ABD’nin IŞİD’lileri Suriye’den Irak’a Taşıma Planına Sert Uyarı

Arap dünyasının önde gelen analizcilerinden Abdülbari Atvan, ABD’nin Suriye’deki IŞİD’li tutukluları Irak’a nakletmesini “son derece tehlikeli bir plan” olarak nitelendirerek bu adımın Irak’ın güvenliğini ciddi biçimde tehdit ettiğini belirtti.

Ra’y el-Yevm gazetesinin genel yayın yönetmeni ve Filistinli siyaset analisti Abdülbari Atvan, kaleme aldığı başyazıda ABD’nin Suriye’nin kuzeyindeki Haseke kentinde bulunan el-Hol Kampı’ndan yaklaşık 7 bin IŞİD’li tutukluyu, Irak’ta yargılanmaları bahanesiyle bu ülkeye sevk etmesini sert ifadelerle eleştirdi.

“Irak’ın Ortasına Atılmış Saatli Bomba”

Atvan, söz konusu adımı “Irak’ın içine atılmış son derece patlayıcı bir saatli bomba” olarak tanımlayarak, IŞİD’li tutukluların yükünün bilinçli şekilde Irak’ın omuzlarına bırakıldığını ve bu durumun ülkenin güvenlik ve istikrarını ciddi biçimde tehdit ettiğini vurguladı. Atvan’a göre, Irak uzun süredir istikrar arayışındayken, bu hamleyle yeni bir krizle karşı karşıya bırakılıyor.

ABD’nin Asıl Hedefi: IŞİD’i Yeniden İhraç Etmek

Filistinli analist, Irak Parlamentosu’nun kararıyla ülkedeki ABD üslerinin kapatılmasının ardından, Washington yönetiminin IŞİD’i yeniden Irak’a taşıyarak hem Suriye’deki yeni yönetimi hem de SDG (QSD) güçlerini IŞİD tehdidinden kurtarmaya çalıştığını ifade etti. Atvan, özellikle Ayn el-Esed Üssü’nün kapatılmasının ardından bu sürecin hız kazandığına dikkat çekti.

ABD’nin bu adımla, IŞİD’in Suriye’de yeniden güç kazanmasının sorumluluğunu Irak’a ihraç etmeyi amaçladığını belirten Atvan, Iraklı yetkililerin bu plana neden onay verdiğinin ise ciddi bir soru işareti olduğunu söyledi.

“IŞİD’lilerin Bedelini Irak Neden Ödüyor?”

Atvan, el-Hol Kampı’ndaki tutuklular arasında 3 binden fazla yabancı uyruklu IŞİD mensubu bulunduğunu hatırlatarak, bu kişilerin kendi ülkeleri tarafından kabul edilmediğini vurguladı. Buna rağmen Irak’ın gönüllü şekilde bu tutukluları kabul etmesinin ve ilk etapta 150 IŞİD’liyı ülkeye almasının dikkat çekici olduğunu ifade etti.

Analiste göre, söz konusu teröristlerin büyük bölümü ABD ve Batılı ülkeler tarafından eğitilmiş, silahlandırılmış ve Orta Doğu’ya gönderilmiş unsurlardan oluşuyor. Atvan, ABD’nin asıl hedefinin ise bölgeyi istikrarsızlaştırarak İsrail’in hâkimiyetini kolaylaştırmak ve ulusal yönetimleri zayıflatmak olduğunu savundu.

“Yargılama Samimiyse Guantanamo’ya Göndersinler”

Atvan, ABD gerçekten IŞİD’lileri yargılamak istiyorsa, bu kişileri neden kendi topraklarına ya da Guantanamo Hapishanesi’ne götürmediğini sordu. 11 Eylül saldırıları sonrası El Kaide mensuplarına uygulanan yöntemin bu kez tercih edilmemesinin manidar olduğunu belirtti.

Suriye’de ABD Projesi Çöküyor

Yazıda ayrıca ABD’nin Suriye’deki politikalarının bir başarısızlıktan diğerine sürüklendiği, ülkede güvenliği ve toprak bütünlüğünü tehdit eden silahlı kaosun derinleştiği ifade edildi. Buna karşılık Lübnan, Yemen ve Gazze’de direniş hareketlerinin güç kazandığına dikkat çekildi.

Atvan, ABD’nin Suriye’de yaşadığı başarısızlıkların faturasını Irak’a kesmeye çalıştığını belirterek, Washington’un bölgedeki krizleri başka ülkelere ihraç ettiğini dile getirdi.

“ABD, Kürtleri Bir Kez Daha Yalnız Bıraktı”

Makalenin son bölümünde Atvan, son çatışmaların ardından Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kaderine de değindi. ABD’nin Kürtleri bir kez daha yüzüstü bıraktığını belirten Atvan, Trump’ın temsilcisi Tom Barrack’ın SDG’ye açıkça “misyonunuz sona erdi” mesajı verdiğini aktardı.

“Irak Halkı Uyanık Olmalı”

Atvan, yazısını Irak halkına çağrıyla tamamlayarak, ABD’nin tuzaklarına yeniden düşülmemesi gerektiğini, Irak’ın bu “zehirli planlara” karşı son derece dikkatli olması gerektiğini vurguladı.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın