Rus Temsilci: İran’a Yaptırımların Geri Gelmesine İzin Vermeyeceğiz

BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşan Rusya Temsilcisi, Moskova’nın İran karşıtı kararlara karşı olduğunu vurgulayarak yaptırımların geri gelmesine izin vermeyeceklerini belirtti.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin İran gündemli oturumunda Rusya Temsilcisi, Moskova’nın İran İslam Cumhuriyeti aleyhine alınan kararlara karşı olduğunu ifade etti.

Rus Temsilci, “Rusya Federasyonu, Çin’in tetik mekanizmasına (Snapback) ilişkin açıklamasını desteklemekte ve Pekin’in bu konudaki tutumunu kendi görüşüyle aynı doğrultuda görmektedir” dedi. Rus diplomat ayrıca: “Tetik mekanizmasının veya Snapback’in süresinin dolduğuna ve şu anda KOEP’in (Nükleer Anlaşma) gün batımına tanıklık ettiğimize inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Moskova daha önce de tetik mekanizmasının işletilmesi ve BM yaptırımlarının İran’a yeniden uygulanması yönündeki girişimlere karşı çıkmıştı.

ABD Temsilcisi: Yaptırımların Başarısızlığını Gizlemek İçin Gerçekler Çarpıtılıyor

BM Güvenlik Konseyi oturumunda söz alan ABD Temsilcisi; Çin ve Rusya’nın açıklamalarını kesin bir dille reddettiklerini ve İngiltere’nin tutumunu desteklediklerini belirterek şunları söyledi:

“Geçen yıl bu konsey, İran’a yönelik yaptırım kararlarını geri getirme ve bu yaptırımların uygulanma sürecini yeniden başlatma kararı aldı. Bugün 90 günlük raporun sunulması gerekiyor ancak ne yazık ki İran hükümeti nükleer sahalara erişimi engellemiş durumdadır. Rusya ve Çin kararları görmezden gelmek ve veto haklarını kullanarak İran’ı korumak istiyor; Birleşmiş Milletler’in temel ilkelerini hiçe sayıyorlar.”

Çin ve Rusya’nın İtirazına Rağmen Gündem Onaylandı

Güvenlik Konseyi’nin İran’ın nükleer programını görüşme gündemi, Çin ve Rusya’nın muhalefetine rağmen yapılan oylamayla kabul edildi:

  • Kabul: 11 Üye
  • Karşı: 2 Üye (Rusya ve Çin)
  • Çekimser: 2 Üye

Bu oylama yalnızca Güvenlik Konseyi’nin günlük çalışma programını ve İran nükleer dosyasının incelenmesini onaylamak amacıyla yapılmış olup, bir karar taslağı oylaması değildir.

İngiltere Temsilcisi: İran’ın Barışçıl Nükleer Programına Yönelik Asılsız İddialar

İngiltere Temsilcisi oturumda yaptığı konuşmada şunları öne sürdü:

“İran nükleer meselesi 2006’dan bu yana uluslararası güvenliğin en önemli konularından biri olmuş ve Güvenlik Konseyi’nde üzerine pek çok görüşme yapılmıştır. Nihayetinde, İran’ın taahhütlerine uyması halinde ekonomik yaptırımların kaldırılmasını öngören Kapsamlı Ortak Eylem Planı’na (KOEP) ulaştık. Ancak İran nükleer faaliyetlerine devam etti ve taahhütlerinden uzaklaştı. İran, nükleer silaha sahip olmadan nükleer zenginleştirme yapan tek ülkedir.”

Bahreyn Temsilcisi: ABD Saldırganlığının Üssü Şikayetçi Konumunda

Bahreyn Temsilcisi BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada şu iddialarda bulundu: “İran’ın son dönemde bize ve bölge ülkelerine yönelik saldırıları, bu ülkenin uluslararası hukuka ve kurallara uymadığını göstermektedir ve buna karşı durulmalıdır.”

Çin Temsilcisi: Yaptırımları Geri Getirme Israrı Uluslararası Barış ve Güvenliği Tehlikeye Atıyor

Çin Temsilcisi oturumdaki konuşmasında Rusya’nın bildirisini desteklediklerini belirterek şu ifadeleri kaydetti:

“Rusya’nın açıklamasını destekliyoruz; Snapback sürecinin sona erdiğine ve KOEP’in gün batımına tanıklık ettiğimize inanıyoruz. Güvenlik Konseyi’nin bazı üyelerinin hâlâ bu konuda ısrarcı olmasından üzüntü duyuyoruz. Bu adımlar yalnızca BM üyeleri ve Güvenlik Konseyi arasındaki ilişkilere zarar vermekle kalmayacak, aynı zamanda uluslararası barış ve güvenliği de tehlikeye atacaktır.”

Çin Temsilcisi konuşmasının devamında krizin temel nedenlerine dikkat çekti:

“İran nükleer meselesinin diplomatik çözümünde taraflar en geniş ortak paydayı aramalı, aynı zamanda sorunun belirtileriyle birlikte temel köklerine eğilmelidir. ABD’nin KOEP’ten tek taraflı çekilmesi ve azami baskı politikası, İran nükleer krizinin ana kaynağıdır. Taraflar ilişkilerini eşitlik ve karşılıklı saygı temelinde yürütmeli, gerilimi düşürmek ve kapsamlı bir çözüme ulaşmak için çabalamalıdır.”

İran’ın NPT kapsamındaki haklarına da değinen Pekin temsilcisi: “İran, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’na (NPT) taraf nükleer olmayan bir devlet olarak nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkına sahiptir ve buna karşılık nükleer silah geliştirmeme taahhüdü altındadır. ABD ve İran, anlaşmazlıklarını pratik müzakereler yoluyla çözmek için harekete geçmelidir” dedi ve ekledi: “Bazı ülkeler Güvenlik Konseyi’ni kendi siyasi hesaplaşmaları ve hedefleri için kötüye kullanmamalıdır.”

Yunanistan, Danimarka ve Pakistan Temsilcilerinin Açıklamaları

  • Yunanistan Temsilcisi: BM Güvenlik Konseyi kararlarının geçerli ve meşru olduğunu, Snapback ile ilgili yükümlülüklerin uygulanması gerektiğini savunarak, “İran nükleer meselesi için tek geçerli yol diplomatik çözümdür” itirafında bulundu.
  • Danimarka Temsilcisi: ABD ve İsrail’in İran’a yönelik tecavüzlerine değinmeksizin, “İran’dan bölge ülkelerine saldırmaktan ve seyrüsefer özgürlüğünü zayıflatacak her türlü eylemden kaçınmasını istiyoruz. Hürmüz Boğazı’ndaki durum yalnızca bölgesel bir kriz değil, küresel hatları etkileyen bir meseledir” dedi.
  • Pakistan Temsilcisi: “Ne yazık ki şiddetin yeniden tırmanması ve diplomasinin çöküşü İran nükleer dosyasını da olumsuz etkiledi. Pakistan, tüm sorunların diplomasi ve sürekli diyalog gibi barışçıl yöntemlerle çözülmesi gerektiğine inanmaktadır” ifadelerini kullandı.

Rusya Temsilcisinden Batılı Ülkelere Sert Eleştiri

Rus Temsilci, toplantının Güvenlik Konseyi tüzüğüne aykırı olduğunu vurgulayarak tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

“Bir grup ülke, kısa vadeli siyasi çıkarları uğruna Güvenlik Konseyi’nin otoritesini zayıflatmak için hareket ediyor. Güvenlik Konseyi, bir kez daha hayali bir konu üzerinden formalite icabı toplanmıştır. Bu oturumun düzenlenmesi, iç tüzüğün açık bir ihlali ve Konsey’in değerli zaman ve kaynaklarının verimsiz kullanımıdır. Konsey kararlarının, 1737 Sayılı Komite dahil olmak üzere yeniden yürürlüğe konulmasına ilişkin alınmış hiçbir karar yoktur.”

Moskova temsilcisi sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugünkü bilgilendirme toplantılarının ne Usul Kuralları ne de siyasi açıdan hiçbir katma değeri yoktur. Washington ve Tel Aviv’in eylemleri, tüm Orta Doğu için öngörülemez sonuçlar doğuracak büyük bir kriz riski getirmektedir. Batılı ülkeler, New York ve Viyana’da gerilimi yapay olarak tırmandırmaya devam ediyor. Moskova, Güvenlik Konseyi’nin Tahran ile siyasi hesaplaşmalar için kötüye kullanılmasını tamamen reddetmektedir.”

ABD Temsilcisinin Son İddiaları

ABD Temsilcisi oturumun sonunda UAEA Başkanı Rafael Grossi’nin raporlarına atıfta bulunarak; İran’ın beyan edilen nükleer malzeme ve tesisler hakkında Ajans’a bilgi vermediğini, doğrulama faaliyetleri için tesislere erişim sağlamadığını ve Tahran’ın derhal kısıtlamasız erişim sunarak denetim yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini iddia etti.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın