Yemen Ensarullah Hareketi Sözcüsü ve Ulusal Kurtuluş Hükümeti Müzakere Heyeti Başkanı, Çarşamba günü El-Ezher Şeyhi Şeyh Ahmed el-Tayyip’in bölgedeki savaşlara son verilmesi yönündeki çağrısını memnuniyetle karşıladı.
Yemen Ensarullah Hareketi Sözcüsü ve Ulusal Kurtuluş Hükümeti Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Abdulselam, El-Ezher’in bölgedeki savaşların sona erdirilmesine yönelik “sorumlu ve hikmetli” çağrısını takdirle karşılayarak; Yemen’e karşı 2015 yılından bu yana sürdürülen saldırılara atıfta bulundu ve Yemen halkının Suudi Arabistan için asla bir tehdit oluşturmadığını ve bu ülkeyle savaşı başlatan taraf olmadığını vurguladı.
el-Mayadeen’in aktardığına göre Abdulselam, El-Ezher Şeyhi’ne hitaben şunları söyledi: “Yemen ile Suudi Arabistan arasında yaşananlar krizlerin en gürültülü olanıdır ve halkımızın 2015’ten bu yana maruz kaldığı saldırganlığın gerçeklerini tarafınıza sunuyoruz.”
Ensarullah Sözcüsü, Yemen halkının komşu ülke Suudi Arabistan için hiçbir şekilde bir tehdit oluşturmadığının altını çizerek; “Halkımız bu ülkeyle savaşı başlatan taraf asla olmamıştır” dedi. Abdulselam, Suudi Arabistan’ın Yemen devrimini kendisine karşı bir meydan okuma olarak algılamaması adına, Yemen içindeki gelişmelerin mahiyetini daha önce de izah ettiklerini sözlerine ekledi.
Abdulselam ayrıca, Ensarullah Hareketi’nin her türlü siyasi anlaşmazlığı diyalog yoluyla çözmeye her zaman hazır olduğunu ilan ettiğini hatırlattı. Bu mesajın, Ensarullah Lideri Seyyid Abdülmelik el-Husi tarafından Kral Abdullah bin Abdülaziz Al-i Suud döneminde de Riyad’a iletilen mesajın aynısı olduğunu belirtti.
Sözcü açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Koalisyonun Yemen’e yönelik saldırısından önce Yemen içinde bazı görüş ayrılıkları mevcuttu ve Seyyid Abdülmelik el-Husi, 2015 yılı başlarında beni Güven verici bir mesaj iletmem için Suudi Arabistan’a göndermişti.”
El-Ezher Şeyhi Şeyh Ahmed el-Tayyip daha önce tüm Arap ve İslam ülkelerine çağrıda bulunarak; kardeşlik ruhunun, dini, kan ve dil bağlarının pekiştirilmesini, sağduyu ve hikmetin sesinin yükseltilmesini, akıl ve diyalog mantığına dönülmesini talep etmişti. Şeyh el-Tayyip ayrıca halkların kaynaklarını tüketen ve masumların canına kıyan tüm savaş eylemlerinin, çatışmaların, yıkım ve tahribatın derhal ve tamamen durdurulması çağrısında bulunmuştu.
El-Ezher Şeyhi; tefrika ve karşılıklı çatışmaların İslam ümmetini zayıflatan, onurunu ayaklar altına alan, başkalarının ona saldırmasına zemin hazırlayan ve kazanımları ile servetlerini yok eden ana etken olduğu hususunda uyarıda bulunmuştu. Üstelik bu durumun; ümmetin safları birleştirmeye, yakınlaşmaya, insan hayatını korumaya ve imkanlarını savaşlarda heba etmek yerine kaynaklarını yatırıma dönüştürmeye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemde yaşandığına dikkat çekmişti.
Şeyh el-Tayyip ayrıca; farklı eğilimlerin temsilcilerinin katılımıyla gerilimi düşürmek ve arabuluculuk yapmak üzere acil bir komite kurulmasını talep etmiş ve El-Ezher’in bu komitenin çabalarını desteklemek için tüm imkanlarını seferber etmeye hazır olduğunu ilan etmişti. El-Ezher Şeyhi, tüm tarafların anlaşmazlıkları aşacak ve geçmişin sayfasını kapatacak hikmet ve kapasiteye sahip olduğuna inandığını ifade etmişti.
