Yakında Göreceksiniz Esed Yine Esad Olacak

rasthaber
Rasthaber –  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yeniçağ TV’de Yeniçağ
Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu’nun sorularını yanıtladı.

CHP lideri, Türkiye’de devlet aklının kalmadığını ifade
ederken, TÜİK’in açıkladığı rakamlarla pazardaki rakamların farklılığına dikkat
çekti. Esnafın perişan edildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin
gündemi mutfaktır. Derin bir yoksulluk var” dedi.

Millet İttifakı içerisinde karar alınması durumunda,
Cumhurbaşkanı adayı olabileceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Bizim malum az
önce de söyledim bir Millet İtifakı’mız var. İttifakla görüşmeden doğru olmaz
bu. Ama ittifak da ol derse oluruz o zaman. Şimdiden aday olmak tartışmasını da
doğru bulmuyorum” diye konuştu.

‘TÜİK rakam açıklıyor, pazardaki rakamla açıklanan
farklı’

Yeniçağ Gazetesi’nin aktardığına göre Kılıçdaroğlu’nun
açıklamaları şu şekilde:

“Türkiye öyle bir sürecin içinden geçiyor ki en büyük
tahribat devletin yapısında oldu. Devletin kurumlarına vatandaş güvenmemeye
başladı. TÜİK rakam açıklıyor, pazardaki rakamla açıklanan farklı. Hayatın
acımasızlığı ile karşılaşan vatandaş ama TÜİK “Sen ona bakma diyor.

Saray’ın bakışından emeklinin hiç enflasyonu yok. Erdoğan
‘Emekli en iyi dönemini yaşıyor’ demişti. Devletin kurumları güvenilmez hale
geldi. Yargı’ya kimse güvenmiyor. Parlamentoya güveniyor musunuz? Ne yapılıyor
Saray’dan bir talimat geliyor, AKP ve MHP milletvekilleri el kaldırıp
indiriyor. Kanun çıkarmayı bile unuttular. Bir gecede Çek Kanunu’nu geçirdiler.
Şurada hata var diyorsun. Olmaz talimat geldi diyorlar. Sonra bir bakıyorlar
hata var. Yasayı genelgeyle düzeltiyorlar. Devlet genelgelerle yönetilmeye
başlandı.

En üst yargı dediğiniz Anayasa Mahkemesi’ne hülle ile üye
tayin ederseniz oraya kimse güvenmez. Yıldırım hızıyla oraya gidenler nasıl
karar verecekler. Hukuki değil, vicdani değil, ‘Erdoğan bunu istiyor ben de ona
göre karar vereyim’ diyecek.

‘Ne diyor Sayın Bahçeli, ‘Tek kişilik hükümet yönetimini
tahkim etmemiz lazım”

(MHP’nin Anayasa Metni) Metni görmedik ama Anayasa
Mahkemesi’ni kaldıracak galiba. Belki Yargıtay’ı da kaldırır. Zaten kararı
Saray veriyor. Ne diyor Sayın Bahçeli, ‘Tek kişilik hükümet yönetimini tahkim
etmemiz lazım’. Daha ne kadar tahkim edeceksiniz. İstediğinizi
yapabiliyorsunuz.

Ataması, kararı, vermediğiniz ne kaldı. Parti Kapatma ve
kurma yetkisi de Erdoğan’a verilmiş her halde o 100 maddenin içinde o da var.
İnsanlar intihar ediyorsa, Türkiye’nin gerçek gündemi geçimdir. Derin bir
yoksulluk var. Normal bir yoksulluk değil. Bunu ben söylemiyorum. Sadece biz
görmüyoruz; dünya da görüyor bunu. Esnaf perişan vaziyette. Rahmetli Özal esnaf
için ‘Orta direk’ derdi. Esnaf çalışkandır, devlete yük olmaz… Şimdi esnafı
tamamen bitirdiler. Dükkanı kapat dediler… İyi de bu adam nasıl geçinecek?

‘Para yok’u kabul etmiyorum. Esnafa, garibana yok. Ben merak
ediyorum; İstanbul Havayolu işletmecilerine 21 milyar lira, otoyol
işletmecilerine 10 milyar, şehir hastaneleri işletmecilerine 17 milyar 600
milyon, bazı elektrik şirketlerine 3 milyar lira. Hepsini toplam 54 milyar lira
kime verildi kaç kişiye verildi 50’yi geçmez. Peki milyonlarca esnafa ne
verildi. Yandaşa göre para ver. Saray’ın yandaşıysanız, ‘gak’ deyince
veriliyor.

‘Siz eşinizin adını kullanarak onun çıkar sağlamasını
kabul etmiş oluyorsunuz’

Ticaret Bakanı, onun şirketine sağlanan gümrük ayrıcalığı.
Daha bakan olmadan önce bu kişinin Sayın Emine Erdoğan’ın adını kullanarak
çıkar sağladığı iletiliyor ama siz onu getirip bakan yapıyorsunuz. Onu bakan
yaptığınız andan itibaren, siz eşinizin adını kullanarak onun çıkar sağlamasını
kabul etmiş oluyorsunuz. Onu o koltuğa getiren de görevden ayrılmalı. Evini
tamir etti o da devlet ödedi.

‘Sağlıktan kim anlar hastanesi olanı bakan yap’

Devlet yönetilmiyor. Devlet aklını iflas ettirdiler. Ülkenin
bekası için devlet aklı dediğimiz bir kavram vardır. Devlet aklını iflas
ettirdiler. Bir kişinin aklı var; Erdoğan, ne varsa onda. Bakanlar bizim
anladığımız anlamda bakan değil. Bunlar teknisyen pozisyonunda. Okuldan kim
anlar, okulu olanı bakan yap, sağlıktan kim anlar hastanesi olanı bakan yap.
Devşirme bir sistem oldu.

‘Şimdi gidip yalvarıyorlar. ‘Bizimle barışın’ diyorlar’

Devlet şirket gibi yönetilemez. Şirket bile ‘basiret’
kuralıyla yönetilir. Kim Dışişleri Bakanı, Mevlüt Çavuşoğlu mu, Hulusi Akar mı,
İbrahim Kalın mı? Kim belirliyor dış ilişkileri… Öngörüye Bakan, 2013’de
diyorum ki Mısır’la kavga etmeyin. Türkiye güçlü bir ülkedir, bu pozisyonumuzu
koruyalım içişlerine karışmayalım. Ben bunu söylediğimde beni darbecilikle
suçladılar. Şimdi gidip yalvarıyorlar. ‘Bizimle barışın’ diyorlar. Devletin ne
olduğunu biliyorum, siz devlette liyakatı yok eder, rüşvet alanı büyükelçi
atarsanız ülke bu hale gelir.

‘Hitler’in Almanyası’nı da düşünün böyle bir şey olabilir
mi?’

Hitler’in Almanyası’nı da düşünün böyle bir şey olabilir mi?
Nerede eski milletvekili varsa aman DEVA’ya Gelecek Partisi’ne gitmesin diye
büyükelçi yapıldı. Türkiye’nin itibarı? Ne itibarı? İtibarı ne kadar israf
yaparım öyle görüyorlar. Önce şunu vadediyoruz. Parlamentoya sevk edeceğimiz
ilk kanun siyasi ahlak kanunu olacak. İhale takipçisi milletin vekili olur mu?
Bunu temizleyeceğiz. İlk bir haftada çiftçilerin kredi faizlerini sileceğiz.

Esnafın kredilerinin faizini sıfırlayacağız. Fakir ailelerin
çocukları kredi alıp okuyorlar. Mezun oldu, iş yok haciz uygulanıyor. Onları da
telafi edeceğiz. İş olduktan sonra ancak parayı belirli taksitlerle
ödeyecekler. Süleyman Şah Türbesi’ni yerine götüreceğiz. Bayrağımızın altından
olması gerektiği yerde olacak.

‘Yap-işlet-devret olan tüm projeleri kamulaştıracağız’

Bizim onlara yaşanabilir bir Türkiye bırakmamız lazım.
Yap-işlet-devret olan tüm projeleri kamulaştıracağız. Doğmamış çocuklarımızın
sırtına yük oldu bunlar. Gelecek kuşakları biz borçlandırabilir miyiz? Ama
intikam duygusuyla değil. Maliyeti hesaplanacak, makul bir kar eklenecek. Al
paranı diyeceğiz. Kütahya Havaalanı 50 milyon dolara yapılması gerekirken 200
milyon dolar para ödüyorsunuz.

Bunların hepsini düzelteceğiz. Ben desem ki iktidara
geldiğimizde bir haftada işsizliği çözeriz dersem doğru söylememiş olurum.
Bunun için ekonomi yeniden yönlendirmek, üretimi artırmamız lazım. Merkez
Türkiye projesini mükemmel hale getiriyoruz. O proje çok sayıda kişiye istihdam
sağlayacak. 2 milyon kişiye. Devletin boş kadroları var onları da halledeceğiz.
Sağlıkta, eğitimde. Engelli kadroları var, binlercesi boş.

‘Bu soruyu sormak Cumhurbaşkanı’na hakaret sayıldı’

Şu anda istediğiniz teşvik verin yatırım gelmez. Kimsenin
can güvenliği yok. Kim doların yarın ne kadar olacağını bilmiyor. Yarın gelip
malınıza el konulmayacağı ne malum, ülkeyi bir kişi yönetiyor. Yerli yatırımcı
yurt dışına yatırım yapıyor. 128 milyar dolar ne oldu? Bu soruyu sormak
Cumhurbaşkanı’na hakaret sayıldı. Akıl alır gibi değil. Siz Merkez Bankası’nın
yapacağı yetkisinde olan bir işi bir protokolle Hazine’ye veriyorsunuz.

‘Şimdi bu sözün ‘M’sini bile söyleyemez, çünkü Bahçeli’ye
mahkum’

Bu hukuk devleti midir? ‘Her türlü milliyetçiliği ayaklarım
altına aldım’ diyordu. Şimdi bu sözün ‘M’sini bile söyleyemez. Çünkü Bahçeli’ye
mahkum. Yakında göreceksiniz Esed yine Esad olacak. Bunlar devleti yönetmesini
bilmiyorlar. Kendi çıkarlarını gözeten bir organ olarak görüyorlar.

Bunlar tamamen gündem değiştirmeye yönelik Ne olacak Bahçeli
yakında yine yalnız kalacak. Bizim Türkiye’nin sorunlarına odaklanmamız lazım.
Hep beraber güçlendirilmiş Parlamenter sistemden söz ediyoruz. Türkiye’nin
güçlenmesinden söz ediyoruz.

Saray’ın kuralları ayrı, vatandaşın kuralı ayrı. Saray ve
beslemelerinin bir eli balda, aşağıda yaşanan fakirlik ortada. Bir devleti yöneten
kişi, bir egemen devletin, devletin lideri tarafından ‘Beni kızdırma mal
varlığını araştırırım’ dediği zaman söyleyecek bir şeyi yoksa, onun o devlete
verecek bir şeyi yoktur. Ki bu kişi bir milli güvenlik sorunu olur.
Söyleyemedi. Benim mal varlığımı araştırsınlar veremeyeceğim tek kuruşun hesabı
yok.

‘AKP içinde bu durumdan çok rahatsız olan insanlar var
ama parti disiplinin nedeniyle susuyorlar’

Öyle bir noktaya geldi ki AKP içinde düşünen insan kalmadı.
Saray’da bir danışman ordusu var ve milletvekilleri bu durumdan rahatsız. AKP
içinde bu durumdan çok rahatsız olan insanlar var ama parti disiplinin
nedeniyle susuyorlar. Bunların en büyük sorunu ise Meclis’te sadece el kaldırıp
indiriyorlar.

Daha önceden kanun önce incelenir sonra bakanlar kuruluna
giderdi. Şimdi kanun çıkıyor, hatalar genelgeyle düzeltiliyor. Her bakanlıkta
bir bakan geldi, yanına bir de yardımcı ‘Parti Komiseri’ getiriliyor. Bakan ne
derse desin o kayyum ne derse odur çünkü Saray’a bilgiyi o iletecek.

(Erdoğan’ın yeniden seçime girmesi) Yüksek Seçim Kurulu’nun
bağımsız bir iradesi var mı yok… 51. kez seçime girse, yine ‘Girebilir’ derler.
Anayasa ihlali olacak. AYM’yi de bu nedenle kilitliyorlar. Kendi arkadaşları
yandaşları. Çağırıyor Saray’a ‘Bana bağlı kalacaksın’ diyor. Sonra usulen
atanıyor. Güvenlik güçleri şiddet uyguluyor, gazeteciye ‘Fotoğraf çekemezsin’
diyor. Ee Anayasa’ya aykırı! Kim takıyor Anayasa’yı…

Gazeteciler dövülüyor. Dövenler belli, talimatı verenler
belli, ama dokunulmuyor onlara… Bana saldırdılar devletin gözünün önünde; bir
kişi tutuklandı mı orada? Devletin kurumlarının tamamı ipotek altında. O yüzden
kimsenin can güvenliği yok diyoruz. O yüzden yatırımcı gelip de bu ülkeye
yatırım yapmıyor.

‘Çin ile yapılan sözleşme 50 milyon doz o da gelmedi’

Çin ile yapılan sözleşme 50 milyon doz o da gelmedi. Ya
paranızı ödemiyorsunuz ya da aracı firmada bir sorun var. Ya BioNTech neden
gelmedi. Bunlar günübirlik yaşıyorlar. Devleti yönettiklerini sanıyorlar. Siz 5
yıl sonrasını bilmez planlamazsanız devlet yönetemezsiniz. Elin oğlu 50 yıl
sonrasını planlıyor. Biz Devlet Planlama Teşkilatı’nı kapattık. Kendilerinin ve
ailelerinin çıkarları önemli onlar için.

Bir de beslemelerinin. Biraz önce de söyledim. Vatandaşa da
diyorsunuz ki ‘Ben hesap açtım para gönderin de fakirlere yardım edeyim’. Yarın
savaş çıksa Türkiye’nin kendi bankasında 1 doları yok. Neden Yunanistan
Dışişleri Bakanı gelip Türkiye’de Türkiye’nin bakanına meydan okuyor. Bu asla
olamaz. Nereden buluyor bu gücü. O da biliyor ki bunların bir doları yok. Bu
hale Türkiye’yi kim düşürdü.

İşgal altındaki adalar ile ilgili konuştuğumda Erdoğan;
‘Talimat verdim bakanlarım incelecek’ dedi. Yıllardır haber yok. Cumhuriyet
tarihinde kendi toprağını terk eden tek hükümet bunlar. Süleyman Şah bize ait.
Terör örgütüne teslim ettiler.

‘Şimdiden aday olmak tartışmasını da doğru bulmuyorum’

Bizim malum az önce de söyledim bir Millet İtifakı’mız var.
İttifakla görüşmeden doğru olmaz bu. Ama ittifak da ol derse oluruz o zaman.
Şimdiden aday olmak tartışmasını da doğru bulmuyorum.

Taşlar yerine oturur konuşuruz. İttifakı oluşturan
liderlerin soruları vardır, akıllarında adaylar vardır. Anayasa taslak metnine
ilişkin görüşme devam ediyor. Bugünde görüşülecek. Ortaya uzlaşılan bir metin
çıkar. Liderler de bu metne bağlı kalarak çıkar vatandaşla paylaşırlar bunu.

Bizi eleştirebilmek için bize oy verin diyoruz biz.
Cumhurbaşkanı bize her şeyi söylüyor biz söyleyince olmuyor. Partili olmayacak
Cumhurbaşkanı, devletin sigortası Cumhurbaşkanıdır. Liderler arasında
anlaşamadığı zaman çağıracak sorun çözecek. Şimdi öyle bir pozisyonda değil,
tarafsız değil. İttifaka bakacağız. İttifak uzlaştığı andan itibaren herkes
aday olabilir.

Ben isterim ittifakımız güçlü olsun, yeni aktörler
gelsinler. Türkiye’nin huzuru beraberliği için bir mücadele verilecekse biz bu
yoldan gidebiliriz. Konu bir kişi değildir, konu Türkiye’dir. Ali olur, Veli
olur… Temel mesele Türkiye’dir. O zaman ittifakın adayının arkasında dururuz
tabii.

‘Erdoğan siyaseten esir alınmış bir vaziyette’

(Erdoğan parlamenter sistem teklifiyle gelirse) Erdoğan
siyaseten esir alınmış bir vaziyette. Bahçeli asla ona izin vermez. 100. Yılda
100 madde ile anayasa hazırladım diyor. Yakında tebliğ eder onu da. Herkesin
huzur içinde yaşadığı, herkesin rahat yatırım yapabileceği bir Türkiye.
Çiftçinin zarar düşünmeden sağlıklı bir planlama ile, bilgi üreten
üniversiteler geliştireceğiz.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın