Cuma Günü Vereceğimiz Müjde İle Türkiye’de Yeni Bir Dönem Açılacak

rasthaber
Rasthaber –  Başkent Organize Sanayi Bölgesi’ndeki ‘Kalyon Güneş
Teknolojileri Fabrikası’nın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan,
“Ülkemiz kaynaklı olmayan bazı sıkıntılarla karşılaşsak da Türk ekonomisi
salgın öncesi ivmesini tekrar yakalamış görünüyor” dedi. Erdoğan, cuma
günü verecekleri müjde ile Türkiye’de yeni bir dönemin açılacağını söyledi.

Başkent Organize Sanayi Bölgesi’nde 1.4 milyar dolarlık
yatırımla kurulan ve yıllık 500 megavat güneş paneli üretim kapasitesine sahip
olan Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası törenle açıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kalyon
Holding tarafından inşa edilen güneş paneli fabrikasının açılışında olmaktan
büyük bir bahtiyarlık duyduğunu belirtti. Türkiye’nin ilk ve tam entegre güneş
paneli üretim tesisinin ülkeye, millete ve enerji sektörüne hayırlı olmasını
dileyen Erdoğan, bu üretim tesisini Türkiye’ye kazandıran Kalyon holding ve
yöneticileri ile projeye destek veren bakanlıkları tebrik etti.

‘Bunlar yan gelip yatarak olmadı, çalışarak oldu’

Başkent Organize Sanayi Bölgesi’nin kendisi için farklı bir
yeri olduğunu dile getiren Erdoğan, organize Sanayi Bölgesi’nin temelini
kendisinin attığını hatırlattı. “Bunlar tabii durarak olmadı, yan gelip
yatarak olmadı, çalışarak oldu” diyen Erdoğan, bugün önemli bir yatırımın
adımını attıklarını anlattı.

​Firma yetkilileri ve 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan tesisle ilgili önemli bilgiler
aldıklarını aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:

“Kalyon Holding’in gerek teknoloji altyapısı gerekse
vizyonu itibarıyla her açıdan gurur duyulacak bir tesisi ülkemize
kazandırdığını görüyoruz. 400 milyon dolarlık bir yatırımla 100 bin metrekare
kapalı alanda kurulan ve 1400 insanımıza istihdam imkanı sunan tesisimizin,
ülkemizi güneş paneli sektöründe liderliğe taşıyacağına inanıyorum. Tabii yenilenebilir
enerji olayı gerçekten bizler için çok ama çok çok önemli. Yıllık 500
megavatlık güneş paneli üretim kapasitesinin, özellikle yurt dışından gelen
talepler neticesinde iki katına çıkarılacak olması da bu hedefe ulaşma
noktasında önemli bir referanstır.”

‘Artık sadece üretmek, sadece ürettiğini iç piyasa ve yurt
dışına satmak yetmiyor’

Erdoğan, firmaların dünyaya açılımında üretim ile beraber
tasarımın, yenilikçiliğin de öne çıktığı bir dönemde yaşandığına işaret ederek
“Artık sadece üretmek, sadece ürettiğini iç piyasa ve yurt dışına satmak
yetmiyor. Şirketlerimizin üretim ile beraber inovasyona, araştırma geliştirme
faaliyetlerine de ağırlık vermesi gerekiyor. Tesisimizin 100 mühendis ve
araştırmacının çalışacağı modern bir araştırma geliştirme merkezi ile
desteklenmiş olması bu bakımdan takdire şayandır” ifadelerini kullandı.

‘Koronavirüs salgını halen kontrolümüz altında’

Erdoğan, dünyanın birçok ülkesinde koronavirüs nedeniyle
yatırımlar durmuşken Türkiye’nin özel sektörü ve kamu kurumlarıyla özgün bir
yol izlediğini belirtti. Salgın sürecinde salgınla mücadelenin sekteye
uğramadığını, başka ülkeler gibi yatırımları durdurma kararı almadıklarını
belirten Erdoğan, “İnsanımızın sağlığından taviz vermeden, hiçbir
vatandaşımızı mağdur etmeden, ekonomimizi yeniden büyüme trendine sokmaya
çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Dünya genelinde 800 bin insanın canına mal olan bir sağlık
krizinin üstesinden gelmenin kolay olmadığına işaret eden Erdoğan, salgının
sadece sosyal hayatı değil, üretimden ticarete, turizmden eğitime kadar günlük
yaşantının her alanını etkilediğini ifade etti.

‘Turizm sektörümüz toparlanmaya başladı’

Türkiye’nin zamanında aldığı tedbirler ve attığı kararlı
adımlarla bu salgını en başarılı şekilde yöneten nadir ülkelerden birisi
olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:

“Son dönemde vaka sayılarında kısmı bir artış yaşansa
da salgın halen kontrolümüz altındadır. Hava yolu trafiğinin de kaybettiği
ivmeyi tekrar yakaladığını görüyoruz. Rusya, Ukrayna ve Almanya gelen misafirlerimizin
sayısının artmasıyla turizm sektörümüz toparlanmaya başladı. Keza haziranda
sanayi üretimi, aylık ve yıllık bazda güçlü bir performans gösterdi. Yüzde
17.6’lık aylık üretim artışıyla dünyada en hızlı toparlanan ilk 5 ülkeden biri
olduk. Sermaye ve ara malı kalemlerindeki çift haneye varan artışlar, yatırım
talebi açısından da çok güçlü bir sinyaller veriyor. Yılın ilk 7 ayındaki
yatırım talebi, salgın şartlarına rağmen, geçen senenin yüzde 28 üzerinde
seyrediyor. Türkiye genelinde konut satışları 2020 Temmuz ayında bir önceki
yılın aynı ayına göre yüzde 125 artarak tarihi bir rekora imza attı. Üretimin
temel girdilerinden olan elektrik tüketimi verileri artış eğiliminde. Organize
Sanayi Bölgelerimizdeki elektrik tüketimi, temmuz ayında, hazirana göre yüzde 7
daha fazla gerçekleşti. Yine ilk 7 ayda sanayi siciline 8 bin 266 işletme
kaydoldu. Burada da geçen seneye göre yüzde 6’lık bir artış var. Ülkemiz
kaynaklı olmayan bazı sıkıntılarla karşılaşsak da hamdolsun Türk ekonomisi
salgın öncesi ivmesini tekrar yakalamış görünüyor. İnşallah bu tempoyu daha da
artırmakta kararlıyız.”

 

Her imtihanın aynı zamanda sunulmuş bir imkan olduğuna
işaret eden Erdoğan, koronavirüs salgınıyla değişen küresel dinamiklerin
Türkiye’nin önünde yeni kapıların aralanmasına, yeni fırsatların belirmesine
vesile olduğunu söyledi.

‘CHP’nin tek derdi IMF komiserlerine ülkeyi yeniden teslim
etmek’

Bu süreçte kendilerine düşenin millete karamsarlık aşılayan
muhalefete aldırmadan üretime, yatırıma devam etmek olduğunu söyleyen Erdoğan,
ifadelerini şöyle sürdürdü:

“CHP zihniyetinin bizi esir almasına izin verirsek bu
ülkeyi siyasette vesayete, sanayide ithalata, enerjide dışa bağımlılığa mahkum
ederiz. Milletin mücadelesine destek olmak yerine takoz olan sığ bir muhalefet
anlayışının ülkemize verebileceği hiçbir şey yoktur. Türkiye’nin kalkınmasına
katkı yapmak varken sürekli ülkemizi karalayan, sağa sola Türkiye’yi şikayet
eden bir muhalefet, bu ülkeye tamamen yabancılaşmış demektir. CHP’nin tek derdi
otel lobilerinde gizlice buluştukları IMF komiserlerine ülkeyi yeniden teslim
etmektir. İş dünyamızdan, tüm umudunu devletimizin tökezlemesine, Türk ekonomisinin
yara almasına bağlamış muhterislere, kulak asmamasını özellikle rica
ediyorum.”

Tüm müteşebbislerin, Türkiye’nin potansiyeline inanmalarını,
Türkiye’nin aydınlık geleceğine güvenmelerini isteyen Erdoğan, “Nasıl
bugün her alanda dünden daha iyi bir yerdeysek inşallah yarın çok daha iyi bir
konumda olacağız. 18 yılda nasıl Türkiye’nin çehresini değiştirdiysek yeni
başarı hikayelerini de yine birlikte yazacağız. Bunu da son 18 yıldır olduğu
gibi yine CHP’nin sorumsuz, vizyonsuz siyasetine rağmen başaracağız” diye
konuştu.

‘Enerjide de dışa bağımlı bir ülkenin siyasi bağımsızlığı
tartışmalıdır’

Diplomasi, ekonomi, üretim ve sürdürebilir kalkınmada
başarının temel şartının enerjide bağımlılığı en aza indirmek olduğunu dile
getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

“Savunma sanayinde olduğu gibi enerjide de dışa bağımlı
bir ülkenin siyasi bağımsızlığı tartışmalıdır. Enerjide dışa bağımlılık sadece
cari denge açısından değil, aynı zamanda enerji güvenliği açısından da bir
tehdit unsurudur. ‘Güçlü enerji, bağımsız Türkiye’ idealiyle 3 yıl önce Milli
Enerji ve Maden Politikamızı hayata geçirdik. Dışa bağımlılığımızı azaltmak
için yerli ve yenilenebilir enerjinin enerji sepetimizdeki payını artıracak
yatırımlara hız verdik. 2019 yılında elektriğimizin yüzde 62’sini yerli ve
yenilenebilir kaynaklardan ürettik. 2002 yılında yenilenebilir kaynaklardan
elektrik üretimimiz yüzde 26.3 iken, bu sayı 2019’da yüzde 48’e, bu yılın
temmuz sonu itibariyle de yüzde 49.2’ye yükseldi. 2019 yılında güneş
enerjisinden elde ettiğimiz elektrikle yaklaşık 4.1 milyon hanenin elektrik
tüketimini karşıladık. 2002’de 12 bin 305 megavat olan yenilenebilir enerji
kurulu gücümüz, 2020 Temmuz sonu itibariyle 46 bin 679 megavata çıktı. Daha
önce termik santraller ve hidroelektrik santralleri Türkiye’nin baz yükünü
karşılarken bugün rüzgardan, güneşten, jeotermal, biyokütle gibi yenilenebilir
enerji kaynaklarından istifade ediyoruz.”

Güneş enerjisi kurulu gücünde Türkiye’nin dünyada onüçüncü,
Avrupa’da yedinci sırada olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bugün güneşten
elektrik üretimimiz toplam elektrik üretimimizin yaklaşık yüzde 4’ünü
oluşturuyor. Bu yıl ilk defa güneş ve rüzgar santrallerimizin toplam elektrik
üretimimizdeki payı yüzde 10’un üzerinde gerçekleşti. Yerli ve yenilenebilir
enerji kaynaklarımızı ve madenlerimizi yerli üretim, yerli Ar-Ge ve yerli insan
kaynağı şartıyla yatırıma açıyoruz” diye konuştu.

‘Ülkemize dayatılmaya çalışılan Sevr’e boyun eğmeyeceğiz’

Enerji arz kaynaklarını çeşitlendirirken eş zamanlı olarak
hidrokarbon arama faaliyetlerine de hız kazandırdıklarını aktaran Erdoğan,
“Akdeniz’deki hak ve hukukumuzu korumaya yönelik attığımız adımlar, enerji
dışa bağımlılığımızı ortadan kaldırmak için hayati öneme sahiptir. Burada bir
hakikati tekrar altını çizerek ifade etmekte fayda görüyorum. Özellikle ‘Doğu
Akdeniz’de ne işimiz var?’ diye soran muhalefetin bu hususları iyi dinlemesini,
iyi öğrenmesini istiyorum. Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’den Libya’ya kadar farklı
cephelerde yürüttüğü mücadele, sadece bir hak mücadelesi değil, bir istikbal
mücadelesidir. Vatanımızı savunmak bizim için ne kadar önemliyse bugün mavi
vatanı savunmak da aynı derecede önemlidir. Bir asır önce nasıl millet olarak
Sevr’i yırtıp atmışsak bugün de Doğu Akdeniz’de ülkemize dayatılmaya çalışılan
Sevr’e boyun eğmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘Biz de bu müjdenin hayalleri, rüyası içindeyiz’

Cuma günü verecekleri müjde ile Türkiye’de yeni bir dönemin
açılacağını ifade eden Erdoğan, “İnşallah cuma günü tüm milletimize bir
müjdeyi vermekle karşı karşıya olacağımızı tahmin ediyor ve buna inanıyorum.
Biz de bu müjdenin hayalleri, rüyası içindeyiz. Cuma günü inşallah bu müjdeyi
tüm milletimize vermek suretiyle Türkiye’de yeni bir dönemin açılacağına da
şimdiden inanıyorum. Şimdi açıklarsam bu işin heyecanı kaybolur, onun için
açıklamamakta fayda var diye düşünüyorum” dedi.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın