Yemenli Ensarullah savaşçılarının Kızıldeniz sahil şeridinde ve stratejik el-Muha Limanı çevresinde kontrolü tamamen ele geçirmesi, Washington, Riyad ve Tel Aviv üçgeninde panik dalgasına yol açtı. Batılı askeri analistler ve deniz güvenliği uzmanları, bu gelişmeyi Suudi Arabistan ve Birleşik Devletler açısından küresel deniz ticaret hatları üzerindeki en ağır “stratejik felaketlerden” biri olarak nitelendiriyor.
İngiliz The Guardian gazetesi, Ensarullah’ın Kızıldeniz kıyısındaki kontrolünü Suudi Arabistan ve Birleşik Devletler açısından “stratejik bir felaket” olarak nitelendirdi.
The Guardian yayımladığı raporda şu değerlendirmelere yer verdi:
- İki Kritik Geçidin Kapanması: Arap Yarımadası’nın Çifte Kıskacı
Babülmendep Boğazı, Süveyş Kanalı üzerinden Hint Okyanusu ile Akdeniz’i birbirine bağlayan ve dünya deniz ticaretinin yaklaşık %12’sinin, konteyner trafiğinin ise %30’unun geçtiği ana damardır. Ensarullah’ın bu hattı doğrudan karadan topçu, füze ve insansız deniz araçlarıyla gözetim altına alması; Tahran ve müttefiklerini Batı seyrüseferi için hayati önem taşıyan iki ana deniz geçidini “çifte kıskaç” altına alma hedefine bir adım daha yaklaştırmıştır:
- Güneyde Babülmendep Boğazı: Kızıldeniz ve Doğu Akdeniz’e giden ticaret yolunun kilidi.
- Doğuda Hürmüz Boğazı: Dünya ham petrol sevkiyatının beşte birinin geçtiği Fars Körfezi çıkışı.
Bu durum, Batılı güçlerin Asya ile Avrupa arasındaki en kısa deniz rotasını güvenceye alma kabiliyetini doğrudan felç etmektedir.
- Sahada Dengelerin Değişimi ve Saha Kayıpları
Saha kaynaklarından alınan bilgilere göre, Suudi Arabistan ve BAE tarafından desteklenen ayrılıkçı Aden hükümetine bağlı Batı Sahili Güçleri Komutanı Tarık Salih, birliklerinin el-Muha’nın güneyinden çekilmek zorunda kaldığını açıklamak zorunda kaldı. Ağır kayıplar verdiklerini belirten Salih, Batılı ve bölgesel müttefiklerinden bekledikleri desteği alamadıklarını ve Ensarullah’ın organize taarruzu karşısında tutunamadıklarını ifade ediyor.
el-Muha Limanı’nın düşmesi, yalnızca askeri bir mevzi kaybı değil; aynı zamanda Ensarullah’ın deniz devriyelerini, otonom deniz araçlarını (USV) ve anti-gemi füzelerini doğrudan Babülmendep Boğazı’nın en dar noktasına konuşlandırmasına olanak tanıyan lojistik bir üsse dönüşmesi anlamına gelmektedir.
- Tel Aviv ve Küresel Piyasalar Üzerindeki Baskı
İsrail liman şehri Eylat (Umm al-Rashrash) halihazırda ticari olarak atıl duruma düşmüşken, Ensarullah’ın sahil şeridindeki hakimiyetini pekiştirmesi İsrail bağlantılı tüm gemiler için Kızıldeniz güzergahını tamamen kapatmıştır. Maariv ve Haaretz gibi İsrail yayın organlarında yer alan analizler, Tel Aviv yönetiminin bu ablukayı kırma konusunda çaresiz kaldığını ve alternatif Afrika (Ümit Burnu) rotasının navlun ve sigorta maliyetlerini dramatik şekilde artırdığını vurgulamaktadır.
- Washington ve Riyad İçin Stratejik Çıkmaz
ABD ve İngiltere’nin Kızıldeniz’de yürüttüğü askeri operasyonlar, Ensarullah’ın karadaki ilerleyişini ve deniz kontrolünü durdurmakta yetersiz kalmıştır. Suudi Arabistan ise bir yandan Yemen ile kırılgan barış sürecini korumaya çalışırken, diğer yandan sınır hattında Ensarullah’ın mutlak bir askeri üstünlük kurmasıyla yüzleşmektedir.
The Guardian’ın raporu, Batılı güçlerin önünde iki zorlu seçenek kaldığını belirterek son buluyor: Ya bölgesel askeri gerilimi tırmandırarak ucu açık ve maliyetli bir küresel deniz savaşına girmek ya da Ensarullah’ın Kızıldeniz ve Babülmendep üzerindeki de facto hakimiyetini kabul ederek diplomasi masasına oturmak.
