Rasthaber – İmam Hamanei, Amerika Birleşik Devletleri’nin gerçeği kabul
etmek için müzakere etmek değil, yanlış bir kelimeyi yorumlamak için müzakere
etmek istediğini belirterek, şu ifadelerde bulundu: ‘Müzakerelerin
yıpratılmamasına dikkat edilmelidir.
İslam İnkılabı Rehberi İmam Hamanei, her yıl Ramazan ayının
ilk günü İmam Humeyni (ra) Hüseyniyesinde düzenlenen ama bu yıl korana virüs
sebebiyle video konferansa yoluyla düzenlenen Kur’an okuma merasiminin sonunda
bir konuşma yaptı ve şu ifadelerde bulundu: ‘Bugün Kuran’ın hidayet yönüne
kısaca değineceğim, tabii Kur’an‘ın hidayet boyutu bir oturumda konuşulabilecek
ve tamamlanabilecek bir konu değildir.
Konuya başlamadan önce, sevgili halkımıza yaklaşık iki üç
hafta önce bir konuyu açıklamak istedim ama fırsatım olmadı. 21 Mart’taki
konuşmamda ülkenin ekonomik durumu hakkında bir istatistik sundum ama daha
sonra bu istatistiğin doğru olmadığını belirttiler.
Ofise bu konuyu incelemesini söyledim ve haklı oldukları ve
istatistiklerimizin doğru olmadığı anlaşıldı ve İran’ın 18. ekonomik sıralaması
hakkında söylediklerimin 5-6 yıl öncesine ait olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle
bu hatayı düzeltmem için beni uyaranlara teşekkür ediyorum.’ İmam Hamanei daha sonra Kur’an’ın
ayrıcalıklarına değinerek şunları söyledi: ‘Mübarek Ramazan ayının birçok
ayrıcalığı arasında, Allah-u Teala Kur’an’ın bu ayda inmesine değinir ve bunun
Kur’an’ın en büyük ayrıcalıklarından olduğu ortadadır. Kur’an’da aklımızın
alamayacağı kadar binlerce önemli nokta vardır ve Allah tüm bu özellikler
arasında Kur’an’ın hidayetinden bahseder.
Kur’an’ın hidayetinin Kuran ile ilgili konular arasında
yüksek bir yere sahip olduğu ortadadır. Kuran’ın kendisi hidayet konusuyla
başlar. Hem Allame Tabatabai’nin tabiriyle başından sonuna kadar edepli bir
şekilde konuşmayı kullara öğreten Fatiha Suresi hem de Bakara suresi hidayetten
bahsederek başlamaktadır. Bunlardan başka da Kur’an’ın onlarca yerinde
Kur’an’ın hidayet ve yol göstericiliğinden bahsedilmiştir.
Kur’an’ın muhatabı tüm insanlıktır ve Kur’an, tüm insanlığı
doğru yola götürmek istediğini belirtir. Burada temel bir nokta var, o da
Kur’an’ın hidayetinin insan hayatının sınırlı bir alanıyla sınırlı olmadığı ve
bu rehberliğin insan hayatının büyük bir bölümü ile ilgili olduğudur. Yani
Kur’an’ın insana kısmen yol göstermesi, diğer durumlarda ise insan
ihtiyaçlarını görmezden gelip onu es geçmesi söz konusu değildir.
Allah’a yakınlık, Allah’ı tanımak ve Allah’a muhabbet
beslemek gibi üstün arzulara sahip olan insanın, manevi kemalini ve yükselişini
Kur’an’dan alması gerekir. Toplumlarının yönetilmesi, adaletin sağlanması,
toplumlarının yönetilebilmesi için gerekli tedbirler ve zahiri, batıni, insi ve
cinni çeşitli düşmanların def edilmesi, mücadele, cihat ve düşmanlıkların
giderilmesi gibi konular, insanın hidayeti için gerekli olan konulardandır.
Ahlaktan, aileye, çocukların yetiştirilmesine, en önemli
insan ihtiyaçlarından biri olan gönül huzuru ve sükunet konusuna ve insanı
ilim, bilgi ve yaratılış alemini tanımaya sevk eden bilim ve tabiatı tanımaya
ve insanın bireysel davranışlarına kadar Kur’an’ın bütün alanları insan için
bir hidayettir ve insan yaşamının her bölümü için bir derstir.’
İmam Hamanei aynı zamanda İran hükümetinin Nükleer
Anlaşamaya üye olan ülkelerle yaptığı son müzakere hakkında şu hatırlatmalarda
bulundu: ‘Ülkenin politikasını açıkladık ve yetkililere hem yakından hem yazılı
hem de kamuya açık konuşmalarda anlattık. Şimdi yetkililerin kararı, aynı
politikayı müzakere etmek ve uygulamaktır. Bu konuda bir anlaşmazlığımız yok
ama müzakereleri aşındırmamaya özen gösterilmesi gerekiyor. Taraflar bu
müzakereyi uzatmak istememelidir, çünkü bu ülke için zararlıdır.
Amerikalıların sürekli olarak müzakere adını kullanması,
Amerika Birleşik Devletleri’nin gerçeği kabul etmek için müzakere etmek
istediği anlamına gelmiyor aksine onlar, yanlış bir kelimeyi yorumlamak için
pazarlık yapmak istiyorlar. Görünüşe göre Avrupalılar, raporları bizim elimize
ulaşan özel görüşmelerde bazen İran’ın haklı olduğunu kabul ediyorlar, ancak
onların uygulama konusunda bağımsızlıkları yok.
Karşı tarafın yaptığı teklifler çoğu zaman kibirli ve
aşağılayıcı hatta bakılmaya bile değmeyecek tekliflerdir. Bu konuda ülke
yetkililerinin tamamen açık gözlerle, güçlü bir yürek ve Allah’a tevekkül
ederek ilerlemesini, Allah’ın inayetine mazhar olmalarını ve halkı mutlu
etmelerini temenni ediyoruz.’
İslam İnkılabı Rehberi konuşmasının başka bir bölümünde,
İran’da korona virüsün dördüncü dalgasının yayılmasıyla ilgili olarak şu
ifadelerde bulundu: ‘Bu salgın ve virüs, yılın en güzel günlerini yani baharın
ilk günlerini milletimiz için acı bir hale getirdi; Bu yıl maalesef hayatını
kaybedenlerin ve hastalığa yakalananların sayısı arttı ve bunlar insanın
üzerinden kolayca geçemeyeceği şeylerdir.
Bu acı ve sarsıcı istatistikler, yetkililer ve halk olmak
üzere hepimizi uyandırmalı ve bilinçlendirmelidir. Hastalıkla şakalaşmayalım,
yetkililer yapmaları gerekeni kararlılıkla yapmalılar.
Yani konuyla ilgili gerekli uzmanlar, doktorlar ve sağlık görevlileri
vb. bir karar verdiklerinde, onların söylediklerine göre hareket edilmelidir.
Hangi hastalığı tasavvur edecek olursanız olun, onun
etkileri korona virüsten daha azdır. Bu salgın hem hastalık hem işsizlik hem
geçim sorunu hem ölüm hem de sevdiklerini kaybetmektir yani bu, ülkenin tüm
programlarının bu hastalıktan etkilendiği anlamına geliyor. Bu hastalığı
durdurmak ve üstesinden gelmek için bir şeyler yapmalıyız ve bu, bir politika
ve plan oluşturulması ve kurallar konulması ve onlara biz bireyler tarafından
uyulması dışında mümkün değildir.’
