“Allah’ım, gaziler veya sınır bekçilerinin evlerinde onların yerini dolduran, onların geride bıraktıklarının bakımını üstlenen, malının bir kısmıyla onlara yardım eden, onlar için herhangi bir savaş malzemesi temin eden, onları cihada teşvik eden, onlara dua eden, arkalarında saygınlıklarına riayet eden Müslümanları da onlara verdiğin ölçüde, onlara verdiğinin misliyle ödüllendir; ahirette kendileri için hazırladığın lütf u kereminden başka bu dünyada da yaptıklarının faydasını görüp sevinmeleri için peşin bir karşılık ver onlara.” (İmam Zeynel Abidin -as.-)
İslam Coğrafyasında Siyonemperyal güçlerce çıkarılan savaşlar ve yapılan katliamlar, geride yetim çocuklar, eşsiz, evlatsız masum insanlar bırakmıştır.
Gün, İmam Zeynel Abidin’in duasına nail olmak gayesiyle Siyonemperyal güçlere karşı direniş gösteren Gazze, Lübnan, Yemen ve İran’ın yanında yer alma günüdür.
Yardımlarınızı TAYDER’le ulaştırabilirsiniz.
Aşağıdaki telefonlar aracılığı ile yardımlarınızı ulaştırabilirsiniz:
Hamza Gök: +90 533 383 30 19
RASTHABER: +90 537 051 80 57

♥️ MALCOLM-XX ♥️
HAÇLI ABD VE SİYONİST İSRAİL’LE BİRLİKTE, ONURLU ÖZ MUHAMMEDİ (ŞEREFLİ EHLİBEYT’Çİ) DİRENİŞÇİ İSLAM’I YOK ETMEK VE AMANSIZ İSLAM DÜŞMANI OLAN AZGIN İSRAİL’İ BÖLGEDE RAHATLATMAK VE İSLAM ÜLKELERİNE SALDIRMASININ ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL OLAN ÖZ ONURLU DİRENİŞÇİ İSLAM ENGELİNİ ORTADAN KALDIRMAK İÇİN ABD VE İSRAİL’LE İSLAMA İHANET İŞBİRLİĞİNE GİREN BU ALÇAK ORTADOĞU’NUN GAYRİ İSLAMİ YEZİT’Çİ PİYON LİDERLERİ MAALLESEF KENDİ MAZLUM MÜSLÜMAN HALKLARINI, GÖZLERİNİ DAHİ KIRPMADAN İSLAMİ BİRLİK VE KARDEŞLİK İLKESİNE İHANET ETMELERİ İÇİN ABD VE İSRAİL’İN KİRLİ İŞGALCİ VE SÖMÜRGE EMELLERİNİN EMRİNDE, İSLAM İÇİ SAVAŞA EVET GÖZ GÖRE GÖRE SÜRÜKLEMEKTEDİRLER MAALESEF ; PEKİ BU YERYÜZÜNÜN ŞEREFLİ MÜSLÜMANLARI BU ŞEREFSİZCE SATIŞLARA GELİP DE, MÜSLÜMANLARI ABD VE İSRAİL LEHİNE BU ABD YEZİT’ÇİSİ OLAN ÜLKE LİDER MÜSVEDDELERİNİN, BU MÜSLÜMANI MÜSLÜMANA KIRDIRMA İHANETİNE ALET OLUP DA HEP BİRLİKTE APTALCA BİRBİRLERİNİ KIRIP, TÜKETİP DE İSRAİL’İN BÖLGEDEKİ YERİNİ GENİŞLETMEK ÜZERE, CEHENNEME HEP BİRLİKTE TEZ ELDEN GİTMEYİ KABULLENECEKLER Mİ ACABA ?!
İŞTE ÖNEMLİ HABERİMİZ :
(Aydınlık Gazetesi)
Mekke’de oklar batıya değil kuzeye çevrildi :
Suudilerin İran’a karşı ittifak projesi
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan anlaşma iç kamuoyuna ‘İsrail karşıtı blok’ olarak sunulsa da uluslararası analizler ve İsrail basını paktın asıl hedefinin İran ve Direniş Ekseni olduğunu vurguluyor. Analizlerde Riyad’ın, kalkanını Tahran’a karşı kurduğu fikri öne çıkıyor.
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan “Mekke Anlaşması” ülkemizde İsrail karşıtı bir savunma bloku olarak sunuluyor. İran’ı, Filistin’i, Lübnan Hizbullahı’nı, Yemenli Ensarullah Hareketi’ni, yani İsrail-ABD ile savaşan güçleri dışarıda bırakan bu mutabakatın nasıl İsrail aleyhine olduğu ise tartışma konusu.
Nitekim İsrail basınında anlaşmanın imzalanmasının ardından yapılan değerlendirmelerde, “Sünni İttifakı” olarak adlandırılan yapının İran ve İran’la bağlantılı güçlere karşı “bölgesel bir denge” oluşturabileceği yönünde yorumlar yer alıyor.
Diğer yandan İsrail’de Mekke’de oluşturulan savunma blokunun uzun vadede riskler barındırabileceği yönünde değerlendirmeler de yapılıyor. Ancak bunların önemli bir bölümünü, İsrail’in ekim ayında yapılacak seçimler öncesindeki siyasi rekabetten bağımsız değerlendirmek yanlış olur. Mekke Anlaşması’nın İsrail’e yönelik bir tehdit olarak sunulması, Binyamin Netanyahu, Gadi Eisenkot ve Naftali Bennett gibi siyonist siyasetçilerin yarışacağı seçim ortamında tehdit algısının canlı tutulmasına da hizmet ediyor.
Pakistan’ı Şii İran’ın bölgesel etkisine karşı bir denge unsuru olarak gördüğünü yazmıştı.
Bu açıdan Mekke Anlaşması’nın ortaya çıkışını İsrail karşıtı bir ittifak olarak okumak güç görünüyor. Anlaşmanın üç üyesinden Suudi Arabistan’ın doğrudan Direniş Ekseni ile savaşması, Pakistan’ın uzun süredir Riyad’ın güvenlik ortağı olması ve Türkiye’nin de Suudilerin güvenlik endişeleriyle şekillenen bu mimariye katılması, ortaya çıkan yapının öncelikle İran kaynaklı tehditlere karşı şekillendiği değerlendirmesini kuvvetlendiriyor.
‘GÜVENLİK İÇİN POLİTİKALARINIZI DÜZELTİN’
İranlı yetkililerin Mekke Anlaşması’na ilişkin değerlendirmeleri genel olarak ılımlıydı. İslam ülkelerinin bir araya gelmesinin olumlu görüldüğü bu açıklamalar arasında sert tepkiler de bulunuyordu. Bunların başında ise yeni İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai vardı:
“Suudiler, Türkiye ve Pakistan ile yapılan kağıt üzerindeki bir anlaşmanın kendilerine güvenlik getirmeyeceğini bilmelidir. Tıpkı yıllarca Amerikalılara tek taraflı kaynak aktarmanın güvenlik getirmediği gibi. Başkalarından güvenlik dilenmek zorunda kalmamak için politikalarınızı düzeltin.”
Tehran Times anlaşmayı Riyad’ın “stratejik paniği” olarak yorumlarken, Press TV ittifakın ortaya çıkmasının temel nedeni olarak ABD’nin Körfez’i koruyamaması ve bölgesel ülkelerin yeni güvenlik arayışına girmesini gösterdi.