İran: Nükleer Programımız Devam Edecek

“Tahran teslim olmayacak” mesajı veren İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü, ülkesinin NPT’nin en eski üyelerinden biri olduğunu ve nükleer faaliyetlerinin barışçıl niteliğine bağlı kalmaya devam edeceğini ifade etti.

İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü ve Uluslararası, Hukuki ve Meclis İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Behruz Kemalvendi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) 70. Genel Konferansı’nda yaptığı konuşmada İran’ın nükleer programına ilişkin Tahran’ın tutumunu açıkladı.

ABD’nin İran’a yönelik “düşmanca” politikası

Kemalvendi, ABD’nin İran’a yönelik düşmanca politikasının uzun bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, darbe, suikast, kışkırtma, Saddam Hüseyin yönetimine verilen destek ve doğrudan savaşın bu politikanın örnekleri olduğunu söyledi.

İran’ın köklü bir medeniyete ve zengin bir tarihe sahip olduğunu vurgulayan Kemalvendi, ülkesinin yaklaşık 80 yıllık nükleer bilim ve teknoloji geçmişine sahip olduğunu ifade etti. İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na (NPT) ilk katılan ülkeler arasında yer aldığını belirten Kemalvendi, Tahran’ın yıllardır nükleer faaliyetleri konusunda şeffaf ve iyi niyetli davrandığını savundu.

“İran anlaşmaya bağlı kaldı”

Kemalvendi, İran’ın 25 yılı aşkın süredir nükleer programı nedeniyle baskı ve yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını, buna rağmen müzakerelere ve özellikle nükleer anlaşmaya bağlı kaldığını söyledi. ABD’nin anlaşmadan çekilmesine rağmen İran’ın yaklaşık bir buçuk yıl boyunca anlaşmadaki yükümlülüklerini tek taraflı olarak yerine getirdiğini belirten Kemalvendi, dönemin UAEA Genel Direktörü tarafından hazırlanan 15 ardışık raporun da İran’ın yükümlülüklerini yerine getirdiğini ortaya koyduğunu ifade etti.

İranlı yetkili, ABD’nin anlaşmadan çekilmesinin ardından uygulanan yaptırımların İran halkı üzerinde ağır sonuçlara yol açtığını savundu. Avrupa’daki üç ülkenin de ABD’nin politikalarını takip ettiğini öne süren Kemalvendi, bunun ardından İran’ın karşılık vermesinin doğal olduğunu söyledi.

Müzakereler yeniden başladı, ardından İsrail saldırısı geldi

Kemalvendi, 2022 yılında nükleer anlaşmaya dönüş için yeniden müzakerelerin başladığını, anlaşmaya varılması mümkün hale gelmişken ABD’nin imza atmaktan vazgeçtiğini belirtti. Yeni ABD yönetimi döneminde müzakerelerin yeniden başlamasının ardından tarafların teknik konuları UAEA merkezinde ele alma konusunda uzlaştığını, ancak bu süreçte İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırısının gerçekleştiğini söyledi.

İranlı yetkili, ABD ve İsrail’in savaş yoluyla İran’a yönelik hedeflerine ulaşamayacağını savunarak, Washington yönetiminin İran İslam Cumhuriyeti’ni devirmek ve ülkenin petrol kaynaklarını ele geçirmek istediğini öne sürdü.

“İran’ın nükleer dosyası siyasi amaçlarla kullanıldı”

Kemalvendi ayrıca, İran’ın nükleer dosyasının muhalif gruplar ve istihbarat servislerinin katkısıyla gerçeğe aykırı raporlar üzerinden oluşturulduğunu iddia etti. Bu dosyanın UAEA’nın imkanlarının siyasi amaçlarla kullanılması sonucunda İran’a yönelik baskı, yaptırım, bilim insanlarına yönelik suikastlar ve sabotajlara zemin hazırladığını öne sürdü.

İranlı yetkili, UAEA denetçilerinin İran’ın nükleer tesislerinde gerçekleştirdiği çok sayıda denetimde şimdiye kadar herhangi bir nükleer sapmaya ilişkin rapor sunup sunmadığını sordu. Kemalvendi, UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi’nin İran’a yönelik açıklamalarının hangi bulgulara dayandığının da açıklanması gerektiğini savundu.

UAEA’ya “çifte standart” eleştirisi

İsrail’in 1981 yılında Irak’taki nükleer tesise düzenlediği saldırının UAEA tarafından kınandığını hatırlatan Kemalvendi, İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırıların da UAEA Genel Direktörü, Genel Konferans ve Yönetim Kurulu tarafından açık şekilde kınanması gerektiğini söyledi.

İran’ın UAEA ile gerçekleştirdiği iş birliği ve denetimlerin başka ülkelerle kıyaslanamayacak ölçüde olduğunu ileri süren Kemalvendi, kurumun itibarını yeniden kazanabilmesi için İran’ın nükleer tesislerine yönelik askeri saldırıları açıkça kınaması gerektiğini ifade etti.

“Yer altındaki tesisler gizlilik anlamına gelmez”

Kemalvendi, İran’ın güvenlik tehditleri nedeniyle hassas tesislerini daha güvenli alanlara taşımasının “gizleme” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Yer altındaki nükleer tesislerin UAEA denetimleri kapsamında olduğunu savunan Kemalvendi, İran’ın nükleer programının tamamen barışçıl ve şeffaf olduğunu söyledi.

İran’ın dört yılı aşkın süredir UAEA’ya sunduğu Ülke Programı Çerçevesi’nin (CPF) hâlâ sonuçlandırılmadığını belirten Kemalvendi, bu durumun kurumun teknik ve profesyonel kriterlere göre hareket edip etmediği konusunda soru işaretleri oluşturduğunu dile getirdi.

“İran teslim olmayacak”

Kemalvendi konuşmasının sonunda, İran’ın savaş ve baskılar karşısında geri adım atmayacağını vurgulayarak, askeri operasyonların, sabotajların ve bilim insanlarına yönelik suikastların İran’daki bilim ve nükleer teknoloji altyapısını ortadan kaldıramayacağını söyledi.

“İran teslim olmayacak” mesajı veren Kemalvendi, ülkesinin NPT’nin en eski üyelerinden biri olduğunu ve nükleer faaliyetlerinin barışçıl niteliğine bağlı kalmaya devam edeceğini ifade etti.

 

mehr

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın