Bahçeli: ABD’nin Dostluk Anlayışı Hasımlığa Dümen Kırmıştır

rasthaber
Rasthaber –  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD’nin yaptırım
kararına sert tepki gösterdi. Twitter’dan açıklama yapan MHP lideri,
“Türkiye-ABD ilişkileri, bidayetinden beri hem sancılı bir seyir izlemiş
hem de güvensizlik ekseninde vücut bulmuştur” dedi.

Bahçeli’nin açıklamaları şu şekilde:

  • Dost(luk)
    demek, dostuna kötülüğün dokunmamasından ziyade, bu potansiyeli irade ve
    ilişki ağlarında taşımamak demektir. Dostluğun muarızı düşmanlık olarak da
    okunmamalıdır. Şunu kabul etmek lazımdır ki, devletler arasında kalıcı
    dostluklar değil, kavrayıcı çıkarlar hâkimdir. 
  • Dostluk
    ve müttefiklik; tek merkezli ilerleyen, tek yanlı işleyen, tek taraflı
    işlevsellik gösteren bir mekanizma şeklinde görülmemelidir. Eşitlik ve
    hakkaniyet temelinde bir diyalog ve diplomasi yoksa taraflardan birisi
    hakim diğeri de mahkum olacaktır.
  • Dostluğun
    ve düşmanlığın saat başı değiştiği, biçim ve içeriğinde zamana ve şartlara
    göre dönüşümlerin yaşandığı bir dünya düzeninde haksızlık kurumsallaşmış,
    denge ve istikrar kaybolmuştur. İnsanlığın en temel sorunu sistemik
    çarpıklık, hukuksal gelgitler, ahlaki iflastır.
  • Türkiye-ABD
    ilişkileri, bidayetinden beri hem sancılı bir seyir izlemiş hem de
    güvensizlik ekseninde vücut bulmuştur. Bir tarafın sürekli dayatıp
    tavizler istediği; diğer tarafın bunu göğüslemek için mücadele ettiği bir
    ilişki ağına müttefiklik demek ne kadar mümkündür?

‘ABD’nin dostluk anlayışı hasımlığa dümen kırmıştır’

  • Trump
    yönetimi giderayak “Yaptırımlar Yoluyla Amerika’nın Hasımlarıyla Mücadele
    Yasası” kapsamında, Türkiye’ye kabulü imkansız yaptırımlar açıklamıştır.
    ABD’nin dostluk anlayışı hasımlığa dümen kırmıştır. Bu durum skandal
    olmakla birlikte saygısızlık ve nezaketsizliktir.
  • ​14
    Aralık 2020 tarihinde açıklanan yaptırımların bahanesi S-400 hava savunma
    sistemleri olarak gösterilmiştir. Savunma Sanayii Başkanlığı ile Kurum
    Başkanı, Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı, Hava Savunma ve Uzay Daire
    Başkanlığı’ndan iki kardeşimize yaptırım uygulanacakmış.
  • Bu
    yaptırımlar utancın ve uyuşmuş aklın tezahürüdür. MHP, yaptırım
    kararlarını reddetmekle birlikte kınamaktadır. Bugüne kadar bir NATO
    müttefikine yaptırım uygulanmamıştı. 1975’ten beri ABD böyle bir yanlışın
    faili olmamıştı.
  • Nitekim
    ABD’nin Türkiye’ye şaşı bakışı, soğuk yaklaşımı böylelikle tevsik
    edilmiştir.
  • Türkiye’nin
    milli savunma sanayiindeki kazanımları dost görünümlü muhasım odakların
    uykularını kaçırmaktadır. İnşallah bundan sonra da asla uyuyamayacaklar,
    bunları uyku tutmayacaktır.

‘Hiçbir ambargo, hiçbir yaptırım, hiçbir baskı ve tehdit
bizi yolumuzdan döndüremez’

  • Hiçbir
    ambargo, hiçbir yaptırım, hiçbir baskı ve tehdit bizi yolumuzdan
    döndüremez. Bu vesileyle bir çalışıyorsak on çalışacağız, bir yapıyorsak
    yüz yapmayı deneyeceğiz. Hiç kimseye eyvallah demeyeceğiz, muhannete
    muhtaç düşmeyeceğiz.
  • Yaptırım
    kararlarıyla birlikte emperyalizmin kuklaları tarafından milli silah
    sanayiimize sürülmek istenen kara lekenin gerçek manası da sanıyorum
    ortaya çıkmıştır. Tank-Palet Fabrikası’yla ilgili siyasi istismar
    kampanyası yürütenler zalimlerin içimize sızmış maşalarıdır.

‘Türkiye kimden silah alıp almayacağını ona buna soracak
değildir’

  • Türkiye
    kimden silah alıp almayacağını ona buna soracak değildir. ABD izin ve onay
    makamı hiç değildir. Aksi tertip, teklif ve telkinler küstahlığın dik
    alasıdır.
  • S-400’ü
    niye aldınız diye parmak sallayanların, geçmişte talep edilen silahları ve
    füze savunma sistemlerini satmamak için hangi sanal gerekçelere müracaat
    ettikleri hepimizin ve herkesin malumudur. Türk milletine parmak
    sallanmaz, sallayan bunun sonuçlarından kurtulamaz.
  • Türkiye
    Cumhuriyeti bağımsız ve egemen bir devlettir. Kendi kaderine kendisi yön
    verir, istikamet çizer. Türkiye’yi cephe ülke, mevzi ülke, siper ülke
    görenler şaşkınlık içinde bocalayan şuursuzlardır. Boynumuza tasma geçmez,
    ayaklarımıza pranga vurulmaz, irademiz rehin edilemez.

‘Metinde bölücü HDP’nin gene imzası yoktur’

  • TBMM’de
    grubu bulunan dört siyasi parti ortak bir metine imza atarak yaptırımlar
    konusundaki yüksek tepkiyi dünyaya ilan etmişlerdir. Ne var ki, bu metinde
    bölücü HDP’nin gene imzası yoktur. Bilakis bu terörist ikmal yuvası
    Türkiye’ye saldırmış, ABD’nin yanında saf tutmuştur.
  • Hangi
    milli meselede HDP Türkiye’nin yanında durmuştur? Ne zaman diğer
    partilerle birlikte müşterek refleks göstermiştir? Düşmanın içimizdeki
    uzantısı ve kule gözcüsü olan bu sözde parti hangi yaraya merhem olmuştur?
  • Türkiye’nin
    kuyusunu kazan, millete ihanet eden, teröre yardım ve yataklığı aleni olan
    bu kokuşmuş oluşumun neresinde milli irade vardır?
  • HDP,
    milletin vergilerinden oluşan hazine yardımlarının üzerine yatarak millete
    ihanet etmektedir. Üstelik aldığı paralar ihanet, mermi, şehadet olarak
    maalesef fatura edilmektedir. Haksızlık zulüm değil mi? Milletten geçinip
    millete silah çekmek alçaklık sayılmayacak mı?
  • Adalet
    bu demokrasi ayıbının, bu insanlık faciasının neresindedir?
  • HDP,
    2016’dan bugüne kadar, ki 2020’de dahil olmak üzere 285 milyon 888 bin
    lira hazine yardımı almıştır. Yine bu tarihler arasında Kandil ruhsatlı
    bölücü milletvekillerinin aldığı toplam milletvekili maaş tutarı ise 39
    milyon 88 bin 872 liradır.
  • Yetim
    hakkı, gariban nafakası, yoksul parası, milletimizin alın teri
    teröristlerin kursağına gitmektedir. Dünyanın neresinde terörizmi
    destekleyen, etnik bölücülük yapan bir sözde partiye devlet para
    yağdırmaktadır? Bunu nasıl hazmedelim, buna nasıl göz yumalım?
  • Dağdaki
    eşkıya mekapla gezer, Meclis’teki bölücüler kırmızı plakalı lüks arabalara
    biner. Benzin devletten, kaynak devletten, kan ve şehadet yine devletten
    çıkar. Bölücülere verilen bir liranın millete dönüşü gözyaşıdır,
    feryattır, acıdır, al bayrağa sarılı şehit tabutudur.
  • Elimizi
    vicdanımıza koyalım ve soralım, bu karanlık ve kahredici çelişki reva
    mıdır?
  • HDP’nin
    kapatılmasına karşı çıkan CHP’li sözcüler, demokrasi istismarcısı İP’in
    Başkanı ve AK Parti’nin içindeki bazı yöneticiler cevap versinler; Türk
    devletinin ihaneti beslemesi, mermi, bomba, mayın, keleş masraflarını
    karşılaması olacak ve makul görülecek şey midir?
  • Ey
    Faik Öztrak ve onun gibi zırvalayan lekeli güruh; biber, patlıcan, domates
    fiyatlarıyla ilgilendiğiniz kadar bu melanet tabloya yarım aklınızla kafa
    yormayı hiç denediniz mi? Asgari ücretli kardeşlerimizi dilinize
    doladığınız kadar bu meseleyi hiç gündeminize aldınız mı?
  • Esnaf
    gezip sahte üzüntü mesajları veren İP’in Başkanı, teröristlerin finanse
    edilmesine yüzsüzce sessiz kalman onayladığın anlamına gelmiyor mu?
    Diyorlar ki, “Parti kapatmanın Türkiye’de olumlu bir sonucu görülmedi.”
    Mesele parti kapatmanın ötesinde ihaneti cezalandırmaktır.

‘HDP açılmamak üzere kapatılmalıdır’

  • HDP
    açılmamak üzere kapatılmalıdır. Etnik bölücülüğü ve terörü referans alan
    hiçbir parti kuruluşuna da müsaade edilmemelidir. Gerekirse Anayasa’da
    düzenleme yapalım, gerekirse Siyasi Partiler Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nda
    reform yapalım, bu kanayan yarayı durduralım.
  • Zehirli
    haşeratla mücadele milli haysiyete muhteşem hizmettir. Bölücülükle
    mücadele istiklalimize onur verici destektir. Artık seçenek kalmamıştır:
    Ya terörizm ya temizlik, ya bölücülük ya da huzur. Her siyasi parti
    tarafını ve tercihini yapmalıdır.
  • Terörle
    milli birlik ve kardeşlik arasında tarafsız bir alan yoktur.
  • Milliyetçi
    Hareket Partisi Türkiye’nin geleceğini güvenceye alacak her adıma, her
    karara, her girişime, her çetin imtihana sonuna kadar vardır ve hazırdır.
    Gelin bu ateşi söndürelim, gelin bu devrana son verelim. Gelin bu hesabı
    soralım.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın