Mearsheimer: Yemenliler Boyun Eğmez

Chicago Üniversitesi’nden seçkin siyaset bilimi profesörü, ABD’nin Yemen Ensarullah’ı ile karşı karşıya gelmesinin zorluğuna işaret ederek, Yemenlilerin ABD’nin karşılaştığı en dirençli güçlerden biri olduğunu ve hava saldırılarıyla mağlup edilmelerinin kolay olmadığını söyledi. Mearsheimer aynı zamanda ABD’nin askeri ve ekonomik baskılarının da İran’ı teslim almaya yetmediğini vurguladı.

Chicago Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü John Mearsheimer, Yemen’deki son gelişmelere ve Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin Suudi Arabistan’ın enerji altyapısına yönelik misilleme saldırılarını tırmandırmasına değinerek, Ensarullah’ın eylemlerinin Riyad için büyük sorunlar yarattığını ve bunun yansımalarının küresel petrol piyasalarına da sıçradığını söyledi.

Mearsheimer şunları söyledi: “Ensarullah Suudi Arabistan içindeki enerji altyapılarını hedef aldılar. Riyad’daki ana uluslararası havalimanını vurdular ve Suudi Arabistan petrolünün Kızıldeniz’e sevk akışını fiilen durdurdular.”

Riyad’ın bu konudaki sıkıntılarına işaret eden profesör, Suudi Arabistan’ın Avrupalılara Eylül ayının geri kalanında kendilerine hiçbir petrol sevkiyatı yapılmayacağını, Ekim ayında da Suudi petrol teslimatının durdurulacağını bildirdiğini aktardı.

Mearsheimer, “Suudi Arabistan ihtiyaç duyduğu petrol ve gazı tedarik etmek için Avrupa piyasalarında arayışa girmiş ve Avrupa’dan petrol ile gaz satın almaya çalışır bir duruma gelmiştir; bu durum Avrupa içinde de sorunlara yol açmıştır” dedi.

Suudi Arabistan’ın ABD’den müdahale taleplerine de değinen Mearsheimer, “Suudi Arabistan en azından kamuoyuna açık şekilde Trump’tan Ensarullahla mücadele etmek için harekete geçmesini iki kez istedi, ancak Trump şu ana kadar bunu kabul etmedi” ifadelerini kullandı.

“Yemenlilerle Bir Kez Savaştık ve Yenildik”

Uluslararası ilişkiler teorisyeni, “Trump yönetiminin Ensarullaha karşı kapsamlı bir operasyon düzenlemeyi değerlendirdiğine dair raporlar yayımlandı. Washington; Suudi Arabistan, İsrail ve muhtemelen Mısır’ın katılımıyla askeri bir operasyon organize edilmesinde rol oynayabilir mi?” sorusuna yanıt olarak şunları söyledi: “ABD böyle bir saldırıyı organize edebilir, ancak burada iki temel soru bulunmaktadır.”

Mearsheimer konuyu şöyle açıkladı: “Birincisi bu operasyonun kapsamıdır. Amerikalıların ciddi bir mühimmat sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu unutmamalıyız. ABD’nin şu ana kadar İran’a saldırmamasının nedenlerinden biri değerli mühimmatını tüketmek istememesidir. Aynı mantık Ensarullah için de geçerlidir.”

Mearsheimer sözlerine şöyle devam etti: “İkincisi, biz geçen yıl Ensarullahla bizzat savaşa girdik. Trump yönetimi 2025 yılının Mart ve Mayıs ayları arasında Ensarullahı mağlup etmeye çalıştı. Trump, Joe Biden’ın yeterince askeri güç kullanmadığını ve kendisinin daha büyük bir güçle devreye girip Ensarullahı yeneceğini söylemişti. Ancak bu gerçekleşmedi.”

ABD’nin Ensarullahla olan savaşı durdurduğunu belirten Mearsheimer, “Nedenlerden biri mühimmatımızın tükeniyor olması ve aynı zamanda hiçbir başarı elde edemeyişimizdi. Dolayısıyla soru şudur: Bu kez ne farklı olacak? Ensarullah hayal edilebilecek en dirençli güçler arasındadır ve onları kolayca mağlup edip teslim olmaya zorlayabileceğimizi düşünmek bana göre yersiz bir şakadır” dedi.

“Kara Gücü Kullanmak Tehlikelidir”

Mearsheimer, “Dünyanın en güçlü ordusu olarak ABD, neden Ensarullahın askeri altyapısını kolayca yok edemiyor?” sorusunu şöyle yanıtladı: “Bunu sırf hava saldırılarıyla yapmak çok zordur. Eğer gerçekten Ensarullahı yenmek istiyorsanız, bence ülkeye girmek zorundasınız. Bu meseleyi çözmek için yalnızca hava gücü kullanmak yeterli değildir.”

Bu konuda kara kuvvetlerine ihtiyaç duyulduğunu ve bunun da muhtemelen Trump’ın girmeye yanaşmayacağı bir süreç olduğunu vurgulayan Mearsheimer, “Aynı mantık Hürmüz Boğazı için de geçerlidir. Çok ağır bedeller ödemeden Hürmüz Boğazı’ndaki durumu güvenceye almak üzere asker sokamazsınız. Babülmendep Boğazı için de durum aynıdır” şeklinde konuştu.

Seçkin siyaset bilimi profesörü açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Cumartesi günü ABD’nin olası askeri hamlesine dair raporlar yayımlandığında, ABD’nin önemli bir adım atabileceğine dair çeşitli emareler vardı. Başlangıçta ABD’nin hedefinin İran mı yoksa Ensarullah mı olacağı belirsizdi, ancak hedefin muhtemelen Ensarullah olduğu anlaşıldı.”

Mearsheimer şunları ekledi: “Ensarullaha saldırmak istenen sonuca ulaşmak açısından nasıl zorsa, İran’a saldırmak da zor olacaktır. Biz bunu daha önce yaptık ve istenen sonuç elde edilemedi. Kaldı ki ABD fiilen mühimmat sıkıntısı yaşamaktadır.”

“Ensarullaha veya İran’a karşı elimizde pek fazla askeri seçenek yok” diyen Mearsheimer, “Elbette bu, Trump’ın bunlardan birine saldırmayacağı anlamına gelmez; ancak böyle bir saldırının istenen sonucu nasıl yaratabileceğini görmek zordur. Hatta böyle bir hamlenin küresel ekonomik durumu daha da kötüleştirebileceği söylenebilir” değerlendirmesinde bulundu.

“Neden İran’ın Teslim Olmasını Bekleyelim?”

Mearsheimer, ABD’nin İran’a yönelik ekonomik kampanyası hakkında ise şu ifadeleri kullandı: “ABD’nin İran’a yönelik ikinci ablukası 14 Temmuz’da başladı. Ardından 24 Ağustos’ta ABD Hazine Bakanı, Washington’ın İran ekonomisini baskı altına almak ve boğmak için bir dizi önlemi hayata geçireceğini söyledi. Aslında kastettiği şey, ablukanın tek başına işe yaramadığıydı. Abluka İran üzerinde büyük bir baskı oluşturdu ancak İran’ı teslim olmaya zorlayamadı.”

“Yeni stratejinin İran ile ticaret yapan ülkelere ağır yaptırımlar uygulanmasını ve onları İran ile ekonomik ilişkilerini kesmeye zorlamayı kapsadığını” belirten Mearsheimer, “Ancak İran ile ticaret yapan birçok ülke bu baskıyı kabul etmedi. Dolayısıyla bu ekonomik strateji de şu ana kadar beklenen etkiyi gösteremedi. Eğer abluka tek başına işe yaramadıysa ve şimdi ekonomik strateji de beklenen koz olamadıysa, neden İran’ın teslim olmasını bekleyelim?” dedi.

Chicago Üniversitesi Profesörü ayrıca şunları kaydetti: “Mesele şu ki, yoğun ekonomik baskı sebebiyle İran’ı teslim olmaya zorlayabileceğimizi sanıyoruz. Ancak İranlılar bu baskıya dayanabileceklerine ve nihayetinde savaşın getirdiği ekonomik sorunların Trump’ı geri adım atmaktan başka çare bırakmayacak kadar ağırlaşacağına inanıyorlar.”

“Trump’ın Durumu İyi Değil”

İran’a karşı yürütülen savaşın ABD içindeki yansımalarına değinen Mearsheimer, “ABD içindeki kamuoyu araştırmalarına ve Cumhuriyetçilerin Trump hakkındaki görüşlerine bakarsanız, Trump’ın ve Cumhuriyetçilerin siyasi durumunun zorlu bir kulvara girdiği açıktır” dedi.

Mearsheimer bu konuda şunları ifade etti: “Kendimize sormalıyız: Başkan Trump bu gidişatı durdurmak ve rotayı değiştirmek için bir şey yapmak zorunda değil mi? Motorin fiyatları çok yükseldi; motorin ise ekonomi, tarım ve yük taşımacılığı için hayati önem taşıyor. Yakıt maliyeti çok arttı ve bu durumun yakın gelecekte düzeleceğini beklemek için hiçbir neden yok.”

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın