Moskova’daki Libya görüşmesine değindi; “Dün Moskova’da yapılan
görüşmelerde Trablus hükümeti yapıcı tavır gösterdi. Buna rağmen darbeci Hafter
ateşkesi imzalamaya yanaşmadı. Önce ‘evet’ dedi, sonra Moskova’yı terk etti,
kaçtı. Bundan sonrası sayın Putin ve onun ekibine ait” dedi.
– Suriye, Libya, Akdeniz’de macera peşinde değiliz. Hele
hele emperyal heveslerimiz hiç yoktur. Gözümüz petrol ve para hırsıyla kör
olmuş da değildir. Tek amacımız kendimizin ve kardeşlerimizin hakkını,
hukukunu, geleceğini korumaktır.
Baykal ve Bahçeli’ye teşekkür
– İzlediğimiz politikaya destek veren Devlet Bahçeli’ye
şükranlarımı sunuyorum. Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a da Libya
konusundaki tavrı dolayısıyla teşekkür ediyorum.
– Barış Pınarı harekat bölgesinde terör örgütü küçük çaplı
saldırılarını halen sürdürüyor. Biz ahdimize bağlıyız. Şu anda bize verilen
sözlerle sahadaki durum arasında büyük farklılıklar bulunuyor. gerekirse
harekatlar kaldığı yerden sürer.
‘400 bin İdlibli Türkiye’ye geliyor, rejimin ateşkesi bozma
girişimlerini gerekirse bizzat önleriz’
Rejimin saldırılarından kaçan 400 bin İdlibli Türkiye’ye
doğru harekete geçti. Dünyaya sesleniyorum, bu mazlumların ne zaman yanında yer
alacaksınız? BM ne zaman görev bilinciyle adım atacak? Söylememize rağmen
atılan bir adım yok. Geçtiğimiz günlerde Rus muhataplarımızla görüşmelerimiz
neticesinde İdlib’de yeni bir ateşkes ilanında başarılı olduk. Bundan önceki
ateşkesleri bozan hep rejimdi. Bu defa durum farklı. Siyasi sürecin
ilerlemesini engellemeye çalışan rejimi kan döken eylemlerinden vazgeçirmek
herkesin sorumluluğu. Gerekirse rejimin ateşkesi bozma girişimlerini bizzat
önlemekte kararlıyız.
AK Parti grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan,
izledikleri politikaya güçlü destek verdiğini söylediği MHP Lideri Devlet
Bahçeli’ye şükranlarını sunarken eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a da Libya
konusundaki tavrı nedeniyle teşekkür etti. pic.twitter.com/ibyHCOmfqD
– Libya harita üzerinde uzak gözükebilir ama bizim için uzak
bir yer değildir. Osmanlı’nın önemli bir parçası olmuştur. Libya ile derin
tarihi ve sosyal bağlarımız vardır. Kimse bizden ülkemizden yardım isteyen
Libyalı kardeşlerimize sırtımızı dönmemizi bekleyemez. Bu ülkede darbeci
Hafter’e tabi olmayan kardeşlerimiz var. Hafter onları yok etmek istiyor.
Hafter’in etnik temizliğe tabi tuttuğu Osmanlı bakiyesi Köroğlu Türkleri de
var. Hafter onları da yok etmenin peşinde.
Libya’daki ecdad torunlarına sahip çıkmak görevimiz.
Amacımız Libya’daki tüm kardeşlerimize karşı sorumluluklarımızın farkındayız.
Bizim de zor günlerde onların yanında olmamız gerekiyor. Bu ülkedeki Türk
varlığından habersiz olanları gördükçe milletimiz adına üzülüyoruz.
Türkiye ve Rusya olarak başlattığımız inisiyatifle epey
gayret gösterdik. Dün Moskova’da yapılan görüşmelerde Trablus hükümeti yapıcı
tavır gösterdi. Buna rağmen darbeci Hafter ateşkesi imzalamaya yanaşmadı. Önce
‘evet’ dedi, sonra Moskova’yı terk etti, kaçtı. Bundan sonrası sayın Putin ve
onun ekibine ait. Biz sözmüzün arkasında durduk, ama darbeci Hafter masayı terk
etti. Sürdüğü şartlar gerçek yüzünü gösteriyor. Ateşkesi reddetmesi bizi hiç
şaşırtmadı.
‘Hafter saldırıları sürerse hak ettiği dersi vermekten geri
durmayız’
Önümüzdeki günlerde darbeci Hafter ile ülkenin meşru
yönetimi arasında yapılacak tercihleri dikkatle takip edeceğiz. Ülkenin meşru
yönetimine ve Libya’daki kardeşlerimize saldırılarını sürdürmesi halinde,
darbeci Hafter’e hak ettiği dersi vermekten de asla geri durmayacağız.
‘Zincirleme yapmakla falan Kanal İstanbul projesini
engelleyemezsiniz’
– Montrö Sözleşmesine göre gemi trafiğini engelleme hakkımız
bulunmuyor. Şehrin iki yakasındaki deniz trafiğini engellemek de mümkün değil.
Ülkemizi Boğaz’daki bu tehlikeli sorunla başbaşa bırakamayacağımıza göre
alternatif üretmeliyiz. 2011 yılında milletimize sözünü verdik. 2023
hedeflerimizden biri olan Kanal İstanbul’u yapmakta geç bile kaldık. Kanal
İstanbul projesinin finansmanında herhangi bir sorun yaşamayacağımıza
inanıyoruz. Öyle zincirleme yapmakla falan bu projeyi engelleyemezsiniz.
‘İşinin hakkını vermeyenin yerini bunu yapabilecek olan
alır’
– Eser üretmeye çalışırken parti faaliyetlerini de ihmal
etmiyoruz. 82 milyon vatandaşımızın her birine ulaşmamız gerekiyor.
Vatandaşlarımıza hedeflerimizi ve icraatlarımızı anlatmadıkça görevimizi yerine
getirmiş olmayız. Partimizde hiçbir görev kimsenin tapulu malı değildir. İşinin
hakkını veremeyenin yerini bunu yapabilecek olan alır.
