tarafından “Özgür birey, güçlü toplum, daha demokratik bir Türkiye”
vizyonuyla hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planı’nı açıkladı.
Bunun uzun süren ve çok emek verilen bir çalışma olduğunu
belirten Erdoğan, değişim ve reform iradelerinin devam ettiğini de bir
göstergesi olduğunu söyledi.
Erdoğan, her maddenin hayata geçmesi için gerekli adımları
kararlılıkla atacaklarını belirtti. “Adalete sarılınca müreffeh olur,
adaletten sapınca gerileriz” diyen Erdoğan, insan hakları savunucusu
Malcolm X’in de “Ben gerçeğin peşindeyim kimin söylediği önemli değil. Ben
adaletin peşindeyim kim için veya kime karşı olduğu önemli değil” sözünü
hatırlattı.
Erdoğan ayrıca çalışmayla ilgili “Öyle her çiçeğe su
vermeyeceğiz. Susuz çiçeğe su vermek adalet, dikene su vermek zulüm olur”
örneğini verdi.
11 temel ilkeyi sıraladı
Gelecek hafta da ekonomiyle ilgili reform adımlarını
açıklayacaklarını belirten Erdoğan, İnsan Hakları Eylem Planı’nda yer alan 11
temel ilkeyi şöyle sıraladı:
İnsan, doğuştan sahip olduğu vazgeçilmez haklarıyla yaşar.
Devletin temel amaç ve görevi, bu hakları korumak ve geliştirmektir.
İnsan onuru, bütün hakların özü olarak hukukun etkin
koruması altındadır.
Dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç,
din, mezhep ve benzeri sebepler temelinde hiçbir ayrımcılık söz konusu
olmaksızın herkes hukuk önünde eşittir.
Kamu hizmetinin herkese eşit, tarafsız ve dürüst biçimde
sunulması, bütün yönetsel faaliyetlerin temel özelliğidir.
Mevzuat, tereddüt doğurmayacak şekilde açık, net, anlaşılır
ve öngörülebilir kurallar içerir, kamu otoriteleri bu kuralları hukuk güvenliği
ilkesinden ödün vermeden hayata geçirir.
Sözleşme özgürlüğüne, hukuki güvenlik ilkesi ve kazanılmış
hakların korunması prensibine aykırı olarak hiçbir şekilde müdahale edilemez.
Devlet, girişim ve çalışma hürriyetini rekabete dayalı
serbest piyasa kuralları ile sosyal devlet ilkesi çerçevesinde korur ve
geliştirir.
Adli ve idari işleyiş; masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı
ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkelerini koruyan, gözeten ve güçlendiren bir
yaklaşımı merkezine alır.
Hiç kimse, başkalarının kişilik haklarına saygı göstermek
suretiyle yaptığı eleştirisi veya düşünce açıklaması nedeniyle özgürlüğünden
yoksun bırakılamaz.
Bağımsız ve tarafsız yargı ile korunan hukuk devleti, hak ve
özgürlükler ile adaletin teminatı olarak her alanda tahkim edilir.
Haklarının ihlal edildiğini iddia eden herkes, etkili kanun
yollarına zahmetsiz şekilde erişebilmelidir. Adalete erişim, hak ve
özgürlüklere saygının merkezindedir.
Erdoğan, bu ilkeler çerçevesinde belirlenen eylem planının 9
amaçtan ve 50 hedeften oluştuğunu söyledi.
‘Siyasi partiler ve seçim mevzuatında değişiklik yapmak
üzere kapsamlı bir çalışma başlatıyoruz’
Bu amaçlardan ilkinin “Daha güçlü bir insan hakları
koruma sistemi” olduğunu ifade eden Erdoğan “Buradaki hedefimiz,
insan haklarına dayalı bir hukuk devleti anlayışının daha da
güçlendirilmesidir. Mevzuat ve uygulamayı bu doğrultuda düzenli olarak gözden
geçirecek ve gerekli tüm tedbirleri alacağız. Böylece Avrupa Birliği ile
bilhassa Vize Serbestisi Diyaloğu’nda karşılanması beklenen hususlara yönelik
çalışmalara da hız veriyoruz” diye konuştu. Erdoğan, şöyle devam etti:
– “Yine bu amaç başlığı altında Anayasa Mahkemesi’ne
bireysel başvuru sisteminin etkinliğini artırmayı hedefliyoruz. Demokratik
katılımı güçlendirmek için, siyasi partiler ve seçim mevzuatında değişiklik
yapmak üzere kapsamlı bir çalışma başlatıyoruz. İnsan hakları kurumlarının
etkinliğini artırıyoruz. Kamu Denetçiliği Kurumu ile Türkiye İnsan Hakları ve
Eşitlik Kurumu’nun kararlarını, kişisel verilerin korunması suretiyle
kamuoyunun erişimine açıyoruz.
‘Ceza İnfaz Kurumları İnsan Hakları İzleme Komisyonu
kuruyoruz’
– ‘Geç gelen adalet, adalet değildir’ anlayışıyla,
vatandaşımızın taleplerini ve sıkıntılarını daha hızlı, daha etkin, daha şeffaf
bir şekilde çözecek adımları atıyoruz. Bu çerçevede, İnsan Hakları Tazminat
Komisyonu, Anayasa Mahkemesi’ne başvuruya gerek kalmaksızın, uzun yargılama
zararlarını karşılayacak. Ayrıca, ceza infaz kurumlarını insan hakları odaklı
olarak denetim ve takip için, barolar, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerden
temsilcilerin de katılımıyla bağımsız bir ‘Ceza İnfaz Kurumları İnsan Hakları
İzleme Komisyonu’ kuruyoruz.”
‘Yeni mağduriyetler yaşanmasının önüne geçmek istiyoruz’
Eylem planının sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak
mağdur haklarını da güçlü bir şekilde seslendirdiğini vurgulayan Erdoğan,
“Kırılgan gruptakiler başta olmak üzere suç mağduru vatandaşlarımıza,
adliyenin kapısından içeri girdiği andan itibaren destek olarak, bu
insanlarımızın yeni mağduriyetler yaşamasının önüne geçmek istiyoruz. Bunun
için, çocuklar, kadınlar, engelliler ve yaşlılar başta olmak üzere suç
mağdurlarına yönelik sağlanan psiko-sosyal destek ve bilgilendirme
hizmetlerinin etkinliğini artırıyoruz. Aynı kapsamda, Adli Destek ve Mağdur
Hizmetleri Müdürlükleri ile Adli Görüşme Odalarını da yaygınlaştırıyoruz”
dedi.
‘Kararların adil olmasının yanında makul sürede verilmesi
gerekiyor’
“Hukuk devletinin bağımsız, tarafsız bir mahkemelerin
varlığı ile vücut bulacağı inancıyla yeni adımlar atıyoruz. Kararların adil
olmasının yanında makul sürede verilmesi gerekiyor” diye konuşan Erdoğan,
açıklamalarının devamında şu bilgileri verdi:
“- Terfi ve teftiş mekanizmasını kararların yeterli
gerekçeyle yazılıp yazılmadığı gibi objektif performans kriterleri çerçevesinde
yeniden yapılandırıyoruz. Yargı kararlarında da dilimizin en yüksek temsilini
bekliyoruz. Yargı kararlarının anlaşılabilir olmasına ilişkin meslek öncesi ve
meslek içi faaliyetlerini arttırıyoruz. Gerekçelerin sağlam, tutarlı ve
tartışmaları bitiren mahiyette olması için HSK’nin denetim alanını
genişletiyor, istinaf dairelerine de bu sebepten dolayı bozma yetkisi
veriyoruz.
– Hâkim, savcı ve
avukat adaylarına Anayasa Mahkemesi’nde staj imkânı getiriyoruz. Hâkim ve
savcılar ile kamu görevlileri için ‘sosyal medya etik ilkeleri’ni,
‘tarafsızlık’ anlayışını esas alarak belirliyoruz.
‘Yargıda hedef süre uygulamasını yaygınlaştırıyoruz’
– Adil kararın makul
sürede verilmesini temin için yargıda hedef süre uygulamasını
yaygınlaştırıyoruz. Aynı uygulamayı istinaf ve adli tıp içinde getiriyoruz.
Kararın 30 gün içinde yazılmasını zorunlu kılıyoruz. Elektronik tebligat
uygulamasına yurtdışındaki vatandaşlarımızı da dahile diyoruz. İddianamelerin
mağdur ve müştekilere de tebliğ uygulamasını başlatıyoruz. Dosyaya sonra giren
belgelerin taraflara tebliğini de zorunlu hale getiriyoruz.
‘Avukatlardan alınan vergi oranını düşürüyoruz’
– Maddi durumu
yetersiz olanlara verilen hizmet için avukatlardan alınan vergi oranını
düşürüyoruz. Kamu avukatlarının çalışma esaslarını düzenliyor, özlük haklarını
düzeltiyoruz. Dava, icra ve noter harç ve masraflarını sadeleştiriyoruz.
e-Duruşma uygulamasını tüm hukuk mahkemelerine yaygınlaştırıyoruz. Adli yardıma
elektronik ortamda başvurulmasını sağlıyoruz.
– Eylem Planımızın
üçüncü amacı hukuki öngörülebilirlik ve şeffaflıktır. Özünde hukuk güvenliği
ilkesi var. Mevzuatımız kişiler ve idare yönünden tereddüte yer vermeyecek
şekilde açık ve uygulanabilir olmalıdır. Eylem planıyla idarenin iş ve
işlemlerinde şeffaflığı daha da güçlendiriyoruz. İdareye yapılan başvurularda
cevap verme süresini 60 günden 30 güne indiriyoruz. Kişilere idari mekanizmalar
nezdinde iş yapma kolaylığı yapacak tüm adımları atıyoruz.
‘Yargıdaki unvanlı görevler için de kıdem şartı aranacak’
– İstinaf ve temyize
başvurma süresi gerekçeli kararın tebliği ile başlayacak. Yargıtay ve Danıştay
üyeliğine seçilebilmek için en az 45 yaş ile birinci sınıf olmanın yanında,
belli bir kıdem şartı da getiriyoruz. Yargıdaki unvanlı görevler için de kıdem
şartı aranacak.
– Hakim ve savcı
yardımcılığımı sisteme kazandırıyoruz. Yargıda ihtisaslaşma giderek daha önemli
hale geliyor. Finans, sendika, kamulaştırma, bilişim suçlarında ihtisas
mahkemeleri kuruyoruz. Hakimlere destek olacak mahkeme uzmanı kadrosu ihtisas
ediyoruz. Hakim ve savcılara coğrafi teminat sağlayarak, hem yargı teminatını
güçlendiriyor, hem de kararların hızlanmasını temin ediyoruz.
– Bilirkişilik bölge
kurullarını yeniden yapılandırıyoruz. Yetersiz ve hatalı raporları alışkanlık
hale getiren bilirkişileri derhal sicilden çıkarıyoruz. Dosyaların sırasıyla
otomatik tenzih edilmesini sağlıyoruz.
‘Dini bayramlarda özel izin’
– Eylem Planımızın 4.
amacı ifade, örgütlenme ve din özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesidir.
Herkesi eşit değerde gören insan odaklı bir yönetim anlayışıyla hareket
ediyoruz. İfade ve basın özgürlüğünü ilişkin standartları yükseltmek için
gazetecilerin mesleki faaliyetlerinin kolaylaştırılmasına yönelik tedbirler
geliştiriyoruz. Hangi dine mensup olursa olsun, kamu ve özel sektör çalışanları
ile öğrencilerin, kendi dini bayramlarında izinli sayılmalarını sağlıyoruz.
Nefret suçuna ilişkin soruşturma kılavuzları hazırlıyoruz.
‘Somut delile dayanma şartı geliyor’
– Eylem Planı’nın 5.
amacı kişi özgürlüğü ve güvenliğinin güçlendirilmesidir. Tutuklamanın bir
koruma tedbiri olduğu yönünde mevzuatta önemli değişiklikler yaptık. Süresi,
kapsamı, gerekçesi konusunda yapılan değişiklikler önemli bir iyileşme
sağlamıştır. Tutuklamada ölçülülük ve orantılılık kapsamında katalog suçlarının
kapsamını daraltıyoruz. Katalog suçlarda ‘somut delile dayanma şartı’
getirerek, tutuklamanın istisnai bir koruma tedbiri olduğuna ilişkin ilkeyi
tahkim ediyoruz.
‘Otelde gece yarısı gözaltına alma işlemine son’
– Sulh ceza
hakimliklerinin tutuklama kararlarına karşı dikey itiraz usulü getiriyoruz.
Vatandaşımızın sırf ifade almaya yönelik yakalama kararları yüzünden özgürlüğünden
mahrum kalmalarını istemiyoruz. Mesai saati dışında yakalayıp gözaltına alma,
otelde gece yarısı bulup gözaltına alma gibi uygulamalara son veriyoruz. İfade
alma işlemi 24 saat yapılacak. Mazeretsiz olarak duruşmaya gelinmemesi halinde
davanın düşürülmesine ilişkin düzenleme yapıyoruz.
‘İşkence iddiasında zamanaşımı kalkıyor’
– 6. amacı kişinin
maddi ve manevi bütünlüğü ile özel hayatının güvence altına alınmasıdır.
Sistematik işkence iddiaları artık geride kalmıştır. İşkence iddiasında zaman
aşımı kalkıyor. Olay yeri, arama
işlemlerinin kayıt altına alınmasını zorunlu hale getiriyoruz. 2012’de
yürürlüğe giren 6284 sayılı kanun kendi alanında çok ileri bir düzenlemedir.
‘Ağırlaştırılmış sebebi boşanmış eşi de kapsayacak
şekilde genişletiyoruz’
– Tek bir kadının
dahi şiddet mağduru olmadığı güne kavuşana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.
Eşe karşı işlenen suçlarla ilgili öngörülen ağırlaştırılmış sebebi boşanmış eşi
de kapsayacak şekilde genişletiyoruz. Tek taraflı ısrarlı takip fiillerini ayrı
bir suç olarak düzenliyoruz. Şiddet mağduru kadınlara avukat
görevlendirilmesini sağlıyoruz.
– İletişimin
dinlenmesi ile ilgili elde edilen kayıtların beraat kararı verilmesi halinde
yok edilmesini sağlıyoruz. Hükümlü ve
tutuklularının yakınları ile görüntülü görüşme, mektup alıp verme gibi
işlemlerde teknolojiden yararlanılacak.
– Bu başlık altındaki bir diğer önemli hedefimiz olan
kişisel verilerin işlenmesinde özel hayatın korunmasını sağlamak için, Kişisel
Verileri Koruma Kanunu’nu Avrupa Birliği standartları ile uyumlu hale
getiriyoruz. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun idari para cezası kararlarına
karşı sulh ceza hâkimlikleri yerine idari yargıya başvuru imkânı da sağlıyoruz.
‘Kamulaştırma ile ilgili tüm mevzuatı yeniden ele
alıyoruz’
– 7. amaç başlığı
mülkiyet hakkının daha etkin korunmasıdır. Kamulaştırma ile ilgili tüm mevzuatı
yeniden ele alıyoruz. Valilikler nezdinde idari bir başvuru yolu getiriyoruz.
Kamulaştırmasız el atma eylemlerinden kaynaklı davaların öncelikli görülmesini
sağlıyoruz. İcra ve iflas kanunu ile ilgili yönetmeliğin mülkiyet hakkını
koruyacak şekilde yeniden düzenliyoruz.
– İmar Planı
Denetleme sistemi oluşturuyoruz. Kamu idarelerinin taraf olduğu uyuşmazlıklarda
pilot dava usulü getiriyoruz. Aynı konudaki uyuşmazlıklar bakımından
bağlayıcılığı olmasını sağlıyoruz. İdarenin haklı olduğu belli olan vatandaşa
git davanı aç, kazan öle gel tavrına son veriyoruz. Tapu siciline konulan
kısıtlamaları elektronik ortamda malik ve ilgililerin erişimine açıyoruz.
‘Çocuk mahkemelerinde hakim, savcı ve avukatların cübbe
giymeksizin katılımına imkan sağlıyoruz’
– Planın 8. amacı
toplumsal refahın güçlendirilmesi ve kırılgan kesimin korunmasıdır. Çocukların
siber zorbalıktan korunmasına yönelik çalışmaları en üst seviyeye çıkarıyoruz.
Kimsesiz çocukların bakım be gözetiminin daha etkin sağlanması için tüzel
kişilik uygulamasını hayata geçiriyoruz. Çocuk mahkemelerindeki duruşma
salonlarını çocuk dostu olacak şekilde tasarlıyor, duruşmalara hâkim, savcı ve
avukatların cübbe giymeksizin katılımına imkân sağlıyoruz.
‘Evlilik yardımının kapsamını genişletiyoruz’
– Ortaöğretim
müfredatına gönüllülük çalışmaları koyuyoruz. Gençleri aile kurmaları yönünde
teşvik için evlilik yardımının kapsamını genişletiyoruz. Engelli
vatandaşlarımızın oy kullanma süreçlerine katılımı için yeni önlemler alıyoruz.
Ağır hastaların konutlarında cezalarının infazını arttırıyoruz. Yabancıların
rehabilitasyonu için de çalışmaları yapıyoruz. Geri gönderme merkezlerindeki
şikayetleri incelemek üzere etkili bir başvuru yöntemi oluşturuyoruz.
‘Hayvanları can olarak gören bir anlayışla mevzuat
değişikliği yapıyoruz’
– İnsan ticaretine
ilişkin suç ve cezaları yeniden ele alıyoruz. Toplumsal refahın güçlendirilmesi
için sağlıklı ve yaşanılır çevrenin korunması önemlidir. Çevre, doğanın,
ormanların korunmasına yönelik iletişim kampanyalarımıza devam ediyoruz.
Hayvanları mal olarak değil, can olarak gören bir anlayışla mevzuat değişikliği
yapıyoruz. Gıda güvencesinin sağlanması için bağımsız bir mekanizma
oluşturuyoruz. Uyuşturucu ile mücadeleye devam ediyoruz. AMATEM’lerin
sayılarını artırıyoruz. Uyuşturucu kullanımından ilk kez denetimli serbestlik
alanların 5 yıl süreyle bağımlılık takip modeli kuruyoruz.
‘Hukuk fakülteleri 5 yıl olacak’
– 9. ve son amaç
başlığı insan hakları konusunda üst düzey idari ve toplumsal
farkındalık…Sosyal, siyasi, kültürel alanda insan odaklı uygulamaların
geliştirilmesini sağlayacak hazırlıkların içindeyiz. Hakim, savcı ve avukatlara
yönelik eğitim faaliyetlerinde AYM ve İHM içtihatlarını içerecek şekilde insan
hakları konusunu merkeze alıyoruz.
– Kamu personeli
seçme sınavı, hakim ve savcı adaylığı sınavı gibi sınavlarda adayların
bilgilerini daha etkin şekilde ölçüyoruz. İnsan hakları noktasında duyarlı
insan kaynağının gelişeceğini düşünüyoruz. Hukuk fakültelerinde öğrenim
süresini 5 yıla çıkarıyoruz. Kontenjanları da gözden geçiriyoruz. Hukuk Araştırmaları Enstitüsü kuruyoruz.
Toplumsal talep ve ihtiyaçları dikkate alarak yeni politika önerilerinde
bulunacak.
‘Nihai amaç yeni ve sivil bir anayasa’
– 9 amaç başlığı
altında toplam 50 hedef ve 393 faaliyeti kapsayan İnsan Hakları Eylem Planımızı
özetlemiş olduk. Bu belgede yer alan hususların hayata geçmesi için devletin
tüm kurumlarına ve siyasete büyük iş düşüyor. Nihai amaç yeni ve sivil bir
anayasadır. Yeni anayasa, herkesin anayasası olacaktır. Bunun için tüm siyasi
partilerimizi, kurumlarımızı, sivil toplum kuruluşlarımızı, akademimizi,
ülkemizin geleceği konusunda sözü olan herkesi, yeni anayasa yapım sürecine
katılmaya davet ediyoruz.
‘Cumhur İttifakı olarak biz kendi çalışmamızı elbette
yapıyoruz, yapacağız’
– Cumhur İttifakı
olarak biz kendi çalışmamızı elbette yapıyoruz, yapacağız. Diğer partilerin ve
kesimlerin teklifleriyle nihai şeklini vereceğimizi ümit ettiğimiz yeni
anayasayı, milletimizin takdirine sunarak, Türkiye’nin önünde aydınlık bir
dönemin kapılarını açmak istiyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi’nin kıymetli
genel başkanı Sayın Devlet Bahçeli başta olmak üzere, yeni anayasa çalışmasına
destek veren ve verecek olan herkese şimdiden teşekkür ediyorum.”
Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen
programa, siyasi partilerin genel başkanları da davet edildi. Programa ayrıca
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, yüksek yargı
başkanları, kabine üyeleri, gayrimüslim cemaat temsilcileri, büyükelçiler ile
Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB), Avrupa Konseyi, Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi (AİHM) temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları,
rektörler, dekanlar, akademisyenler, hukukçular ve gazeteciler katıldı.
