Sizi birileri iktidara getirmişse, iktidarda kalmanızı da sağlıyorsa, istedikleri zaman sizi alaşağı edebiliyorsa, o birilerine asla muhalefet edemezsiniz. Kafa tutamaz, diklenemezsiniz. Muhalif gibi görünebilirsiniz, sert muhalif söylemlerde de bulunabilirsiniz ama asla muhalif bir icraatta bulunmazsınız.
Bununla da kalamaz, sizi iktidara getirenlerin iradesine uymak zorunda kalır, şer’an İsrail ile savaşmaya göndermek zorunda olduğunuz askerlerinizi, İsrail’in güvenliğini tehdit edenlere karşı cepheye sürmek zorunda kalırsınız. Gazze ve Kudüs’ü koruyacağınıza Tel Aviv’i korur, kiminiz açıktan, kiminiz gizlice İsrail’e kalkan olursunuz.
Gerçekçi olalım… Birileri sizi o makamlara getirmiş ise bunun bir bedeli olması gerekmez mi? Doğru olan iktidara getirilirken verilen söz ve taahhütlere uymak mıdır, uymamak mı?! “Ama iktidarlar bize böyle yapacaklarını söylememişti, şimdiki icraatlarının zıddını vaat etmişlerdi.” diyebilirsiniz. İktidarların size verdikleri söze muhalefet etmeleri zorunuza gidebilir. Ama gerçekçi olalım. Onları iktidara getirmediğinizi siz de biliyorsunuz. Mesela Kudüs’ün yolu Şamdan geçecekti ama şimdi Şam’ın yolu Tel Aviv’den geçiyor. Tel Aviv’in terörist dedikleri nasıl Kudüs’e yaklaştırılmıyorsa artık Şam’a da yaklaştırılmıyor. (1)
Gerçekçi olalım… Milletin iktidara getirmek istedikleri, eğer gerçekten milletin adamı iseler ve gerçekten Siyonizm’le savaşı göze alıyorlarsa, iktidardan uzaklaştırılır, öldürülmeseler de hapislere atılırlar. Merhum Erbakan gibi, İmran han gibi vs.
Gerçekçi olalım… HAMAS’a terörist diyen, ABD/AB ve Suudi Amerika ile ittifak içinde iseniz, Hamas’a açıktan yardım edemezsiniz. Ancak meczuplarınızın askerlerinizi tünellerde gördüğüne dair hezeyanlarıyla avunursunuz. Ömrü tünellerde geçen Hamas’lılara görünmeyen askerler, ancak meczuplarınıza görünürler. ☺
Gerçekçi olalım… Organize kötülük olan Firavun, Karun ve Bel’am üçlüsü karşısında kim ne yapabilir ki! Firavun, üsleri ile Karun’un servetine bekçilik yapıyor; Karun, Firavun’un ordusunu servetiyle besleyip büyütüyor, ayrıca paralı askerlerden ordular teşkil ediyor; başta Haremeyn olmak üzere bölgedeki bütün vaaz kürsülerinde Bel’amlar fetvaları ile Firavun ve Karun’u destekliyor.
Amma bir gerçek daha var! Göz ardı edilen, görmezden gelinen bir gerçek. O da bütün bu organize kötülüğe karşı bir şeyin olması için sadece “ol” demesi yeterli olan mutlak güç sahibi Allah. O dilerse yalın ayaklı Yemenli Ensarullah, başını Amerika’nın çektiği, Avrupa Birliği’nin kelli felli ülkelerinden oluşan koalisyona kök söktürür. Uçak gemileri kaçarken uçaklarını düşürür.
Ancak Allah’ın “ol” demesinin, yani yardımının da şartları var: Allah’a ve ahiret gününe şeksiz şüphesiz bir iman, O’nun dinine yardım ve şehadete âşık olmak! Kısaca direnişçi olmak.
Nitekim bu şartları taşıyanlar karşısında organize kötülük tam bir hezimet yaşıyor. Mutlak şer Siyonizm dağılma endişesi taşıyor. Umarım ve dilerim ki Rabbim, Kasas 5. ayette buyurduğu iman yurdu Yemen’in mustazaflarının, lütfuyla Haremeyn-i Şerifeyn’in işgalcilerine varisler kılar. Önce Haremeyn sonra Mescid-i Aksa özgürlüğüne kavuşur.
1- https://www.youtube.com/watch?v=8B3iEC7fChs
(Trump’ın Posterleri Suriye Sokaklarında! “Yeni Sloganımız Suriye’yi Yeniden Harika Yapmak”)
islamianaliz
