Ensarullah: Türkiye ve Pakistan Yemen Halkına Yapılan Zulme Ortak Olmasın

Ensarullah Hareketi’nin önde gelen yetkililerinden Nasruddin Amir, Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin Suudi vekillerine karşı kazandığı şaşırtıcı zaferin tesadüfi olmadığını belirtti. Amir; Türkiye ve Pakistan’ın Suudi Arabistan’ın saldırılarına katılma ihtimaline ilişkin ise bu ülkelerin Yemen halkına yönelik zulme ortak olmalarının kendi çıkarlarına hizmet etmeyeceğini ifade etti.

Ensarullah yetkililerinden Nasruddin Amir, Şebeke-yi Haber kanalının “Be Vakt-i İran” (İran Saatiyle) programına katılarak Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin Suudi destekli unsurlara karşı bu kadar hızlı nasıl zafer kazandığına dair soruları yanıtladı.

“Zafer Tesadüfi Değil, Kapsamlı Hazırlığın Sonucudur”

Nasruddin Amir, elde edilen bu büyük zaferin tesadüfi veya geçici olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Bu zafer kesinlikle tesadüfi değildir; aksine Cenab-ı Hakk’ın ‘Onlara karşı gücünüz yettiğince kuvvet hazırlayın…’ (Enfâl Suresi, 60. Âyet) buyruğuna bağlılığın ve geniş çaplı bir hazırlığın sonucudur. Biz bu senaryoya ve tüm muhtemel senaryolara önceden hazırlıklıydık. Suudi düşmanı şehirlerimize saldırmak üzere güçlerini seferber etmişti; bu nedenle Yemen Silahlı Kuvvetleri bu tehlikeyi bertaraf etmek zorundaydı.”

Zaferin kolay elde edilmediğini, donanımlı 7 düşman tugayına karşı çetin bir mücadele yürütüldüğünü belirten Amir; Ensarullah Lideri Seyyid Abdülmelik el-Husi’nin doğrudan takibi, güçlü saha denetimi ve manevi hazırlık sayesinde Suudi cephesine beklenenin çok üzerinde kayıplar verdirildiğini, çok sayıda ölü ve esir alındığını aktardı.

“Amacımız Yemen Üzerindeki Ablakayı Tamamen Kaldırmaktır”

Amir, mevcut aşamadaki temel hedeflerinin Yemen halkına uygulanan ablukayı kırmak ve Suudi Arabistan’ın ülkedeki işgaline son vermek olduğunu vurguladı. Suudi Arabistan’ın Yenbu üzerindeki petrol ihracat hatlarına vurulan darbelere değinen Ensarullah yetkilisi, “Ablakaya karşı ablaka” denklemini kararlılıkla sürdüreceklerini ve Suudi rejimini ablukayı kaldırmaya zorlayana kadar baskıyı artıracaklarını ifade etti.

Suudi Arabistan ile mesajlaşmaların ve müzakerelerin bir değeri olmadığını belirten Amir: “Ablaka kalkmadığı ve zulüm son bulmadığı sürece mesajlaşmanın hiçbir anlamı yoktur. ABD ve İsrail’in kölesi olan Suudi rejimine güvenimiz yoktur” dedi.

Suudi Arabistan’ın Gerilimi Tırmandırmasına Yanıt

Suudi Arabistan’ın Sana gibi şehirleri bombalama ihtimali ve Ensarullah’ın Riyad’ı hedef alma kapasitesi hakkındaki soruya Amir şu yanıtı verdi:

“Seyyid Abdülmelik’in en başından ilan ettiği gibi; düşmanın her türlü gerilim tırmandırma adımı, bizim tarafımızdan daha büyük bir misillemeyle karşılık bulacaktır. Her gerilim, Suudi tarafı için daha acı verici ve ağır yanıtlarla karşılaşacaktır.”

Türkiye ve Pakistan’a Uyarı

Türkiye ve Pakistan’ın Suudi Arabistan’ın yanında yer alarak Yemen’e yönelik hava saldırılarına katılması ihtimaline ilişkin soru üzerine Nasruddin Amir şunları söyledi:

“Bu konu hakkında konuşmak için henüz erken. Ancak hiçbir ülkenin Yemen halkına yapılan zulme ortak olması kendi çıkarına değildir. Hiçbir İslam ülkesinin bu zulmü sürdürmesi ve Yemen halkına haksızlık etmesi doğru olmaz. Seçimimiz son derece nettir: Kendisini bu saldırganlığın içine sokan her taraf, kendisini sıkıntıya sokmuş olur. Bununla birlikte, bu tür bir çılgınlığa girmek istemediklerini gösteren net mesajlar da bulunmaktadır.”

Tahran ile Eş Güdüm Meselesi

İran cephesinde ABD ile yaşanan gerilim ve Tahran-Sana arasındaki koordinasyon sorusuna yanıt veren Amir; dost ve kardeş ülke İran ile ortak çıkarları paylaştıklarını ve Direniş Ekseninin bir parçası olduklarını belirtti. Ancak gerilimi tırmandıran tarafın düşman cephesi olduğunu söyleyerek, Sana Havalimanı’nı hedef alan ve saldırıları başlatan tarafın Suudi Arabistan olduğunu vurguladı.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın