tarafından yürütüleceğini bilmiyoruz. Ancak ben bu cevabın kaçınılmaz bir
şekilde geleceğinden, düşman için sarsıcı bir cevap olacağından ve petrol
fiyatlarını fırlatacağından eminim. Savaş henüz başlamasa bile eşiğine kadar
geldik. Önümüzdeki günler İsrail ve Amerika için zor olacaktır.
Arap ve İslam bölgesi bugün savaş aşamasına girdi. Devrim
Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ile Haşdi Şabi Başkan
Yardımcısı Mehdi El-Mühendis’in ABD başkanı Donald Trump’ın emriyle Bağdat’ta
füzeli suikast saldırısına uğramaları, resmen savaş ilanıdır. Kendisini özgür
dünyanın lideri olarak tanımlayan Trump, bu hareketi ile en alçak seviyeye
indi. Trump bu suikastla mafya çetelerinin seviyesine düştü. Her şeyden önce
kendisine saygısı olan bir devlet, böyle bir terör saldırısı yapmaz.
Bana kalırsa Trump’ın baş öğretmeni Netahyahu’dur. Trump,
Netanyahu’nun ve İsrail’in tuzağına düşerek Amerikan yasama organından hiçbir
yeşil ışık almadan bu suikast operasyonunu yaptırdı. Bu adam, gerçekten tam bir
mafya babasıdır. Bağdat Havalimanı’na İnsansız bir araç göndererek suikast
düzenleyecek kadar başıboş bir mesele midir bu? Trum bunu hangi akılla yapmış
olabilir? Bu adam ülkesinde adli soruşturmaları hala devam ediyorken, ikinci
dönem tekrar başkan olmak istiyor, ancak bu artık mümkün değil.
Bu suikast Trump için de bir tuzaktı. Trump bu hareketiyle
önce kendisini ve kendi çıkarlarını bitirdi. Irak büyük bir ülkedir, Irak halkı
aziz bir halktır. Bu halk böyle yolla, böylesine bir ihaneti asla kabuk
etmeyecektir. Irak halkı Amerika’yı yenilgiye uğratmış ve Obama’yı tüm
güçlerini geri çekmek zorunda bırakmış bir halktır. Amerikalılar o zaman beyaz
bayrak çekmek zorunda kaldı. Aralarında askerler ve sözleşmelilerin bulunduğu 4
ila 5 bin Amerikalı öldürüldü. Bu mesele Amerika’ya Irak’ta 6 trilyon dolar
kaybettirdi. İnşallah bugün gelinen aşama, ABD’nin sonu ve iflasının başlangıcı
olacaktır.
Bu iş, Amerika’nın Irak’ta ajanları olduğunu ve suikast için
Kasım Süleymani ile Ebu Mehdi El-Mühendis’in hareketlerine dair bilgiler
verdiklerini ortaya çıkardı. Amerikan istihbaratı CIA, Siyonist istihbaratı
MOSSAD ve tüm Batılı ülkelerin istihbaratlarının tamamı Kasım Süleymani’yi
yakalamak istiyordu. Bu adam, bölgede onlar için en tehlikeli isimdi.
Süleymani, bölgedeki tüm askeri denklemlerin, düşmanın aleyhine değişmesini
sağlayan isimdir. Nasıl oluyor bu? Bu adama bakacak olursak, İran bölgedeki tüm
denklemleri değiştirmeyi başardı, çünkü Süleymani iki temel konuyu geliştirdi.
Bunların ilki, güçlü ve hassas bir füze cephaneliği
oluşturmaktır. Bu füzeler Amerika ve İsrail’in askeri üstünlüğünü yok ederek
alternatifler geliştirdi. Yani “topraklarımıza girmenize artık izin vermiyoruz,
sizi imha edebiliriz” dediler. Tüm Demir Kubbeler ve Patriot sistemleri bu
füzeler karşısında başarısız kaldı. Suudi Arabistan’ın Abkayk petrol
tesislerinde yaşananlar, benim sözlerimin kanıtıdır.
Füze cephaneliği dışında İran’ın geliştirdiği diğer önemli
mesele ise, resmi olmayan askeri saldırı kollarıdır. Kim yapıyor bu resmi
olmayan askeri saldırıları? Kasım Süleymani. Kasım Süleymani, Güney Lübnan’da
Hizbullah’a büyük bir askeri takviye sağlamıştır. Haşdi Şabi’yi kuran da yine
Kasım Süleymani’dir. Yemen’deki Ensarullah’ın gücünü, füze kapasitesini ve
operasyon yeteneklerini geliştiren de Kasım Süleymani’dir. İslami Cihad ve Hamas’ın
askeri kollarına sponsorluk yapan ve füze teknolojisi sağlayan yine Kasım
Süleymani’dir.
Tüm bu sebepler, Süleymani’ye suikast düzenlemek ve ondan
kurtulmayı gerektirdi. Ancak yanılıyorlar. Süleymani’nin öğrencisi olan İsmail
Kaani, hiç vakit kaybetmeden kendisinin yerine geçti. Kaani belki de
Süleyamani’den daha da ileriye gidecektir. Bu denklemi geliştirecek yeni
fikirlere sahip olabilir. Biz bunu şimdilik bilmiyoruz. İsrailliler Abbas
Musavi’ye suikast düzenlediklerinde, tamam artık Hizbullah’ı bitirdik
demişlerdi. Peki, ne oldu? Musavi’nin yerine Seyyid Hasan Nasrallah geldi,
Abbas Musavi’nin kaldığı yerden devam ederek Hizbullah’ı daha da geliştirdi.
Seyyid Hasan Nasrallah’a baktıklarında, Hizbullah’ı, bölgeyi ve Lübnan’ı çok
ileriye taşıdı. Siyasi ve askeri bilgelik sahibi bir yönetici oldu. Güney
Lübnan’ı İsrail işgalinden kurtardı ve İsrail’i arkasına bakmadan kaçırdı. 2006
yılında 33 gün kararlı bir şekilde savaştı. Bunların hepsi gerçekleşti.
Ben İsmail Kaani’nin Süleymani’den düşmanlar için daha
tehlikeli olduğu olasılığını uzak görmüyorum. Tabi ki bunun kararı ne Devrim
Muhafızları ne de Cumhurbaşkanına aittir, nihai karar Rehberindir. Rehber,
savaşları ve krizleri yöneten güçtür.
Burada herkesin cevabını beklediği soru, İran’ın intikamının
nasıl olacağıdır. İran sarsıcı bir cevap vereceğini söyledi. Herkes biliyor ki,
İran söylediğini yapar. Ben İran’ı övmüyorum, gördüğümüz gerçekleri söylüyorum.
Bunlar Amerikalılar ve İsraillilerin itirafıdır. Peki, cevap nasıl olacak ve bu
cevabı kim uygulayacak? Biz bunu bilmiyoruz.
Bu cevabı verebilecek birçok kişi, cephe ve topluluk vardır.
İlk olarak Kasım Süleymani’ye bağlı olan İran Devrim Muhafızları vardır. İkinci
olarak, Güney Lübnan’daki Hizbullah bu cevabı verebilir. Hizbullah da bilindiği
gibi bir saldırı gücüdür. Aynı şekilde Irak’ta Haşdi Şabi vardır. Saldırıda
şehit edilen Mehdi El-Mühendis, Haşdi Şabi’nin lideriydi. Dördüncü olarak,
Yemen’deki Ensarullah Hareketi vardır. Ensarullah da yine önemli bir saldırı
gücüdür. Seyyid Muhammed El-Husi, düşmana hızlı bir cevap vermeleri gerektiğini
söyledi. Yani görüyoruz ki, onlar bu cevabı vermek için hazır bekliyorlar. Biz
bilemiyoruz.
Belki tüm bu askeri kollar birden cevap verebilir, ya da
bunlardan biri cevap verebilir, bunu şimdiden kestiremiyoruz. İranlılar Seyyid
Ali Hamanei başkanlığında Ulusal Güvenlik Yüksek Meclisi’nde toplandılar ve ne
yapacaklarına karar verdiler. Buna dair pek çok olasılık vardır. İlk ihtimal,
Irak içerisindeki ABD üslerine yönelik saldırılar düzenlenmesidir. Bu çok önemli
bir mevzudur. Amerika’nın Irak’taki çok sayıda askeri üssü ve 6 bin askeri,
herhangi bir intikam saldırısında hedef alınabilir. Belki de Amerika’nın
Körfez’deki üsleri hedef alınabilir. Doha’da, Bahreyn’de, BAE’de ve Kuveyt’te
ABD’nin askeri üsleri mevcuttur. Tüm bu üsler intikam saldırısının hedefi
olabilir.
Diğer bir mesele de Irak’taki Amerikan Büyükelçiliği’dir.
Bağdat’ta bulunan bu elçilik de hedef dahilindedir. Artık Amerikan askerlerinin
ve elçiliklerinin Irak’ta bulunması ve ABD helikopterlerinin etrafta uçuşması
Iraklılar için bir ayıptır. ABD askerlerinin bir an önce Irak’tan gönderilmesi
gerekiyor. Onlar Irak topraklarını kirletiyor. Irak halkının bir olarak
Amerikalıları topraklarından kovması gerekiyor.
Bu suikast, ABD başkanı Trump’ın ahmaklığı yüzünden
Amerika’nın işlediği çok büyük bir hatadır. İran’daki radikal kesimin eline
büyük bir hediye verdi. İran şimdi niçin uranyum zenginleştirme oranını
arttırmasın? Ben İran’ın nükleer anlaşmadan çekilerek uranyum zenginleştirme
çalışmalarını yükselteceğini düşünüyorum.* Amerika, İran’a karşı böyle bir
terör saldırısı düzenlerse, yaptırımlar uygularsa, halkını aç bırakırsa, İran
da kendisini savunmak için nükleer silah üretmelidir. Biz bugün kapsamlı bir
savaşın eşiğindeyiz.
Ben işgalci İsrail devletine bir cevap verilmesi olasılığını
da dışlamıyorum. İsrail’in derinlikleri Hizbullah’ın, Haşdi Şabi’nin,
Ensarullah’ın, Hamas’ın ve İslami Cihad’ın hedef dahilindedir. Ben bunların
hiçbirini uzak görmüyorum. 2020 yılının savaş yılı olabileceğini düşünüyorum.
Amerika Netanyahu’nun, Kushner’in ve bölgeyi yıkmak isteyen tüm Siyonistlerin
kışkırtmasıyla çok tehlikeli bir hata işledi ve büyük bir aptallık yaptı. Ancak
Allah’ın izniyle bu iş onların aleyhine dönecektir. Allah şahit olsun, bu
aptallıkları, düşmanlıkları, böbürlenmeleri ve terör eylemlerinden dolayı çok
ağır bir bedel ödeyecekler.
tarafından yürütüleceğini bilmiyoruz. Ancak ben bu cevabın kaçınılmaz bir
şekilde geleceğinden, düşman için sarsıcı bir cevap olacağından ve petrol
fiyatlarını fırlatacağından eminim. Savaş henüz başlamasa bile eşiğine kadar
geldik. Önümüzdeki günler İsrail ve Amerika için zor olacaktır..
