ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaşta sular durulmazken, Chicago Üniversitesi Uluslararası Güvenlik Uzmanı Prof. Dr. Robert A. Pape’den Washington’u bekleyen tehlikeye dair çarpıcı bir uyarı geldi. Küresel petrolün yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın bir savaş alanına döndüğünü belirten Pape, ABD Başkanı Donald Trump’ın “daha fazla güç eşittir zafer” yanılgısıyla hareket ettiğini ve ABD’nin tarihteki en tehlikeli senaryo olan “Tırmanış Tuzağı”na doğru sürüklendiğini savundu.
Orta Doğu’da şiddetlenen ve özellikle enerji hatlarını kilitleyen ABD-İran savaşının gidişatı, uluslararası güvenlik uzmanlarının en önemli gündem maddesi haline geldi. Chicago Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü ve Chicago Güvenlik ve Tehdit Projesi (CPOST) Kurucu Direktörü Robert A. Pape, sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı detaylı infografik ve analizle, savaşın mevcut durumunu ve küresel ekonomi üzerindeki yıkıcı etkilerini masaya yatırdı.
Pape’in analizinin merkezinde, savaşların doğasına dair kritik bir tespit olan “Tırmanış Tuzağı” (Escalation Trap) teorisi yer alıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşı tırmandırarak ve daha büyük bir askeri güç kullanarak zafere ulaşacağına inandığını belirten Profesör Pape, “Tarih bunun tam aksini söylüyor. Savaşı başlatan güçlü devlet, tırmanış merdivenini çıkmaya devam ettiğinde genellikle Tırmanış Tuzağı dediğimiz şeye düşer” uyarısında bulundu.
Savaşların en tehlikeli aşamasının başlangıç değil, “orta evre” olduğunu vurgulayan Pape, liderlerin bu evrede geri adım atmayı bir zayıflık belirtisi olarak gördüklerini ve bu nedenle çatışmayı durdurmak yerine sürekli daha da tırmandırmayı seçtiklerini ifade etti.
“Hürmüz’de Tüm Avantaj İran’da”
Profesör Pape’in bu çarpıcı analiziyle birlikte paylaştığı “Hürmüz Boğazı’nda Güvenliği Sağlama Planları” başlıklı askeri infografik, bölgedeki “çok katmanlı tehdidin” ve savaşın bilançosunun boyutlarını gözler önüne seriyor. Grafikte yer alan verilere göre, 1 Mart’tan bu yana boğaz ve çevresinde en az 11 petrol tankeri saldırıya uğradı. Küresel petrol ve doğalgaz tedarikinin yaklaşık yüzde 20’sinin sağlandığı bu dar su yolunda, üç kargo gemisinin füzelerle vurulduğu ve buna karşılık ABD güçlerinin 16 adet İran mayın döşeme gemisini imha ettiği belirtiliyor. Haritada, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na ait Bandar Abbas, Keşm, Larak, Ebu Musa ve Cask adalarındaki deniz üslerinin boğazı nasıl bir abluka altına aldığı net bir şekilde görülüyor.
“Ekonomiyi Onarılamaz Şekilde Yaralar”
İnfografikte ayrıca, ABD’nin bu ablukayı kırmak ve ticari gemilere eskortluk yapmak için hazırladığı stratejinin askeri detaylarına da yer veriliyor. ABD Donanması’nın, hava koruması eşliğinde Arleigh Burke sınıfı güdümlü füze muhripleriyle (USS Michael Murphy, USS Spruance, USS Frank E. Petersen Jr.) bölgede devriye gezeceği aktarılıyor. Ancak haritanın sağ alt köşesinde yer alan “Çok Katmanlı Tehdit” (Multi-layered threat) bölümü, ABD savaş gemilerini bekleyen asimetrik tehlikeleri özetliyor: Kamikaze İHA’lar, hızlı hücum botları, mini denizaltılar ve deniz mayınları. Prof. Dr. Pape’in analizi, ABD’nin bu çok katmanlı tehdit sarmalında “zafer” ararken, hem küresel ekonomiyi onarılmaz bir şekilde yaralayacağı hem de çıkışı olmayan bir savaşa kalıcı olarak saplanabileceği sorusunu uluslararası kamuoyunun gündemine taşıyor.
Karar
