Suriye’nin Ebu Rigal'(1)inden Çıt Yok!

İşgalci Siyonist’in Ebu Zuhur saldırısı karşısında sözde devlet başkanı Co’lani’den “çıt” yok. Bir şey duyan varsa söylesin. 

Muhtemelen pikap devrimcilerinden olan biri “Dün gücü vurulduk, bizi vurdular, illa İstanbul’u mu vursunlar! Kıt kafalılar “bizi savaş çekmek istiyorlar” diyorlar. Oğlum senin kafan çalışmıyor mu lan! vs…” diye feveran ediyor.(2) Bu mücahit(!)’i de duyan yok, takan yok.  

Olayı “mudârâ” yani idare etmekle açıklayanlar var. Oysa idare etmek korku ve güç yetirememekle ilgili değildir. Bazen gücün yettiği halde ıslahını umarak birini idare etmeyi seçebilirsin. İdare etmek, bir tarafın “müdür” yani emir vermek makamında, diğer tarafın “memur” verilen görevi ifa ile yükümlü olması halinde gerçekleşir. Mesela polis memuru içişleri bakanını idare etti, Venezuela Amerika’yı müdara etti demek saçmalamaktır. Zayıf ve güçsüzler güçlüleri müdâre edemez. Korkaklığa kılıf için İslami literatürü ve bazı ayetleri çarpıtmak saray ulemasının asli vazifesidir. Bu beyanlar sadece kimliklerini deşifre eder o kadar!. 

Bir de ‘Amerika bu işten razı değilmiş’ diye kendilerini teselli edenler var. Buna hem nalına hem mıhına vurmak derler. Oysa işgalci bu saldırıyı önceden Amerika’ya bildirdiğini açıklıyor. Aynısı Katar saldırısında da olmuştu. Amerika ve İsrail’in ortak operasyon odasından bölgedeki bütün saldırıları planladıklarını bilmeyen kaldı mı? Operasyon odasında muhtemelen “siz vurun biz vaziyeti müdara(idare) ederiz, saldırı gereksizdi, ayıp ettiler bir daha olmaz falan” deriz diyorlardır.

15 Temmuz açık darbesine ve mevcut saldırılara rağmen Amerika ile ilişkilerin bozulmamasının neden zorunlu olduğuna dair medyamızda analizler makaleler yorumlar almış başını gidiyor. Güya Amerika ile bozuşursak bizi NATO’dan atarlarmış, Avrupa Birliğine sokmazlarmış, ekonomik ambargoya maruz kalırmışız, içerde ve dışardaki düşmanlarımız harekete geçermiş vs. O yüzden ihanetlerini görmezden gelmeli ve Amerika’yı müdârâ etmeliymişiz.^^

Birileri de bu saldırıdan Suriye’nin Ebu Rigal’inin Siyonistlerin güdümünde olmadığı hükmünü çıkarmışlar. Biz Co’lani’nin Siyonistlerin güdümünde değil hizmetinde olduğunu İşgal rejimine uşaklık ettiğini söylüyoruz. Uşakların/kölelerin efendileri tarafından kırbaçlanması efendi köle ilişkilerinde son derece doğaldır. 

Biz “Suriye gidiyor” dedikçe onlar “özgürlük geliyor” dediler. Özgürlük nereye geliyor görüyoruz işte! Elden çıkan Suriye topraklarına mı? İşgale uğradıkça kafaları kayalara ya da İşgalcinin bombalarına çarpanlar şoka giriyor feveran ediyorlar.

Şehit Üsame bin Ladin Ebu Rigal’e (Kral Fahd) gönderdiği mektubun bir bölümünde “…veliyy’ül emr’in olan Amerika’nın emirlerine uymaktan başka bir seçeneğin yok. Suudi Arabistan’a ziyarete geldiğinde Riyad’da seni ziyaret etmeyi kabul etmeyip de ısrarla ve zelil bir şekilde seni Hafar El-Batın’daki ABD üssüne götüren Amerikan başkanı Clinton değil miydi? 

Amerikan başkanı bu hareketi ile iki şeyi hedefliyordu. 

Bunlardan ilki: Ziyaretinin aslında kendilerine ait olan askeri üste bulunan güçlere olduğu, ikincisi de sana alçaklık ve zillet dersi vermek ki, senin olduğunu iddia ettiğin krallık topraklarında bile senin gerçek veliyy’ül emr’in O olduğunu bu toprakların Amerikan kanunlarının geçtiği manda bir devlet olmaktan öte bir şey olmadığını anlayasın!” (ÜSAME s.91-91) 

İşgalci Siyonist Ebu Zuhur saldırısı ile Co’lani’ye emir ve talimatlara muhalefet edersen karşılığında vurulursun demek istemiştir. Co’lanin dışileri bakanı da “biz talimatlara muhalefet etmedik size rağmen kimseye üs kurma izni vermedik siz yanlış anlamışsınız” diyerek adeta özür beyan etmiştir. Bundan sonra muhtemelen şüpheli fiillere de izin vermeyeceklerdir.

Şehit Üsame’nin bir tek hedefi vardı: Başta Mescid-i Aksa ve Filistin olmak üzere Amerika ve Siyonist rejimin işgal ettiği bütün ümmet topraklarını özgürleştirmek, işgalcileri İslam coğrafyasından kovmak. Aynı asil hedef için savaşan direniş cephesinin karşısına geçen, İşgalci ve Amerika’yı vurmak için gönderilen füzelere kalkan olan her ülke ve yöneticisi birer Ebu Rigal’dir. 

Allah cc zamanımızın bütün Ebu Rigal’lerine lanet etsin!…  

Not: Co’lani’yi “Ebu Rigal” olarak nitelemem merhum şehit Üsame’nin Kral Fahd’ı bu unvanla nitelemesinden mülhemdir. Co’ da bana “saldır co” sözünü hatırlatıyor. Joe (co) eski TRT dizisinde geçen eğitimli bir alman polis köpeğidir. Bahsettiğim Co’ ise İdlib’de İngilizler tarafından eğitilmiştir. (Emin Güneş – Hürseda Haber)

1-    

2- https://x.com/AdemKaracobann/status/2090043653892767974?s=20

hürseda

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın