Pezeşkiyan: Mütecavizler Tam Bir Pişmanlık Duyana Kadar Direnişi Sürdüreceğiz

İran Cumhurbaşkanı, terörist ABD hükümetinin başkanı Donald Trump’ın mesnetsiz açıklamalarına yanıt olarak, “İran İslam Cumhuriyeti, mütecavizler tam bir pişmanlık duyana kadar direnişi güçlü bir şekilde sürdürecek ve büyük İran milletinin haklarının koruyucusu olacaktır” diye yazdı.

İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan, Salı günü ABD Başkanı’nın mesnetsiz açıklamalarına yanıt olarak X sosyal medya platformunda yayımladığı mesajda şunları kaydetti: “İran İslam Cumhuriyeti savaşa her zaman karşı çıkmış, halkın çıkarlarını ve bölge güvenliğini korumanın yolunun gerilimi tırmandırmaktan kaçınmaktan geçtiğine inanmıştır. Ancak bugüne kadar tecavüze karşı cesurca savunmaya kalkıştığı gibi, bu direnişi de mütecavizler tam bir pişmanlık duyana kadar güçlü bir şekilde sürdürecek ve büyük İran milletinin haklarının koruyucusu olacaktır.”

Enerji Tüketim Yönetiminde Herkes Elini Taşın Altına Koymalı

Ayrıca Cumhurbaşkanı’nın katılımıyla Salı günü düzenlenen uzmanlık toplantısında, başkentte tüketimin optimize edilmesi için uygulama çözümleri sunmak ve enerji arzı ile tüketimi durumunu incelemek amacıyla “Başkent Tahran’da Bütünleşik Enerji Taşıyıcıları Yönetimi Stratejik-Uygulama Belgesi” ele alındı.

Bu belgede bütünleşik bir yaklaşımla, başta benzin olmak üzere elektrik, su, gaz ve ulaşım yakıtları gibi temel enerji taşıyıcılarının başkent Tahran’daki tüketim ve yönetim durumu analiz edildi; enerji verimliliğini artırmak, tüketim yoğunluğunu azaltmak ve talebi yönetmek amacıyla bir dizi uygulama programı, plan ve proje sunuldu. Toplantıda; santrallerin verimliliğinin artırılması ve ıslahı, kazan daireleri ve ısıtma tesisatlarının optimizasyonu, ulaşım altyapısının yenilenmesi ve iyileştirilmesi, araç filosunun elektrikli hale getirilmesi, elektrikli motosikletlerin yaygınlaştırılması, otobüs ve taksilerin elektrikli hale getirilip yenilenmesi, raylı ulaşımın geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, şehir içi mal dağıtım ve taşıma merkezlerinin düzenlenip birleştirilmesinin yanı sıra kültürel ve eğitici projeler ile düzenleyici tedbirler ve kurallar ayrı ayrı incelenip değerlendirildi.

Cumhurbaşkanı bu toplantıda, Tahran Belediye Başkanı Alireza Zakani’nin ve şehir yönetim ekibinin bu belgeyi hazırlamadaki çaba ve girişimlerini takdir ederek, hükümetin öngörülen programların uygulanmasını desteklemeye hazır olduğunu vurguladı ve şöyle dedi: “Belediyede sorunların çözümü için oluşan azim ve irade, Allah’a ve halka hizmet yolundadır; hepimizin amacı da budur. Bu nedenle bu yolu hızlı ve kararlı bir şekilde sürdürmeliyiz.”

Stratejik belgenin operasyonel bir programa ve uygulanabilir projelere dönüştürülmesinin gerekliliğini vurgulayan Pezeşkiyan, şu ifadeleri kullandı: “Bu belgede öngörülen plan ve projelerin bir kısmı, açık bir görev dağılımı ve kurumsal sorumluluk bilinciyle takip edilmek üzere ilgili yürütme organlarına ve bakanlıklara net bir görev ve misyon olarak tebliğ edilecektir.”

Pezeşkiyan, halkın katılımı kapasitesini kullanmayı enerji tüketimini optimizasyon projelerinin finansmanı ve hızlandırılması için temel çözümlerden biri olarak değerlendirdi ve bu alanda halkın ve özel sektörün sermayesini çekmeye yönelik mekanizmaların tasarlanması gerektiğini vurguladı.

Enerji alanındaki mevcut şartlara değinen Cumhurbaşkanı, şunları söyledi: “Mevcut koşullarda tasarrufu ve tüketim yönetimini mümkün olduğunca ciddiye almalıyız. Düşük maliyetli adımlar ve tüketim kalıbının düzeltilmesiyle, enerji şebekeleri üzerindeki mevcut baskının önemli bir kısmı yönetilebilir.”

Kış mevsimindeki yoğun tüketim dönemini güvenle atlatmak amacıyla öngörülen programların hızla uygulanması gerektiğini vurgulayan Pezeşkiyan, “Bu belgeyi uygulayarak kışı sorunsuz ve enerji altyapısına en az baskıyı uygulayarak geride bırakmaya çalışmalıyız” diye ekledi.

Toplantının başka bir bölümünde Tahran Belediyesi’nden “Arabasız Gün” planının uygulanması için toplu taşıma altyapısını hazırlamasını isteyen Pezeşkiyan, şunları kaydetti: “Daire ve kamu kurumu çalışanlarının ulaşım kalıbını, servis hizmetlerinin toplu ve organize bir şekilde yapılacağı bir yapıya kavuşturabilirsek, yakıt ve enerji tüketiminde sağlanacak önemli tasarrufun yanı sıra trafik ve hava kirliliğinde de azalmaya tanıklık ederiz.”

Cumhurbaşkanı, kamu toplu taşıma hizmetlerinin çalışanların yoğun geçiş saatlerine göre zamanlanması ve ayarlanması gerektiğini vurguladı; şehir yönetimi politikaları çerçevesinde akıllı ve çevrim içi ulaşım platformlarının geliştirilmesi ve faaliyeti için gerekli kolaylıkların ve düzenlemelerin öngörülmesini talep etti.

Ayrıca ulaşım filosunda doğal gaz kullanımının yaygınlaştırılması da dâhil olmak üzere alternatif ve az kirletici yakıtların kullanılmasını ve filonun yenilenmesinin hızlandırılmasını, benzin tüketimini azaltmak ve ulaşım sektöründeki enerji talebini yönetmek için değerlendirilebilir diğer çözümler olarak nitelendirdi.

Pezeşkiyan, enerji tüketim kalıbını düzenlemek ve düzeltmek için mahalle ve cami eksenli yaklaşımlar çerçevesinde sosyal kapasitelerin kullanılması gerektiğine dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı: “Enerji tüketim yönetimi sadece teknik ve idari bir konu değildir; başarısı için halkın, sosyal kurumların ve yerel yapıların kapasitesinden yararlanılmalıdır.”

Dini Kavramları Aktarırken Sergilediğimiz Davranışlar Çekici Olmalıdır

Pezeşkiyan ayrıca Salı günü, Şii dünyasındaki en büyük kadın dini ilimler havzası olan Camiat’ul Zehra İlim Havzası’nın yönetici ve yardımcılarıyla gerçekleştirdiği toplantıda; bu kurumun performansı, programları, girişimleri ve kapasiteleri hakkında bilgi alarak kadın ilim havzalarının kültürel, eğitici ve sosyal alanlardaki kapasitelerinden hedef odaklı şekilde yararlanılması gerektiğini vurguladı.

Günümüz dünyasındaki hızlı değişimlere, sosyal, kültürel ve iletişimsel değişkenlerin ve yönelimlerin sürekli farklılaşmasına değinen Cumhurbaşkanı; örnek ve etkili bireyler yetiştirmenin kapsayıcı, geleceği gören ve zamanın gereksinimlerine uygun bir bakış açısı gerektirdiğini belirtti.

Kadın ilim havzalarının iffet ve türban kültürünün yaygınlaştırılmasında, toplumun ahlaki ve dini temellerinin güçlendirilmesindeki geniş kapasitesine işaret eden Cumhurbaşkanı, şöyle konuştu: “Toplumdaki mevcut aksaklıkları ve yetersizlikleri incelerken kendi payımızı ve sorumluluğumuzu da göz önünde bulundurmalıyız. Çünkü cami, okul ve üniversite bizim elimizdeydi; ancak dini kavram ve öğretileri doğru ve etkili bir şekilde aktarmak için bu kapasitelerden yeterince yararlanamadık.”

Pezeşkiyan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün toplumda gördüğümüz şeyler, büyük ölçüde bizim eğitim sistemimizin bir çıktısıdır. Belli dönemlerde çocukluk ve gençlik yıllarından itibaren planlama yapma ve eğitime müdahale etme imkânı vardı ancak bu kapasite gerektiği kadar kullanılmadı. Şimdi ise düzeltilmesi kolay olmayan, sürekli ve uzun vadeli planlama gerektiren sonuçlarla karşı karşıyayız.”

Genç nesille ilişkilerde engelleyici yaklaşımlardan, sert tutumlardan ve keyfi davranışlardan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, şunları kaydetti: “Kavga ve baskıyla inanç ile itikadın yeni nesle aktarılamayacağı sorusunu ciddiye almalıyız. Temel mesele, yönlendirme, ikna ve bilinçli kabul zeminini sağlamak için genç nesille nasıl iletişim kurmamız gerektiğidir; bu konu tartışma, diyalog ve yeni yaklaşımların tasarlanmasını gerektirir.”

Hükümetin eğitim ve öğretim konusundaki yaklaşımına da değinen Cumhurbaşkanı, “Bu hükümette yönetim zamanının, enerjisinin ve kapasitesinin önemli bir kısmı eğitim konusuna ayrılmıştır. Okul yapmak sadece bir vesile ve sürecin bir parçasıdır; asıl amaç, eğitim ve öğretim yöntemlerinde bir dönüşüm ve değişim yaratmaktır” dedi.

Okulların donatılması ve eğitim ortamlarının kalitesinin artırılması gerektiğine dikkati çeken Pezeşkiyan, şunları ekledi: “Eğitim sistemi öyle olmalıdır ki çocuklarımız bilgi edinmenin yanı sıra takım çalışması becerisini, problem çözmeyi, dinamik düşünmeyi ve meseleleri analiz etme yeteneğini de öğrensinler.”

Cumhurbaşkanı son olarak şu ifadeleri kullandı: “Sadece konuşacağımızı, talimat vereceğimizi ve yeni neslin sorgulamadan, ikna olmadan bize boyun eğeceğini sanmak artık mümkün değildir. Ne yazık ki dini öğretilerde muazzam bir eğitici kapasite bulunmasına rağmen, bazen davranışlarımız çekicilik yaratmak yerine iticilik yaratmıştır ve bu konuda ciddi bir özen gösterilmelidir.” Cumhurbaşkanı, Camiat’ul Zehra’nın ve ilim havzalarının rol üstlenebileceği önemli alanlardan birinin eğitim ve öğretim sistemindeki dönüşüme katılım sağlamak olduğunu belirterek şunları söyledi: “Öğretmenlerin eğitiminde dönüşüm sağlanması, öğretim yöntemleri ve öğrencilerle iletişim kurma biçimleri açısından yetkinliklerinin artırılması da hükümetin gündemindedir. Bazı öğretmenlerin yeni eğitimlere ihtiyacı olduğuna inanıyoruz ve kadın ilim havzaları bu alanda etkili ve yapıcı bir rol oynayabilir.”

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın