteki en büyük ulusal borca sahip olmasının ve yıllık bütçe açığının 1 trilyon doların üzerine çıkmasının nedeni de bu başarısız savaşlardır. Daha önce başka ülkelerde yenilgi yaşayan ABD’nin, aynı senaryoyu Venezuela’da tekrarlamak istediği, Venezuela hükümetinin ise ABD saldırı ve işgaline karşı direnmek amacıyla genel seferberlik ve olağanüstü hâl ilan ettiği belirtildi.
“Trump, ABD için yeni bir bataklık inşa ediyor”
Atvan, Güney Amerika halklarının ABD’nin şantajlarına asla boyun eğmeyeceğini, Che Guevara, Fidel Castro, Hugo Chavez ve Lula da Silva gibi isimlere benzeyen yeni direniş liderlerinin ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Filistinli yazar, Güney Amerika’nın Gazze’ye yönelik “soykırım savaşı” karşısında direniş güçlerinin yanında yer aldığını, bölge liderlerinin İsrail ile ilişkileri kestiğini ve bu coğrafyanın Venezuela’yı yalnız bırakmayacak onurlu insanlara ev sahipliği yaptığını söyledi.
Rai al-Youm Genel Yayın Yönetmeni, Trump’ın Venezuela’ya saldırarak ve ülkenin cumhurbaşkanı ile eşini kaçırarak, ABD’yi felaket boyutunda ve hatta varoluşsal tehlikelerin eşiğine sürüklediğini, olası bir parçalanma ve bitmek bilmeyen yıpratıcı bir savaş riskini artırdığını, “kendi ayağına ateş ettiğini” savundu.
Yazıda, Güney Amerika’nın Vietnam, Afganistan, Rusya ya da Çin gibi ABD’den binlerce kilometre uzakta olmadığı; yalnızca yüzlerce kilometre mesafede bulunduğu ve kısa menzilli füzelerle ABD’yi hedef alabilecek konumda olduğu belirtildi. Çin, Kuzey Kore ve hatta İspanya’nın Güney Amerika’ya askerî destek vermeye hazır olabileceği de dile getirildi.
Atvan, Nicolas Maduro’nun, başlangıçta ABD’nin kuklası olup daha sonra Washington tarafından hedef alınan eski Panama diktatörü Manuel Noriega’ya benzemediğini; 440 milyon nüfusa sahip Güney Amerika halklarının Noriega’ya destek vermediğini, ancak Maduro’nun 28 milyonu aşkın Venezuela vatandaşının desteğini arkasına aldığını kaydetti.
Arap dünyasının tanınmış analisti yazısını şu ifadelerle tamamladı: Trump’ın Venezuela ve Orta Doğu’da ektiği küresel kaos, sonunda kendisi ve ülkesi için ters sonuçlar doğuracaktır. Bu durum, Gazze’nin laneti ve Afganistan, Venezuela, Irak ve Yemen’de dökülen kanların bedeli olabilir; zaman her şeyi gösterecektir.

