Blinken: Trump’ın İran Savaşından Kaçacak Hiçbir Çıkış Yolu Yok

Eski ABD Dışişleri Bakanı, Amerikan ordusunun İran karşısında stratejik bir yenilgiye doğru ilerlediğini söyledi.

Eski ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, ABD Başkanı Donald Trump’ın, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı sebepsiz ve saldırgan savaşta kendi eliyle yarattığı köşeye sıkıştığını ve çaresizce bir çıkış yolu aradığını ancak bunu bulamadığını söyledi.

Blinken, Perşembe günü Kentucky eyaletinin Demokrat Valisi Andy Beshear ile yaptığı mülakatta şu ifadeleri kullandı:

“Trump, kendini içine soktuğu bu köşeden çıkmak istiyor. Bir kaçış yolu arıyor ama bulamıyor.”

Blinken sözlerine şöyle devam etti:

“Trump, bu savaştan önce var olmayan tamamen yeni bir gerçeklik yarattığı gerçeğini kabul edemiyor; ve o gerçeklik de Hürmüz Boğazı’dır.”

Bu savaşı Birleşik Devletler açısından stratejik bir başarısızlık olarak nitelendiren Blinken, şunları kaydetti:

“Trump yönetiminin dış politika hatalarının yanı sıra, ABD ordusu stratejik olarak savaşı kaybediyor. Şu anda Başkan’ın içinden çıkamadığı bir köşeye sıkıştığı bir durumdayız. Bazıları buna ‘gerilimi tırmandırma tuzağı’ adını verdi.”

“Hürmüz Boğazı’nı Kara Harekâtı Olmadan Açmak Çok Zor”

Blinken, Basra Körfezi’ndeki mevcut krizin doğrudan Trump’ın İran nükleer anlaşmasından (KOEP) çekilme kararından kaynaklandığını vurguladı. Anlaşmadan çekilmeyi “felaket” olarak nitelendiren Blinken, ister Cumhuriyetçi ister Demokrat olsun, önceki ABD yönetimlerinin İran’ı bu hayati su yolunu kapatmaya sevk edebilecek adımlardan özenle kaçındığına dikkat çekti.

Önceki ABD yönetimlerinin İran karşısında “temkinli” hareket ettiğini savunan Blinken, şunları ekledi:

“İran’ın yapabileceği şeylerden birinin Hürmüz Boğazı’nı kapatmak olduğunu biliyorduk. 90 milyon nüfuslu bir ülke olan İran’a bir tür kara harekâtı düzenlemeden o boğazı yeniden trafiğe açmanın bizim için son derece zor olacağının farkındaydık.”

Blinken, Trump’ın bölge genelinde konuşlandırılmış Amerikan güçlerinin karşı karşıya olduğu hedefleri ve riskleri doğru bir şekilde değerlendiremediğini argümente etti.

Blinken şunları söyledi:

“Gerek Suudi Arabistan’da, gerek Birleşik Arap Emirlikleri’nde, gerek Katar’da gerekse Irak’ta riske giren birliklerimiz vardı. Peki ne gördük? Boğaz’ı kapattılar ve askerlerimizi öldürdüler. Dolayısıyla bu kararın boyutları hesaplanmamıştı; ayrıca şu anda bu durumdan sıyrılmak son derece ama son derece zor.”

Trump yönetiminin şu an karşı karşıya olduğu iki ana kısıtlamayı ABD ekonomisine zarar veren enerji fiyatlarındaki sıçrama ve askeri mühimmat eksikliği olarak sıraladı.

“Deneyimli Müzakerecilerden Yoksunuz”

Blinken, mevcut felaketin kökeni olarak nükleer anlaşmadan çekilmeye tekrar değinerek:

“Trump o dönemde bu anlaşmayı sevmediğini söyledi. Anlaşmayı yırttı atı ve yerine hiçbir şey koymadı” dedi.

Blinken, Biden yönetiminin “bu enkazı Başkan Trump’tan devraldığını ve bunun Trump’ın ikinci başkanlık döneminde kendi ayağına dolandığını” ifade etti. Bu kararın Birleşik Devletler’i yalnızlaştırdığını belirten Blinken:

“Ülkenin büyük bir kısmının buna karşı çıkması ve bizim tek başımıza kalmamızın kanıtladığı gibi, bu korkunç bir karardı. Müttefiklerimiz ve ortaklarımız olmadan kalakaldık” değerlendirmesinde bulundu.

Deneyimli müzakerecilerin eksikliğini de sert bir dille eleştiren Blinken; Steve Witkoff, Jared Kushner ve JD Vance’ten oluşan mevcut ekiple dalga geçerek şunları söyledi:

“Görünen o ki deneyimli müzakerecilerden de yoksunuz… Gönderilen ekip bir damat, bir gayrimenkul geliştiricisi ve bu tür işlerde hiçbir gerçek geçmişi olmayan bir başkan yardımcısından oluşuyor.”

Blinken, ihtiyaç duyulan şeyin “İran’ı tanıyan, nükleer meseleleri bilen ve bir anlaşmaya varmak için ihtiyacımız olan tüm detaylara hakim gerçek uzmanlar” olduğunu savundu. Blinken sözlerini şöyle tamamladı:

“Bence bu uzmanlık eksikliği, hayati bir kusurdur.”

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın