ve Türkiye’de de 30 kişinin ölümüne neden olan yeni tip koronavirüs (Kovid-19)
salgınına dair açıklama yaptı. Virüse karşı Çin’de olumlu sonuç veren bir ilacı
getirdiklerini ve uygulamaya başladıklarını duyuran Koca, “Salgının tüm
Türkiye’ye yayıldığını söyleyebilirim” ifadesini kullandı.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, tüm dünyayı etkisi altına alan
ve Türkiye’de de 30 kişinin ölümüne neden olan yeni tip koronavirüs (Kovid-19)
salgınına dair açıklamalarda bulundu.
Sözlerinin başında virüsün ortaya çıkışının üzerinden 104
gün geçtiğini ve dün akşam saatlerinde bugüne dek tespit edilen vaka sayısını
açıkladığını hatırlatan Koca, “Şüphelilerin takibinde testlerin hızla
yapılmasında tanık olan hastaların izole edilip tedavi altına alınmasında titiz
davranıyoruz. Dün itibariyle toplam test sayısı 20 bin 345’ti, tanı sayısı 1236
olmuştu. Kaybettiğimiz hasta sayısı ise 30. Her biri ileri yaşlardaydı ve Kovid-19’a
eşlik eden başka hastalıkları da bulunuyordu” dedi.
Koca, İçişleri Bakanlığı tarafından sokağa çıkması
yasaklanan 65 yaş ve üstündeki vatandaşlara da çağrısını yineleyerek şunları
kaydetti:
“Büyüklerimize seslenmek istiyorum. Onların
koronavirüsten etkilenmemeleri konusunda bizler sorumluluk sahibiyiz. Bu
toplumun sizin hayat tecrübenize ihtiyacı var, ailelerinizin size ihtiyacı var.
Hayat yolculuğunda evlatlarınızın vereceğiniz tavsiyelere ihtiyacı var.
Torunlarınızın sevginize ihtiyacı var. Bunları hastayken yapamazsınız. Ama siz
de bu seferliğe mahsus bu öğüdü kabul edin. Önünüzdeki zamanı riske atmayın.
Tedbirleri uygulaması en kolay kişiler sizlersiniz. Bugünlerde size karşı
hassasiyeti yüksek olan yalnız kendi evlatlarınız değil. Bu hassasiyeti bütün
toplum paylaşıyor. Bu salgında mümkün olduğu kadar az kayıp vermek istiyoruz.
Bu durumu birlikte atlatmak istiyoruz. Evden çıkmanız bir süreliğine
kısıtlandırıldı, bu kurala uyun.”
Virüsün tüm Türkiye’ye yayıldığını belirten Koca’nın
açıklamalarının devamında şunlar öne çıktı:
Koronavirüse karşı verdiğimiz mücadelenin dünyadaki
benzerlerinden farklı olduğunu öncelerde söylemiştik. Şimdilerde gurur
duyacağımız bir gerçek daha var. Ortaya koyduğumuz dayanışmanın dünyada
neredeyse örneği yok. Toplum birçok gereği kendiliğinden yerine getiriyor.
STK’lar sorumluluk alıyor. İş dünyası, bilim insanları bu işin aktörleri haline
geliyor. Medyamız çok dikkatli. Felaket tellalığı yapan kimilerine de toplum
olarak prim vermiyoruz. Mücadelemiz endişe baskısından, karartılı havadan
çıkıyor. Korkuya teslim olmuş bekleyişin yanlış olduğu yavaş yavaş görülüyor.
Bu böyledir. Hayatı korumanın yolu korkuya teslim olmak değil hayata
bağlılıktır. Kadınlar ikna kahramanlarımız, çocuklarımız büyüklerine karşı tüm
kozlarını kullanıyor.
32 bin yeni personel
Bu dönemde sağlık personelinin ek ödemelerini iyileştirme
çabası içindeyiz. Neredeyse bir güvence değerinde kadromuza 32 bin personel
dahil ediyoruz. Sağlık çalışanlarımızla ilgili en üst düzey dikkat sahibinin
sayın Cumhurbaşkanımız olduğunu özenle belirtmek istiyorum. Kendisine ve Maliye
Bakanımıza hassasiyetten ötürü teşekkürlerimi arz ediyorum. Çalışan sağlık
personelimizin ek ödemelerinin üç aylık zaman diliminde tavan yüzde 100
oranında olacağını ayrıca buradan ifade etmek istiyorum. Tekrar
Cumhurbaşkanımız ve Maliye Bakanımıza teşekkür ediyorum. Zaman zaman bazı
haberler çıkıyor. Sağlık çalışanlarımızın yeterli malzemeden yoksun olduğu
ileri sürülüyor. Bu iddia küçük örneklerin genelleştirilmesidir. Kesin bilgi
şudur tüm hastanelerimize bütün malzeme sağlanmaktadır.
‘Maske konusunda 20 firmayla anlaştık’
Konu açılmışken belirtmek istiyorum. Küçük çıkarlar uğruna
suistimal eden bazı malzeme üreticilerine gerekli katı yaptırımlar
uygulanmıştır. İhracatları
durdurulmuştur. Türkiye’de üretilen maskeler, Türkiye’nin ihtiyacı varken yurt
dışına satılmayacaktır. İstismarcı firmaların
yurt dışına yoğun bir şekilde bağlantılar yaptığını biliyoruz. Önceki gün bu
anlamda üreticilerin ve satıcıların depolarına baskınlar yapıldı. Yoğun bir
şekilde depoladıkları görüldü. Biz özellikle bakanlık olarak olması gereken
ücretle almak istediğimizi ifade ettiğimiz halde bunun yapılmadığını gördük. Bugün itibariyle bu firmaları teker teker çağırarak, hepsiyle günlük ne kadar
üretim yapabileceklerini de ortaya çıkarıp sözleşme yapmaya başladık. Şu ana
kadar 20 firmayla anlaşma yapıldı. Farklı davranmak isteyenlerin de el koyma
dahil bir takım tedbirlerin devrede olacağını söylemek istiyorum. Sayın
İçişleri Bakanımızın yaklaşımı nedeniyle teşekkür ediyorum.
‘Perşembe 300 bin yeni hızlı tanı kiti gelmiş olacak’
Size ve bütün topluma tanı tedavi süreçleri ve önümüzdeki
dönem konusunda önemli bazı haberlerim var. En fazla eksikliği hissedilen
cihazlardan biri solunum cihazlarıydı. Yerli solunum cihazının seri üretimine
başlıyoruz. Hızlı tarama kitini de bildiğiniz gibi devreye sokmuştuk. İlave
olarak Çin’den 50 bin hızlı tarama kiti geldi. Perşembe 300 bin gelmiş olacak.
Ve 1 milyona kadar bağlantı yaptığımızı ifade etmek istiyorum. Bu süreçte
koronavirüse karşı aşı geliştirme çabalarında da kurum ve kuruluşlara bakanlık
olarak destek veriyoruz.
Bu anlamda 6 üniversite ve bir merkeze çağrı yapıldı. Önümüzdeki günlerde bu üniversite ve merkezlerin ihtiyaçlarına göre; hiç
kısıtlamaya gitmeden hepsinin önünü açacak şekilde bir destek sağlayacağımızı
ve bu konuda Maliye Bakanlığımızın da asla herhangi bir soruna yol açmadan
bunun karşılanabileceğini ifade ettikleri için de buradan ayrıca teşekkür etmek
istiyorum. Aşı Enstitüsü kuruldu. Ülkemizde hangi merkez neyi ne kadar
yapabilecekse bütün merkezlerin desteklenmesi ve kim daha önde götürebilir
durumda olursa soruna kadar üzerine gideceğimizi ayrıca ifade etmek istiyorum.
‘Evde zaman geçirme, çok daha mutlu bir geleceğe hazırlanma
zamanıdır’
Koronavirüsle mücadele çok geniş katılımı gerektiren bir
mücadele. Sadece bakanlıkların, devlet organizasyonunun verdiği bir mücadele
değildir. Bu sorumluluk duygusunun tüm birimlerde enerjiye dönüşeceği bir
mücadeledir. Biz Türkiye’nin insan kaynağından daha fazla yararlanacağız.
Dezenformasyona karşı da çok dikkatli olacağız. Yıkıcı davranışların önünü hep
birlikte keseceğiz. Türkiye, onu çevreleyen risklere set çekerek büyük zaman
kazandı. Sosyal psikolojiyi titizlikle dikkate aldı. Paniğe yol açarak
hastalığın yayılmasına neden olacak uygulamalardan uzak durdu.
Tedbirleri hakim kılarsak biz başka bir ülke olmayacağız.
Yakın ya da uzak başka bir ülkeye benzemeden bu zor günleri aşma fırsatımız
var. Biz mücadeleye hem aklını hem yüreğini koyan bir toplumuz. Biz riskler
karşısında maceracı bireyler değiliz. Biz günün sonunda ve tüm hayatın hesabını
yaparız. Şimdi hayatın hesabını yapmanın zamanıdır, tedbir zamanıdır. Evde zaman
geçirme, çok daha mutlu bir geleceğe hazırlanma zamanıdır. Hayat eve sığar.
Tedbirleri bizler tek tek uyguluyoruz. Mümkün olduğunda az
temas kuruyoruz. Hayatlarımız birbirinden ayrışıyor. Fakat farkında mıyız? Bu
tek tek şahıs şahıs yaptıklarımızı bütün Türkiye olarak yapıyoruz. 83 milyon
birlikte yapıyoruz. Mücadelenin özü bu. Tek tek hep birlikte, yalnız değiliz
hep birlikteyiz. Bu birliktelikten özellikle fire vermeyelim. Her ihmalin
zincirleme risk olduğunu biliyoruz. En güvenilir çözümün evde kalmak olduğunu
unutmayalım.
Koca, açıklamalarının ardından basın mensuplarının
sorularını yanıtladı. Gazetecilerin soruları ve Koca’nın bunlara verdiği
yanıtlar şöyle:
‘Herkes kendi OHAL’ini ilan edebilir, bunu illa devletin
ilan etmesi gerekmiyor’
– İyileşen vakalar var mı? ‘Hayatın hesabını yapıyoruz’
dediniz. Sokağa çıkma yasağı gündemde mi?
İyileşen vakalarımız var. Önümüzdeki günlerde iyileşen
vakalarımızı da gün be gün açıklamış olacağız. İyileşmekte olan hastalarımızın
fazla olduğunu belirtmek istiyorum. Bugün itibariyle sabah itibariyle Çin’de
kullanılmış olan özel bir ilaçtan sonuç aldıkları iddiası olan ve bu konuyla
yayınları yapılmış olan; özellikle yoğun bakımda hastalarında kullanılmasının
11 veya 12 günden 4 güne kadar düşürdüğüne dair bilgilerini bildiğimiz ilaçla
ilgili de bu sabah yeterli miktarda Çin’den getirmiş olduk. Bugün Çin
Büyükelçiliği’yle de görüştüm. Bu ihtiyacımızı karşılama noktasında da bir
gayret içinde olacaklar.
Artı Çin devleti ile birlikte bu mücadeleyi nasıl
verdiklerini bilgi akışı anlamında Bilim Kurulu üyelerimizle, bilgi akışını
sağlamak üzere bunu yapmak üzere de prensipte anlaşmış olduk.
‘Çin’den gelen ilaç yoğun bakım şartlarında tedavisi devam
eden hastalarımıza uygulandı’
Sabah gelen ilacın da yoğun bakım şartlarında tedavisi devam
eden hastalarımıza bugün itibariyle başlandığını ifade etmek istiyorum. Bu
ilacın ne kadar etkili olup olmadığını da görmüş olacağız. Sonuçları sizlerle
paylaşmış olacağız.
Şu dönemde dünyada sonuç alınan ve kullanılan ilaçlar dahil
olmak üzere; yakından takip ettiğimizi ve tedavi boyutuyla da temas içinde
olduğumuzu, vatandaşımıza en uygun tedaviyi nasıl yapma gerektiği noktasında
çaba içinde olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Pozitif olan bütün vakalara,
dünyanın başlamadığı ama bizim bütün vakalara başlamayı planladığımız ve
önümüzdeki günlerde sonuçlarını görebileceğimiz ve açıklama yapacağımız tedavi
şeklini de ifade etmek istiyorum.
Sokağa çıkma yasağı… Demin ifade etmeye çalıştım. Tek tek
mücadele edilmesi gereken bir dönemdeyiz. Herkes kendi OHAL’ini ilan edebilir.
Bunu illa devletin ilan etmesi gerekmiyor. Herkesin kendi odasında kendisini
izole etmesi ve hepimiz bu doğrultuda mücadeleye devam etmiş olalım.
– Koronavirüs nedeniyle 30 kişinin hayatını kaybettiğini
söylediniz… Bunların hepsi yaşlı mı?
İleri yaş artı bir alt hastalığı dedim. Kronik hastalığı da
olan… Yani bu dönemde, zaten önümüzdeki günlerde bütün vakalarla ilgili yaş
aralığı dahil olmak üzere daha şeffaf biçimde göstermiş olacağız. Yani kaç
hastanın olduğu, iyileşenlerin kaç kişi olduğu, tedavisi devam eden hasta
sayısı ve bu süreçte kaybedilen vakaların da yaş aralığı… Bunu da şeffaf
biçimde vermiş olacağız. Bunun üzerinde çalışıyoruz. 91 yaşa kadar var, 60’ın
altında iki hasta var. 50-60 arası iki hasta. Onun dışında hepsi 61’in
üzerinde.
Sağlık personelinin barınma durumu… Artık bu anlamda
devlet kurumlarının, kamu kurumlarının misafirhanelerinin bütün sağlık
personelimizin kullanımına yönelik bir genelge çıktı. Bunu da bölge bölge
kullanmak üzere bir çalışma zaten başladı.
– Okullar ne zaman açılacak? Milli Eğitim Bakanı sizinle
görüşeceğini söyledi. Bu konu ele alındı mı? KHK ile ihraç edilen Doçent Mustafa
Ulaşlı ile görüşeceğiniz söylenmişti. Ne kadar solunum cihazımız var ve ne
kadar solunum cihazı üretmek istiyoruz?
Bir Milli Eğitim Bakanlığımızla çarşamba günü bilim
kurulumuza katılmak üzere bugün konuştuk. Çarşamba günü eğitim konusunu
gündemimize almış olacağız. İkincisi, biz şu dönemde herkese açık bir şekilde
davetimizi yapıyoruz. Aşı konusunda kim neyi ne kadar yapabiliyorsa, kimden ne
kadar ilgi varsa bunu bizimle paylaşsın istiyoruz; dediğiniz kişi dahil olmak
üzere bu paylaşacağı bilgiyi bekliyoruz.
Solunum cihazıyla ilgili bir startup firmasının daha önce
portatif olarak geliştirdiği ve bu süreçte üretimini bakanlık olarak da
bildiğimiz bu cihazın özellikle koronavirüs sonrası solunum sıkıntısı yaşayan
hastalarda daha da kullanılabilirliğini sağlamak üzere, bizim yoğun bakım hocalarımızın
da değerlendirdiği ve bakanlık olarak ne kadar alacağımızı; destek sağladık.
Üretim iki firmaya çıkmış oldu, bunun sayısı üç veya dört olabilir. İlk etapta
nisan sonu itibariyle 2 bin teslim, toplam 5 bin olmak üzere bir sözleşme
yaptık. Ama bunun sayısını demin dediğim gibi ilave olan bir firma daha oldu.
Üçüncü firma ile görüşmeler yapılıyor. Kim üretebilecekse üretmek istiyoruz. O
firmalara da alım garantisi vererek sayısı daha da artırma, sadece ülkemiz
değil ülkemiz dışına da gerektiğinde hibe etmek ve satabilir olmak. Dolayısıyla
bu anlamda biz start up firmasının geliştirmiş olduğu cihazı, ilgili tarafları
bir araya getirerek hem destek sağlamış oluyoruz, hem alım garantisi getirmiş
oluyoruz. İlk olarak 5 bin olarak sözleşme yaptık.
– Virüsle mücadelede sağlık personeli en önde gelenler.
Sağlık personeli arasında vaka var mı?
Pozitif olan vakalarımız var maalesef. Sayılarını
söylemeyeyim ama sağlık personelimizin içinde pozitif vakalarımız olduğunu
özellikle söylemek isterim. Biliyorsunuz gün sonu çalışmalar bitmiş oluyor.
Toplanan vakalar; sabah da verilebilir ama sabah sonuçlanmıyor. Olabildiğince
geç vakitte olmamasına bundan sonra daha çok dikkat edip, erken dönemde gün
sonu vakaları vermek istiyoruz.
– Yetersiz test yapıldığı iddiaları var ve Van’daki vaka
sayısının arttığı konuşuluyor.
Bilim Kurulu burada, biz başta kimlere test yapılabilir
konuştuk. Öncelikle Çin geçmişi olan kişilere dendi. Dinamik yapı olduğu için
sürekli değişti. İran’da görülünce İran geçmişi olanlar diye değiştirildi.
İtalya’da görülünce, İtalya, Avrupa olan kişiler dendi. Birçok ülkede
görülünce, yurt dışı öyküsü olanlar dendi. Artık ülkeye girmiş olduğunu
gördükten sonra semptom olan herkese. Biz şu anda baştan düşük olan şimdi üç
binlere çıktığımız, önümüzdeki günlerde 5-6 bine çıkacağımız, daha sonra tarama
kitiyle bunun sayısının daha üst noktalara çıkacağını düşünüyoruz.
Kamu üniversiteleri dahil olmak üzere kimler çalışabileceklerse
bunun bilgisini verme zorunluluğu var. O bilgiyi bize verecek olan her kurumla
çalışıyoruz. PCR yöntemiyle de her geçen gün sayımız daha da artacak. Kit
açısından sorunumuzun olmadığını, bilim kurulu daha geniş yaklaşım içinde
olduğu için bu sayılar daha da artmış olacak. Bunun için de altyapımızda sorun
yok. Biz hiçbir şekilde, hiçbir kitten hiçbir testten ücret almıyoruz. Alanlara
da müsaade etmeyeceğiz. Biz gelen kitlere kendimiz paramızı vererek alıyoruz.
‘Ülke geneline yayılmış pozitif vakalar var, Van bunlar
içerisinde öne çıkan bir ilimiz değil’
Van özelinde şu an artan bir vakamız yok. Vakamız var ama
sayısı 10’un üzerinde olan bir vaka değil. Yaygın olarak şu an Türkiye’de
sadece bir bölgeye lokalize değil. Ülke geneline yayılmış pozitif vakalar var.
Van bunlar içerisinde öne çıkan bir ilimiz değil.
32 bin personeli de en hızlı şekilde önümüzdeki bir iki
hafta içerisinde almak üzere hızla bir organizasyon içindeyiz. Şu dönemde
sektörle ilgili de bir takım yaklaşımlar olabilir. Şunu söyleyeyim. Genelde
personel alımı yaptığımızda üniversitelerden sağlık bakanlığına geçiş olduğunu
biliyoruz. Bu geçişe bu dönemde izin vermeyeceğiz. Art bu dönemde istifa
edenlerin, sağlık personeli olduğunu duyuyoruz yer yer. Bakanlığa
almayacağımızı, istifa edenlerin ne yapılması gerektiği noktasında da bir
çalışma içindeyiz.
‘OECD ortalamasına göre yoğun bakım yatağı sayısı en fazla
olan ülkeyiz’
Bu dönemi lütfen hiç kimse sahadan çekilerek bir mücadele
ortamına çevirmeyelim. Yer yer bu anlamda küçük örnekler olsa da buna izin
vermek istemediğimizi de belirtiyorum. OECD ortalamasına göre yoğun bakım
yatağı sayısı en fazla olan ülkeyiz. Yoğun bakım yatak sayımızı duruma göre
artıran ve bu süreçte şu anda herhangi bir sorun olmadığını, önemli olan bu
süreçte bizim vatandaşımızın kendilerini izole etmelerini, hastalığın erken
döneminde demin bahsettiğim şekilde erken dönemde pozitif olanlara ilacın
başlanır olması ve bu seyri durdurabilir olmak… Solunum sıkıntısı olan
hastaya da en uygun tedaviyi hızla devreye sokarak ki o ilaçla ilgili
hastalarımıza uyguladıktan sonra daha net söyleyebilir olacağız. Baştan
vakaların hepsi yurt dışı ağırlıklı idi. Artık yurt dışı temaslının temaslısı
olmaya başladı. Ve giderek son günlerde, temaslının temaslısı anlamında
hastanın arttığını söyleyebilirim.
