ABD’nin İran’a Ait Sivil Yolcu Uçağını Düşürmesi

rasthaber
Rasthaber –  3 Temmuz 1988 tarihinde İran yolcu uçağı Fars Körfezi suları
semalarında hareket halindeyken Amerikan filosundan atılan iki füzeyle
düşürülmüş ve bunun sonucunda ise 290 personel ve yolcunun şehit olmuştu.
Üzerinden29. yıl geçmesine rağmen yine akıllarda.

Yolcu uçağı ile savaş gemisi arasındaki mesafe yaklaşık 38
kilometre ama Kaptan Rogers bir çatışma ihtimaline karşı temas kurma emri
veriyor ve sonrasında o füzeler uçağa fırlatılıyor.

İlk füze uçağın sol kanadını ayırıyor ve diğer füze de
doğrudan uçağın arka kanadına fırlatılıyor ve isabet etmesiyle birlikte onu
yerinden koparıyor. Uçak doğrudan denize dalıyor ve sadece füzelerin
fırlatılmasından 84 saniye sonra denizin dibine çakılıp yok oluyor.

Birkaç saniye sonra Kaptan Rogers’e düşürülen uçağın
parçalarının bir savaş uçağından daha büyük olduğu haberi veriliyor: “Bu bir
yolcu uçağı!”

Bu kadar açık bir şekilde bir hava trajedisi gerçekleşiyor
ve Benderabbas’tan Dubai’ye gitmekte olan 655 sayılı R655 İran Air yolcu uçağı
3 Temmuz 1988’de Amerika Deniz Kuvvetlerine bağlı ve sadece 5 gün önce San
Diego’dan Basra Körfezine giren USS Vincennes deniz filosu tarafından Kruz
füzeleri fırlatılarak Körfez sularına düşürülüyor.

İran İslam Cumhuriyeti Havayollarına ait yolcu uçağına
gerçekleştirilen bu olayda, 156’sı erkek, 53’ü kadın, 2 ila 12 yaşları arasında
57’si çocuk ve 52’si Yuguslav, Pakistan, Hint ve Arap uyruklu 42 kişi ve uçağın
16 mürettebatından oluşan 290 kişi hayatını kaybetti.

Bu olaydan hemen sonra Amerikalı yetkililer savaş gemisinin
varsayımlarını ve tahminlerini tekrarladılar; bu tahminler uçağın
düşürülmesinden birkaç saniye sonra reddedilmişti.

Amerikalı yetkililer İran İslam Cumhuriyetinin F-14 uçağını
hedef aldıklarını söylemişlerdi ama uçağın tipi belirlendikten sonra, Amerikalı
yetkililer dillerini değiştirerek ve medya provokasyonuyla bu konuda hataya
düştüklerini iddia ettiler, tabi bu iddiaları da elde edilen belge ve
kanıtlarla reddedildi.

Amerika’nın İran Air 655 uçağını düşürmesinin amacı, İran
İslam Cumhuriyetini ateşkese ve savaşı sonlandırmaya zorlamak ve baskı
yapmaktı. Amerika’nın o zamanki Başkanı Ronald Reagan daha sonraları, Amerika
tarafından İran yolcu uçağının düşürülmesinin barışın sağlanması gerekliliğini
azami şekilde iki kat hızlandırdığını itiraf etti.

İran bu açık hava suikastının incelenmesi için Uluslararası
Sivil Havacılık Örgütü’ne şikâyette bulundu. Uluslararası Sivil Havacılık
Örgütü (ICAO) olağanüstü bir oturum gerçekleştirilerek, 14 Temmuz 1988’de İran
Air yolcu uçağının düşürülmesinin sebeplerini araştırma ekibi kurulması
kararını verdi. Amerika’nın itirazlarına rağmen ICAO özel araştırma ekibinin
raporları İran uçağının hedef alınması kararının son dakikalarında 3 gemi;
Saydz, Forrestal ve Vincennes arasında tartışma yaşandığını ve bu 3 geminin
İran sularını 4 kilometre kadar ihlal ettiğini ortaya koydu.

Saydz gemisinde bazıları uçağın yolcu uçağı, bazıları da
savaş uçağı olduğunu söylediler. İki dakika sonra Vincennes gemisi hava
istihbarat merkezi personelleri, uçağın F-14 olduğu yönünde rapor bildirdiler.

Bu sırada Saydz gemisi personelleri bu ticari bir uçak,
bekleyin diye bağırıyorlardı.

Saydz’in bir komutanı da uçak muhtemelen ticari diyordu. 3
Amerikan gemisi arasında konuşmalar sürdüğü sırada, Vincennes Komutanı
füzelerini fırlatma kararı aldı ve İran Air uçağına iki Kruz füzesinin
fırlatılmasına karar verdi.

Bölgede konuşlandırılmış ABD savaş gemilerinin derin
şüphelerinin dışında, Amerika askeri ve yolcu birimleri arasındaki koordinasyon
eksikliği inkâr edilemez bir konudur. Belki bu konu askeri komutanların yolcu
uçağı uçuş bilgileri ile ilgili uyarıları dikkate almamalarında bir kasıtları
olduğunu göstermektedir. Hava trafik hizmetleri birimlerinin askeri operasyon
birimleriyle bilgi iletişimini dikkate almamanın, Chicago Anlaşması uyarınca
uluslararası hava anlaşmalarını ve yasalarını ihlal olduğu ve kesinlikle hata
sayılması gerektiği konusu, ICAO’nun raporlarında göz ardı edilmemiştir.

İran’ın, Amerika tarafından yolcu uçağına saldırılarak
düşürülmesi olayının incelenmesini talep etmesi üzerine, ICAO komisyon merkezi
2 gün tartışma ve görüş alışverişinin ardından Amerika’nın adını bile anmadan
bir karar yayınlayarak işini sonlandırdı. ICAO 6 satırlık bildirisinde derin
üzüntülerini dile getirerek, İran hükümeti ve kurbanların ailelerinin acılarını
paylaştıklarını belirtip, başsağlığı dileyerek, sivil uçağa yönelik silah
kullanılmasını kınadı ve genel sekreterden gerçeğin daha fazla aydınlanması
için bir komite oluşturması istedi.

Tabi bu eylemden önce İran İslam Cumhuriyeti Güvenlik
Konseyi Bakanına bir mektup yazarak, bu konunun incelenmesi için acil konsey
toplantısı istemişti. Konsey, 30 Temmuz 1988 tarihindeki 3831 sayılı
toplantısında sunulan öneri kararını onayladı. Konsey sadece 655 sayılı İran
Air’in sivil bir uçağının Amerika savaş gemisi Vincennes’ten iki kruzer füzesi
fırlatması sonucu Hürmüz Boğazına düşürülmesinden dolayı derin üzüntülerini
dile getirerek, Basra Körfezinde tarafsız bir araştırma yapılması gerektiğini
vurguladı ama bu konu da bir sonuca ulaşmadı.

Tabi bu konu burada bitmiyor. Amerika hizmetleri sonunda
hava saldırıları koordinatörü Lustig’e ve Vincennes savaş gemisi komutanını
Rogers’e kahramanca başarılarından dolayı iftihar madalyası verdi.

Babası o gün ki Amerika Başkanı Ronald Reagan’ın Yardımcısı
olan George Bush’da İran Air yolcu uçağının düşürülmesi olayından bir ay sonra,
“ben asla Amerika tarafından özür dilemeyeceğim. Ben ne yaptığını ve gerçeğin
ne olduğunu önemsemiyorum” demişti.

Savaş gemisi Vincennes komutanı William Rogers’da açık bir
şekilde “eğer yüz defa da aynı olay yaşansa, yine de ateş emri veririm” dedi.

Böylece, Amerika’nın insanlığa karşı kalın cinayetler
kitabına yeni bir sayfa daha eklendi.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın