İran Savaşının Yansımaları Fransa’yı da Vurdu: Sarı Yelekliler Sokaklara Geri Dönüyor

ABD’nin İran’a yönelik saldırgan savaşının sonuçları Fransa hükümetini de etkisi altına aldı. Sarı Yelekliler, fırlayan benzin ve motorin fiyatlarına tepki olarak yeniden sokaklara inme kararı aldı.

İran savaşının etkileri Avrupa Birliği’ni derin bir krizin içine sürüklemiş durumda. Avrupa’nın Batı Asya bölgesinden yapılan enerji ithalatına olan yüksek bağımlılığı, tırmanan enerji fiyatları sebebiyle Avrupalı hükümetleri kaynak tedariki konusunda her geçen gün daha zorlu bir tabloyla karşı karşıya bırakıyor.

Raporlara göre, Avrupa’daki doğalgaz rezervleri son 15 yılın en düşük seviyesine (%62) gerilerken, doğalgaz fiyatları geçen yıla kıyasla %89’luk bir sıçramayla 900 dolara tırmanarak Yeşil Kıta’daki enerji krizini katlamış durumda. Reuters‘ın aktardığına göre Avrupalı şirketler, olası arz açığını kapatabilmek adına Atlantik havzasından sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) kargolarını alabilmek için Asyalı alıcılarla amansız bir rekabete girmek zorunda kalıyor; bu durum fiyatların daha da yükselmesini tetikliyor.

Gas Infrastructure Europe (GIE) verilerine göre, AB üyesi ülkelerin doğalgaz depolama tesisleri şu anda yalnızca %62 ila %66 doluluk oranına sahip. Bu rakam, bu mevsim için geçerli olan beş yıllık ortalamanın (%83) oldukça altındadır. Avrupalı petrol sanayicileri ve üst düzey yöneticiler kıtada bir “siyah kış” yaşanabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. İran’a yönelik saldırılar ve Ukrayna savaşı sebebiyle aksayan arz zincirlerine eşlik eden rekor talep, motorin ve jet yakıtı fiyatlarını zirveye taşımış durumda. Bu tablonun Avrupa genelinde yeni bir enflasyon dalgasına ve ekonomik istikrarsızlığa yol açmasından endişe ediliyor.

Fransa’da İsyancılar Yeniden Meydanlarda

Avrupa’da Almanya, İngiltere ve İspanya gibi ülkeler İran savaşının yol açtığı enerji krizinin ağır sonuçlarıyla boğuşurken, Fransız Le Figaro gazetesi de akaryakıt krizinin derinleşmesiyle birlikte Sarı Yelekliler (Gilets Jaunes) hareketinin Fransa sokaklarına geri döndüğünü duyurdu.

Le Figaro‘nun haberine göre, yükselen yakıt fiyatları ve ekonomik baskıların ortasında, sosyal medya mecralarında Sarı Yelekliler hareketini canlandırmak amacıyla geniş çaplı çağrılar yapılıyor. Ülke genelinde artan yaşam maliyetlerini ve benzin fiyatlarını protesto etmek üzere kitlesel gösteriler planlanıyor. Sosyal medyadaki paylaşımlarda sert protesto sloganları öne çıkıyor:

“Fransa krizde; benzin zammına artık yeter!”, “Sarı Yeleklilerin dönüşü hükümete pahalıya patlayacak!” ve motorin fiyatları ile ağır vergileri hedef alan “İsyan zamanı geldi!”

Haberde, herhangi bir siyasi parti veya sendikanın bu gösterilerin sorumluluğunu üstlenmediği, protesto çağrılarının tamamen kendiliğinden (spontan) geliştiği vurgulandı. TikTok ve diğer sosyal ağlarda geniş katılımlı eylem için en çok öne çıkan tarih 17 Ekim Cumartesi olarak belirlendi.

Akaryakıt Fiyatlarında Rekor Sıçrama

Fransız medyasında yer alan haberlere göre, akaryakıt fiyatları ABD’nin İran’a yönelik askeri hamlelerinin etkisiyle tarihi seviyelere ulaştı. 2018 yılında Sarı Yelekliler hareketi ilk başladığında motorinin litresi ortalama 1,47 eurodan satılırken, bugün bu rakam 2,25 euroya kadar tırmandı.

Fransa Hükümet Sözcüsü Maud Bregeon ise akaryakıt üzerindeki vergilerin indirileceği yönündeki beklentileri kesin bir dille reddederek; “Akaryakıt vergilerini düşürmek hükümetin gündeminde veya yaklaşımında yer almamaktadır” açıklamasını yaptı.

Fransa İçişleri Bakanlığı verilerine göre, Sarı Yeleklilerin 10 Eylül 2025’teki “Her Şeyi Durduralım” eylemine yaklaşık 175 bin kişi katılırken, sendikalar bu sayının 250 bin civarında olduğunu belirtmişti. 2018 sonunda Emmanuel Macron’un ekonomi politikalarına ve özellikle akaryakıt vergilerine tepki olarak doğan bu hareket, Fransa’da Mayıs 1968 olaylarından bu yana yaşanan en uzun soluklu protesto dalgası kabul ediliyor.

ABD’nin Fars Körfezi’ndeki Başarısızlığı

Diğer taraftan, İran’ın Batı Asya’daki ABD üslerine indirdiği ağır darbeler ve ABD’nin askeri başarısızlığı gündemdeki yerini korurken, eski ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi ve diplomat Robert Malley, Donald Trump’ın İran’a karşı yürüttüğü savaşı sert bir dille eleştirdi.

ABD merkezli Drop Site medya kuruluşuna mülakat veren Malley şu değerlendirmelerde bulundu:

“Savaşın ardından şu temel soru sorulmalıdır: ABD’nin Batı Asya’daki varlığı esasen ne kazandırdı ve ilan edilen hedefler ile kullanılan araçlar arasında bir orantı var mıydı? ABD’nin bölgedeki varlığı Carter dönemine kadar uzanıyor; Fars Körfezi’ndeki varlığımızın amacı petrolün serbest akışını sağlamak, İran ve Irak’ı caydırmak ve Körfez’deki ortaklarımızı korumaktı. Ancak bu üç alanda da bu varlık başarısız olmakla kalmadı, aksine ABD’ye ve Körfez ülkelerine yönelik saldırıları çeken bir mıknatısa dönüştü. Oradaki varlığımız petrolün serbest akışını kolaylaştırmadı; tam tersine süreci daha da zorlaştırdı.”

Malley, ABD’nin bölgedeki güvenlik mimarisinin çöktüğünü itiraf ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Bölgesel mimariye dair çok daha büyük bir soru var ve bunu her şeyden önce bölge ülkelerinin kendisi (KİK ülkeleri, Irak, İran ve diğerleri) sormalıdır. Sorumluluk onların omuzlarındadır; bu bölge onlara aittir ve kararı kendileri vermelidir. Ardından dışarıdan bir gücün varlığını isteyip istemediklerine karar verebilirler.”

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın