Newsweek dergisinde yayımlanan analize göre, İran ve Direniş Ekseni’nin yürüttüğü çok cepheli harekat Suudi Arabistan’ı Orta Doğu krizinin odak noktasına yerleştirirken, Pakistan veya Mekke Paktı müttefiklerinin denkleme dahil olması durumunda Ensarullah’ın Suudi petrol altyapısını 24 saat içinde felç edebileceği uyarısı yapıldı.
ABD merkezli Newsweek dergisi, 13 Eylül 2026 tarihli analizinde, Arap ve İslam dünyasının en nüfuzlu ülkesi olan Suudi Arabistan’ın, İran ve müttefiklerinin yürüttüğü çok cepheli askeri hamleler karşısında derin bir kriz merkezine dönüştüğünü yazdı.
28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail savaşı sonrasında Suudi Arabistan; İran, Irak İslami Direnişi ve Yemen Ensarullah Hareketi’nin eş zamanlı hedefi haline geldi. Özellikle son haftalarda Ensarullah’ın sınır ötesi operasyonlarını artırması ve Nisan 2022 ateşkesinden bu yana en şiddetli karasal çatışmalarda Suudi destekli güçleri geriletmesi, güney cephesini tamamen kontrolden çıkardı.
Mekke Paktı ve Yeni Bölgesel Güvenlik Mimarisi
Bölgedeki tırmanma taze bir bölgesel savaşı tetikleme riski taşırken; Pakistan ve Türkiye’nin geçtiğimiz ay Suudi Arabistan ile imzaladığı Mekke Paktı (üçlü savunma anlaşması) çerçevesinde İslamabad’ın askeri yükümlülüklerini yerine getirmeye hazırlandığı belirtiliyor.
Eski Suudi Kraliyet Dış Politika Danışmanı Navaf Obaid, Newsweek‘e yaptığı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu:
“Yeni bir bölgesel güvenlik mimarisi şekilleniyor ve Suudi Arabistan bunun çekim merkezi haline geliyor. Mekke Paktı, sadece Husi meselesine karşı kurulmuş bir yapı değildir; savaş sonrası Orta Doğu için Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye’yi birbirine bağlayan devasa bir sert güç güvenlik çerçevesidir. Pakistan stratejik kütleyi, Türkiye askeri ve deniz derinliğini, Suudi Arabistan ise sistemin etrafında inşa edildiği siyasi ve ekonomik çekirdeği sağlıyor.”
Obaid, Suudi Arabistan’ın trilyon dolarlık Vizyon 2030 projesini füze ve İHA şantajlarına kurban edemeyeceğini ve hedeflerinin Ensarullah’ın askeri kapasitesini Suudi Arabistan’ı tehdit edemeyecek seviyeye çekmek olduğunu belirtti.
El-Moha ve Haniş Adaları’nın Düşüşü: “Oyunun Kuralları Değişti”
Uluslararası Kriz Grubu (ICG) Kıdemli Yemen Analisti Ahmed Naji, Ensarullah’ın stratejik El-Moha (Mokha) Limanı ve Kızıldeniz’deki Haniş Adaları‘nı kontrol altına almasını “oyunun kurallarını değiştiren stratejik bir kırılma” olarak nitelendirdi.
Naji’ye göre; Hürmüz Boğazı’nın kilitlenmesinin ardından enerji sevkiyatı için hayati alternatif olan Babülmendep Boğazı’nın Ensarullah denetimine geçmesi, Suudi Arabistan için iki zorlu seçenek doğuruyor:
- Siyasi Gerçekliği Kabul Etmek: Ensarullah’ın şartlarını kabul ederek masaya dönmek (bu durum Riyad’ın bölgesel konumunu zayıflatabilir).
- Askeri Tırmanmayı Seçmek: Büyük maliyet, askeri kaynak ve insan gücü gerektiren riskli bir çatışma sürecine girmek.
“Tek Bir Düğmeyle Aramco’yu 24 Saatte Felç Edebiliriz”
Sana merkezli gazeteci Hussein Al-Bukhaiti, Newsweek‘e verdiği demeçte, Suudi Arabistan, ABD veya Pakistan’ın Yemen’e yönelik yeni bir askeri harekat başlatması durumunda Ensarullah’ın misilleme planlarını açıkça ilan etti:
- Deniz Ablakası: Kızıldeniz; ABD, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye’ye ait tüm askeri ve ticari gemilere tamamen kapatılacak.
- Enerji Altyapısının İmhası: Sadece bölgesel tesisler değil, Suudi Aramco’nun tüm ana üretici altyapısı, havalimanları ve limanları doğrudan hedef alınacak.
- Karasal Taarruz: Suudi Arabistan’ın güney vilayetleri olan Necran, Jizan ve Asir’e yönelik geniş çaplı karasal harekat başlatılacak.
Al-Bukhaiti, “Yemen yarın Suudi Arabistan’ın tüm petrol ve gaz altyapısını yakmaya veya imha etmeye karar verirse, bunu tek bir düğmeye basarak 24 saat içinde gerçekleştirebilir” uyarısında bulundu.
Vizyon 2030 ve Suudi Petrol Üretiminde Tarihi Çöküş
Baker Enstitüsü Orta Doğu Uzmanı Kristian Coates Ulrichsen, bölgesel çatışmanın Suudi ekonomisine indirdiği ağır darbeyi rakamlarla özetledi:
- Petrol Üretimi: Suudi Arabistan’ın petrol üretimi 1990’dan bu yana en düşük seviyesine geriledi.
- Petrol İhracatı: Petrol ihracatı son 13 yılın en dip noktasına düştü.
Ulrichsen, Ensarullah’ın sivil ve ekonomik altyapılara yönelik yenilenen saldırılarının, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın ülkeyi dönüştürmeyi hedeflediği Vizyon 2030 projesini —özellikle turizm ve spor yatırımlarını— doğrudan felce uğrattığını ifade etti.
