Guterres: İran’la Savaş, Süper Güçlerin Gücünün Sınırlarını Gösterdi

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, İran ve Ukrayna’daki savaşa atıfta bulunarak son gelişmelerin; büyük güçlerin artık her koşulda kendi iradelerini ve güçlerini diğer ülkelere dayatamayacaklarını ve kendi güçlerinin sınırlarını kabul etmek zorunda olduklarını gösterdiğini söyledi.

António Guterres, Birleşmiş Milletler’in başındaki 10 yıllık görev süresinin sonuna yaklaşırken Financial Times‘a verdiği mülakatta, dünyanın değiştiğini ve ABD hegemonyasındaki gerilemenin, yeni güçlerin ortaya çıkışının ve süper güçlerin kesin bir zafer elde edemediği savaş tecrübelerinin, dünyanın çok kutuplu bir düzene doğru ilerlediğinin işareti olduğunu söyledi.

BM Genel Sekreteri, “Süper güçlerin kendi güçlerinin sınırlarını anlama zamanı gelmiştir” dedi.

Guterres sözlerini şöyle sürdürdü: “Son dönemde yaşananlara bakarsanız, süper güçlerin iradelerini, güçlerini veya askeri varlıklarını birden fazla durumda dayatma kapasitelerinin ciddi şekilde sınırlandığını görürsünüz.”

Guterres: İran ve Ukrayna’ya Bakın

Guterres mülakatın bir bölümünde Ukrayna’daki savaşa ve İran’a karşı yürütülen savaşa değindi. Uzayıp giden Ukrayna savaşı hakkında, “Rusya ile Ukrayna arasında yaşananlara bakın” ifadelerini kullandı.

BM Genel Sekreteri ardından İran ile ilgili olarak, “ABD ile İran arasında yaşananlara bakın” dedi.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşına işaret eden Guterres; ABD’nin, Tahran’ın şubat ayındaki saldırının ardından teslim olacağını umduğunu, ancak altı ay sonra İran yönetiminin direnmeye devam ettiğini ve dünyada enerji naklinin en önemli su yolu olan Hürmüz Boğazı’nı kapattığını ekledi.

Guterres, “Süper güçler koşulların değiştiğini, farklı ülkelerin ağırlığının ve konumunun başkalaştığını anlamalıdır” vurgusunu yaptı.

Guterres bu gelişmeleri, dünyanın Soğuk Savaş sonrası ABD liderliğindeki düzenden çok kutuplu bir sisteme geçişinin bir parçası olarak değerlendirdi.

Guterres’ten Trump’ın “Barış Heyeti” Planına Tepki

Guterres ayrıca Donald Trump tarafından desteklenen “Barış Heyeti” fikrinin BM Güvenlik Konseyi ile rekabet etmesi düşüncesini reddetti.

Geçen yıl bir dizi dünya liderinin katılımıyla kurulan bu heyet, başlangıçta İsrail ile Hamas arasında bir anlaşmaya varılması amacıyla faaliyetlerine başlamıştı.

Guterres bu heyetin Gazze’deki performansına atıfta bulunarak, “Gazze’de yaşananlara, atılan adımlara ve katledilen mesafeye bakarsanız, dürüst olmak gerekirse endişelenmesi gereken BM değildir; başkaları yaptıkları şeyler konusunda endişelenmelidir” dedi.

Güvenlik Konseyi Fiilen Felç Olmuş Durumda

Bununla birlikte Guterres, BM’nin küresel krizlerdeki arabuluculuk rolünün kendi görev süresi boyunca zayıfladığını itiraf etti.

BM’nin Ukrayna, Gazze ve İran savaşlarındaki arabuluculuğunun zorlaştığını belirten Guterres, veto hakkına sahip iki üye olan ABD ve Rusya’nın kendi hedeflerini izlerken konseyin karar almasını engellemeleri nedeniyle Güvenlik Konseyi’nin de fiilen “felç” olduğunu söyledi.

Guterres’e göre BM, Sudan’daki iç savaşta da saf dışı bırakılmış ve dış aktörler Güvenlik Konseyi’ndeki kilitlenmeyi kötüye kullanarak bu çatışmaya müdahale etmiştir.

Guterres, “Artık bir cezasızlık hissi yaygınlaşıyor” dedi.

Guterres, ülkelere nasıl davranmaları gerektiğini, aksi takdirde yaptırımlarla karşılaşacaklarını söyleyebilecek bir Güvenlik Konseyi bulunmadığı için BM’nin baskı gücünün son derece azaldığını ekledi.

Yine de krizlerdeki arabuluculuk rolünün azalmasına yönelik eleştirileri reddeden Guterres, yaklaşık 60 yıldır bölünmüş durumda olan Kıbrıs’a yaptığı son ziyarete dikkat çekti.

Guterres, “Bugün arabuluculuk yapmak çok zor ve sonuçları sınırlı, ancak biz pes etmiyoruz” dedi.

Mülakatın bir bölümünde Guterres, İsrail’in BM’nin yapısal olarak bu rejime karşı tutum aldığı yönündeki suçlamasını reddetti.

Guterres, “Tarihin doğru tarafında yer aldığımızı ve iki halkın bir arada barış içinde yaşaması için ne gerekiyorsa onu savunduğumuzu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Trump ile Görüş Ayrılığı ve BM’nin Finansal Krizi

Guterres devamında ABD ve Trump hükümeti ile olan zorlu ilişkisine değinerek, ABD Başkanı’nın BM’nin performansından ve çok taraflı yaklaşımından duyduğu memnuniyetsizliği defaatle gösterdiğini söyledi.

Trump hükümeti; Dünya Sağlık Örgütü’ne ve BM’nin diğer bazı kurumlarına olan desteğini durdurmuş, bu kuruluşun onlarca programının finansmanını kesmiştir.

BM açıklamalarına göre ABD’nin, BM genel bütçesine 2 milyar dolardan fazla, barışı koruma operasyonlarına ise yaklaşık 3 milyar dolar vadesi geçmiş borcu bulunmaktadır; her ne kadar Washington BM bütçesi için 725 milyon dolar serbest bırakmayı planladığını açıklasa da.

Guterres, bu finansal baskıların bütçede keskin bir düşüşe ve BM’de binlerce istihdam kaybına yol açtığını söyledi, ancak kurumun kaynaklardaki azalmaya rağmen çökmediğini vurguladı.

2026 bütçesinde BM kadrolarının %22 oranında azaltıldığını belirtti.

Çok Kutuplu Dünyada Çatışma Riski Uyarısı

Guterres ayrıca, Hindistan ve zengin Körfez ülkeleri de dahil olmak üzere “orta ölçekli güçler” olarak adlandırılan ülkelerin gücünün artmasını olumlu bir süreç olarak değerlendirdi, ancak çok kutuplu bir dünyaya geçişin dikkatle yönetilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

Gümrük ve küresel kurumların güç dengesindeki değişime uyum sağlayamaması halinde dünyanın çok kutuplu hale gelmesinin daha fazla rekabete ve nihayetinde çatışmaya yol açabileceğini söyledi.

Guterres örnek olarak Birinci Dünya Savaşı öncesindeki Avrupa’yı göstererek, o dönemde de Avrupa’nın çok kutuplu olduğunu ancak bu durumu yönetecek çok taraflı kurumların bulunmamasının nihayetinde I. Dünya Savaşı’na yol açtığını ifade etti.

Güvenlik Konseyi yapısında reform yapılması çağrısında bulunan Guterres, veto hakkına sahip beş ülkeden üçünün Avrupa’dan olmasının artık sürdürülebilir olmadığını belirtti.

Guterres, Güvenlik Konseyi yapısının günümüz dünyasındaki güçlerin gerçek ağırlığıyla uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Bu konseyde reform yapmanın zorluğuna ilişkin soruya ise “Güç asla devredilmez; onu elde etmek gerekir” yanıtını verdi.

“BM Genel Sekreteri’nin Gücü Yoktur; Sesi Vardır”

Guterres son olarak BM Genel Sekreteri olarak yetkilerinin sınırlarına değinerek şunları söyledi: “Genel Sekreter’in gücü yoktur; Genel Sekreter’in sesi ve ülkeleri bir araya getirme kabiliyeti vardır. Güç başka bir şeydir ve biz buna sahip değiliz. Ancak bu ses kısılmayacaktır.”

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın