İslam İnkılabı Rehberi’nin Danışmanı ve Yardımcısı Muhammed Muhbir Hürmüz Boğazı bizim topraklarımızın bir parçası olduğunu ve İran’ın jeopolitik ve askeri konumunun bu bölgede önemli avantaj sağladığını söyledi.
Muhammed Muhbir, ülkedeki birlik ve dayanışmanın korunmasının önemine dikkat çekerek, hükümetin özellikle Cumhurbaşkanı düzeyinde Devrim Lideri’nin çizdiği çerçeve doğrultusunda hareket ettiğini söyledi.
Muhbir, mevcut sorunların iç siyasi meseleye dönüştürülmemesi gerektiğini belirterek, yaşanan sıkıntıların büyük ölçüde dış kaynaklı olduğunu savundu.
Mehr haber ajansının haberine göre, açıklamasında savaşta hayatını kaybedenlere de değinen Muhbir, özellikle Minab’daki olaylara işaret ederek, “Şehitlerin bedeli telafi edilemez” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte savaşın sona ermesi, bölgesel meselelerin çözümü, tazminatlar, Hürmüz Boğazı üzerindeki yönetim ve yaptırımların kaldırılması gibi konuların halk açısından göz ardı edilemeyeceğini söyledi.
Muhbir ayrıca İran’da halk, yönetim ve dini liderlik arasında güçlü bir birlik bulunduğunu belirterek, bunun devrimin gerçekleşmesinde ve ülkenin bugüne kadar yönetilmesinde temel unsur olduğunu savundu.
İran’ın savaşta kesin bir üstünlük sağladığını öne süren Muhbir, nihai sonucun da zafer olacağını ifade ederek, “Ancak zafer araçlarımızı zayıflatmamalıyız. Bu araçların başında halkın sahadaki varlığı ve ulusal birlik geliyor” dedi.
ABD ile ilişkiler konusuna da değinen Muhbir, iki ülke arasında “temel ve yapısal bir karşıtlık” bulunduğunu savundu. İran’ın ancak yeterli güç seviyesine ulaştığında Washington’un Tahran karşısında etkili olamayacağını anlayacağını söyleyen Muhbir, sorunların çözümünün güç ve caydırıcılıktan geçtiğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı konusunda ise Muhbir, “Hürmüz Boğazı bizim topraklarımızın bir parçasıdır” değerlendirmesinde bulunarak, İran’ın jeopolitik ve askeri konumunun bu bölgede önemli avantaj sağladığını söyledi. Avrupa ülkelerinin de bu meseleyle ilgili sürekli temas kurduğunu ileri sürdü.
