Yapılması Hakkında Kanun, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Kanunla diğer kamu bankalarına, bunların bağlı ortaklık ve
iştiraklerine sağlanan istisnadan Vakıf Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim
Şirketi de yararlanacak.
Bu kapsamda Türkiye Vakıflar Bankası’nın, Sermaye Piyasası
Kanunu’na göre faaliyette bulunan gayrimenkul yatırım ortaklıkları Kamu İhale
Kanunu’na tabi olmayacak.
Kanunla, bu yıl meydana gelen ve 9 ili etkileyen 4 depremden
zarar gören afetzedelere yardım edilebilecek.
Bu kapsamda Manisa, Elazığ, Malatya, Diyarbakır, Adıyaman,
Tunceli ve Van ile Bingöl’ün Karlıova, Yedisu ve Adaklı, Erzurum’un Çat
ilçesini etkileyen 4 depremden zarar gören vatandaşların mağduriyetlerinin
giderilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı fen heyetlerince tespit edilmiş
yıkık, ağır veya orta hasarlı konut, ahır ve iş yerlerinden hak sahibi olan
afetzedelere destek sağlanmasına imkan tanınacak.
‘Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında
Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında
Kanun’a yapılan eklemeyle, yurt dışında bulunan vatandaşların, zorunlu sigorta
kapsamında olmakla birlikte sigorta primi ödemesinden muaf olacak şekilde kısa
süreli çalışmalarının, zorunlu çalışma olarak değerlendirilip aylık
bağlanamaması veya bağlanmış aylıkların bu çalışmalar nedeniyle kesilmesinin
önüne geçilecek.
Söz konusu kapsamda çalışan vatandaşlara aylık
bağlanabilecek, aylık alanların ise aylıkları kesilmeksizin ödenmesine devam
edilecek. Kısa süreli çalışmaya tabi işler yönetmelikle belirlenecek.
Kovid-19 salgını nedeniyle kamu kurum ve kuruluşları ile
kamu sermayeli bankaların mali yıl içerisinde oluşabilecek ilave finansman
ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla ihraç edilebilecek olan ikrazen özel
tertip devlet iç borçlanma senetleri için 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe
Kanunu’nda belirlenen limiti, 2020 yılı için ilgili kanunda belirlenen
başlangıç ödeneklerinin yüzde 5’ine kadar olacak şekilde artırılabilecek.
Kanunla, ‘Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların
Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun’a geçici madde
eklendi. Buna göre, maddenin yürürlüğe gireceği tarihten önce alınmış
kamulaştırma kararları üzerine, mahkeme kararıyla idare adına tescil edilen
taşınmazların kamulaştırılmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle idari
yargıya açılmış davalarda iptal kararı verilmesi nedeniyle idare aleyhine
açılacak davalarda; taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesi üzerine
idarece ödenmiş kamulaştırma bedeli, davacı tarafından mahkeme veznesine depo
edilecek.
Bankalar ve
müşteriler arasında dijital sözleşme dönemi
Bankacılık Kanunu’nda yer alan bankaların faaliyet
konularına ilişkin bankalar ve müşteriler arasındaki sözleşmelerin şekli de söz
konusu kanunla düzenlendi.
Sözleşmelerin, yazılı veya uzaktan iletişim araçlarıyla
mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın, kurulun yazılı şeklin yerine
geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı
üzerinden gerçekleştirilecek, müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkan verecek
diğer yöntemler yoluyla kurulabilmesi öngörülecek.
Finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri ile
müşterileri arasındaki sözleşmeler için de bu düzenleme geçerli olacak.
Bu düzenleme ayrıca Banka Kartları ve Kredi Kartları
Kanunu’ndaki “sözleşme şartları” hükmüne de eklenecek.
Böylelikle bankalar ile müşteriler arasında ilk defa
sözleşme ilişkisi kurulmasında, bankaların potansiyel müşterilerle yüz yüze
gelmeden, fiziki belge ve ıslak imza kullanılmadan, günün teknolojisine uygun
diğer yöntemlerin de kullanılabilmesinin önü açıldı.
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak
kaydıyla, bankalar ile bireysel müşterileri arasında akdedilecek sözleşmelerin
içeriğinde yer alması gereken asgari konular ile tip sözleşmelerin uygulanacağı
işlemler, kurulun uygun görüşü alınarak kuruluş birlikleri tarafından
belirlenecek.
Abonelik sözleşmeleri
elektronik yöntemle de iptal edilebilecek
Kanunla Elektronik Haberleşme Kanunu’nda da düzenleme
yapıldı. Buna göre tüketiciler, elektronik haberleşme hizmetine abone olurken
bu hizmeti sağlayan işletmeciyle sözleşme yapma hakkına sahip olacak. Sözleşme,
yazılı olarak veya elektronik ortamda kurulacak.
Elektronik ortamda kurulacak sözleşmelerde, başvuru
sahibinin kimliğinin doğrulanmasına imkan verecek şekilde, kurum tarafından
belirlenecek yöntemler kullanılacak ve bunlara ilişkin usul ve esaslar kurum
tarafından belirlenecek.
Abonelik sözleşmelerinin feshedilmesi sürecinde abonenin
talebinin yazılı bildirilmesi koşulu kaldırılacak. Abone, elektronik yöntemlerle
de talebini iletebilecek.
Çek Kanunu’nda
düzenleme
Çek Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle karşılıksız çekten hüküm
giyen kişi, tahliye tarihinden itibaren en geç 1 yıl içinde çek bedelinin
ödenmeyen kısmının 10’da 1’ini alacaklıya ödemek zorunda olacak.
Kişinin, kalan kısmını 1 yıllık sürenin bitiminden itibaren
ikişer ay arayla 15 eşit taksitle ödemesi durumunda, mahkemece, ceza
mahkumiyetinin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilecek.
İnfazın durdurulduğu tarihten itibaren en geç 1 yıl içinde
çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda biri ödenmediği takdirde, alacaklının
şikayeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilecek.
Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’ndaki
düzenlemeye göre, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri ile
müşterileri arasındaki sözleşme, yazılı veya uzaktan iletişim araçlarının
kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın kurulun,
yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik
haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek, müşteri kimliğinin
doğrulanmasına imkan verecek yöntemler yoluyla kurulacak şekilde düzenlenecek.
Buna ilişkin usul ve esaslar, kurul tarafından belirlenecek.
Kaçak tütüne ceza 1
Temmuz 2020’de yürürlüğe girecek
Kanun’a göre, ticari amaçla makaron veya yaprak sigara
kağıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün, tütün harici herhangi bir
madde doldurulmuş olarak satanlar, satışa arz edenler, bulunduran ve
nakledenlere yönelik cezaya ilişkin uygulama 1 Temmuz 2020’de yürürlüğe
girecek.
Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya
bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara yönelik cezai uygulamanın yürürlük
tarihi 1 Temmuz 2021 olacak.
Kanunla, Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) ve bağlı
ortaklıklarında Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda tanımlanan iç kontrol
sistemi oluşturulacak.
KİT’lerin ve bağlı ortaklıklarının her düzeydeki yöneticisi,
iç kontrol sisteminin etkin şekilde oluşturulmasından ve uygulanmasından,
yönetim kurulları da gözetiminden ve gerekli tedbirlerin alınmasından sorumlu
olacak.
İç denetim, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda
belirlenen faaliyetleri kapsayacak. İç denetim, iç denetçiler tarafından
yapılacak. Yapıları ve personel sayıları dikkate alınmak suretiyle KİT ve bağlı
ortaklıklarında iç denetçi istihdam edilecek.
İç denetçiler, gerekli şartları taşıyanlar arasından yönetim
kurulu tarafından atanacak, aynı usulle görevden alınacak. İç denetçiler,
kanunda belirtilen görevleri İç Denetim Koordinasyon Kurulunca belirlenen kamu
iç denetim standartlarına uygun şekilde yerine getirecek.
İç denetçilerde
aranacak şartlar
KİT ve bağlı ortaklıklarına iç denetçi olarak atanacaklarda
Devlet Memurları Kanunu’nda belirtilen şartlar aranacak. İç denetçiler, mali ve
sosyal haklar ve yardımlar ile diğer özlük hakları bakımından bakanlık iç
denetçisine denk olacak.
Gerekli şartları yerine getirerek iç denetçi olarak görevli
bulunanlardan anılan ilgili karardaki gerekli sertifikaya sahip olanlar, bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay içinde istihdam edildikleri
teşebbüs veya bağlı ortaklıklarına başvuruları üzerine, iç denetçi kadrolarına
atanacak.
Sertifika şartı hariç diğer gerekli şartları yerine getirerek
2 yıl içinde sertifika sahibi olmak üzere iç denetçi olarak görevli/atanmış
bulunanlar, en geç 31 Aralık 2021’e kadar olmak üzere belirtilen sürede gerekli
sertifikalardan birine sahip olmaları halinde, istihdam edildikleri teşebbüs
veya bağlı ortaklıklarına başvuruları üzerine iç denetçi kadrolarına atanacak.
Bir başka düzenlemeyle Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat
Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile
Sermaye Piyasası Kanunu’nda değişiklikler yapıldı.
Buna göre, çerçeve sözleşme, yazılı şekilde veya uzaktan
iletişim araçlarının kullanılmasıyla mesafeli olarak ya da bankanın belirlediği
bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek, müşteri
kimliğinin doğrulanmasına imkan verecek yöntemler yoluyla kurulacak şekilde
düzenlenecek.
Sermaye Piyasası Kanunu’nda yapılan değişiklikle de yatırım
kuruluşları ve portföy yönetim şirketleri ile müşterileri arasındaki ilişkiler
de aynı şekilde düzenlendi. Böylelikle, MASAK mevzuatından kaynaklanan yükümlülükler
saklı kalmak kaydıyla müşterilerle ilk defa sözleşme ilişkisi kurulması
esnasında potansiyel müşterilerle yüz yüze gelme ihtiyacı ortadan kaldırılacak
ve sürecin dijital ortamda başlayıp dijital ortamda sonlanması sağlanacak.
Nüfus Hizmetleri Kanunu’ndaki değişiklikle de bu
sözleşmelerin uzaktan iletişim araçlarıyla da kurulabilmesi kolaylaştırıldı.
İçişleri Bakanlığının kimlik verileri, yerleşim yeri ve
diğer adres bilgilerinin, Sermaye Piyasası Kanunu kapsamındaki aracı kurumlar
ve portföy yönetim şirketleriyle, Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri,
Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamındaki
ödeme hizmeti sağlayıcıları ile paylaşabilmesi amaçlandı.
Görevden alınan üst
düzey kamu yöneticilere kadro düzenlemesi
Kanun ile kamu görevlileri arasından üst kademe kamu
yöneticisi kadro, pozisyon ve görevlerine atananların, görevden alınmaları veya
görevlerinin sona ermesi halinde tabi olacakları hükümler yeniden belirlendi.
Kamu görevlileri arasından ek göstergesi 6400 ve daha yüksek
tespit edilen üst kademe kamu yöneticisi kadro, pozisyon ve görevlerine
atananlardan görevden alınanlar veya görevleri sona erenler, Cumhurbaşkanlığına
bağlı ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlarda müşavir veya danışman kadro yahut
pozisyonlarına ya da bakanlıkların merkez teşkilatında bakanlık müşaviri
kadrolarına atanabilecek.
Görevden alınan veya görevleri sona erenlerin, yöneticilik
yaptıkları dışındaki kuramlara atanabilmeleri mümkün olabilecek.
Müşavir veya danışman kadro ya da pozisyonlarının tercihinde
ise atanacakları kurumların kadro/pozisyon ve teşkilat yapısı göz önünde bulundurularak
takdir edilecek.
Bakanlık müşaviri, müşavir veya danışman atananlar, üst
yöneticileri tarafından izleme, değerlendirme, araştırma, rehberlik, proje ve
eğitim gibi hizmetlerde görevlendirilecek.
Kanunla, Cumhurbaşkanlığına bağlı ofis başkan ve başkan
yardımcılarının görevden alınmaları halinde müşavir veya danışman kadro veya
pozisyonlarına ya da bakanlık müşaviri kadrolarına atanmaları imkanı
sağlanıyor.
Görevden alınan il
valileri, “vali-mülkiye başmüfettişi” kadrolarına atanacak
Dahiliye Memurları Kanunu’nda yer alan, vilayet
teşkilatındaki derece ve sınıfları gösteren tabloya göre ikinci derecede bulunan
ve üst kademe kamu yöneticileri arasında yer alan il valileri görevden alınması
halinde, kariyerlerine uygun olarak “vali-mülkiye başmüfettişi”
unvanlı kadrolara atanacak.
Kamu görevlileri arasından ek göstergesi 6400 ve daha yüksek
tespit edilen üst kademe kamu yöneticisi kadro, pozisyon ve görevlerine
atananlardan kesintisiz olarak en az 2 yıl fiilen görev yapanlar, görevden
alınmaları veya görev sürelerinin sona ermesi halinde 2 yıl süreyle daha önceki
görevine ait ödemelerden yararlanacak.
Daha önce bulundukları ya da öğrenim durumları itibarıyla
elde ettikleri unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara atanmaları durumumda
da ödemeden yararlanmaya devam edebilecek.
Müşavir, danışman kadro veya pozisyonlarına, bakanlıkların
merkez teşkilatında bakanlık müşaviri kadrolarına atananlar, derecelerine
bakılmaksızın, bu kadro ya da pozisyonlara denk kabul edilen 1. dereceli
bakanlık müşaviri kadrosuna ait mali, sosyal hak ve yardımlar ile emeklilik ve
diğer özlük haklarından yararlanacak.
İki yıl süreyle daha
önceki görevine ait ödemelerden yararlanacaklar
375 sayılı KHK’ye eklenen geçici maddeye göre, ek göstergesi
6400 ve daha yüksek tespit edilen üst kademe kamu yöneticisi kadro, pozisyon ve
görevlerinden 9 Temmuz 2018’den sonra alınmış veya görevi sona ermiş kamu
görevlileri, talepleri üzerine, önceki yöneticilik görevlerinin ilgili olduğu
kuruma, kurumun kadro/pozisyon yapısına göre müşavir ya da danışman kadro yahut
pozisyonlarına ya da bakanlık müşaviri kadrolarına atanabilecek.
Bu kişilerden en az 2 yıl fiilen görev yapmış olanlardan, 9
Temmuz 2018’den maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadarki dönemde görevden
alınan veya görev süresi sona eren kamu görevlileri, görevden alınarak ya da
görevlerinin sona ermesi neticesinde atandıkları kadro veya pozisyonlarda
bulunmaları kaydıyla, önceki üst kademe kamu yöneticiliği görevlerine ait ödemelerden
2 yıl yararlanacak.
Atanma şartlarını kaybetme, ceza kovuşturması veya disiplin
soruşturması sonucunda görevden alınan veya görevleri sona erenler, bu düzenlemelerden
yararlanamayacak.
Kanunla birlikte kapatılan Başbakanlık kadrolarında bulunan
ve diğer kurum ve kuruluşlara nakledilen personelin mali haklarının korunması
için düzenleme yapılacak.
