Gaziantep’te düzenlenen Belediye Başkanları Çalıştayı’nın açılışındaki
konuşmasında partisinin belediye başkanlarına seslendi. Çalıştaya 11’i
büyükşehir belediye başkanı olmak üzere 247 belediye başkanı katıldı.
Çalıştayda belediyelerin faaliyetleri değerlendirilecek.
İktidara gelmeleri halinde siyasi ahlak kanunu
çıkaracaklarını söyleyen CHP lideri Kılıçdaroğlu “Rüşvet alan kişilerin
arabalarında Türk Bayrağı taşımalarına tahammül edemiyoruz. Ankara’ya gidip
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekili sıfatını taşıyıp, ihale peşinde
koşan milletvekili istemiyoruz biz. Yolsuzluk yapan milletvekili istemiyoruz.”
dedi.
DEVLETİN SAVCILARI
DUT YEMİŞ BÜLBÜL GİBİ
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun TRT Haber canlı
yayınındaki Sedat Peker’den her ay 10 bin dolar para alan siyasetçi konusuna
değinen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Kimin eli kimin cebinde belli mi Allah
aşkına. Kim bu siyasetçi? Kim bu ahlaksız adam? Kim veriyor? Yeraltı dünyası,
çeteler veriyor. Çetelerden beslenen bir siyasetçinin memlekete, millete
faydası olur mu Allah aşkına. Kim bu siyasetçi hâlâ belli değil. Devletin
savcıları dut yemiş bülbül gibi. Bu kirlilikten Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni
arındırmamız lazım.” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu’nun konuşması özetle şöyle:
“Hepimiz siyaset yapıyoruz. Sadece CHP’liler değil.
Siyasette en büyük hakem halktır. Siyasal partilerin temel hedefi de ülkeye
huzuru barışı getirmek, ülkenin nasıl kalkınacağını halka anlatmaktır. Halkın
tercihlerine her ortamda saygı duymamız gerekir. Hepimiz kendi politikalarımızı
anlatarak, halkın önüne çıkarız. Halk kimi iktidara taşırsa başımızın üstünde
yeri vardır. Siyaset halka hizmet etme alanıdır. Bu bağlamda son zamanlarda
bazı siyasi kurumlara yapılan saldırıları şiddetle kınamak her siyasi partinin
boynunun borcudur. İzmir’de yapılan saldırı, bir kadının hayatını kaybetmesi,
bu sabah haberlerde vardı. Hani’de AK Parti’nin ilçe binasına yapılan saldırı,
bunları kabul etmiyoruz. Bizim siyaset anlayışımız, fikirlerin yarışmasıdır. Kin,
öfke, intikam duygusu değil.
GÖREVİMİZ ÇÖZÜM
ÜRETMEK
Koronavirüs sürecinde belediyelerimize çok önemli görevler
düşmüştü. Türkiye nüfusunun yüzde 54’ünü CHP’li belediyeler yönetiyor.
Dolayısıyla yaşanan bütün sorunlara çözüm üretmek zorundaydık. Konu insandı, a
ve b partili değildi. O insanların tamamına hizmet götürmekti. Eğer hizmeti
daha iyi götürebiliyorsan, bunun yolu yarıştır, hizmet yarışıdır. Buradan
herkese rahatlıkla söyleyebilirim, bizim belediye başkanlarımız. Antep’in en
küçük belediyesi Karkamış ile onların en büyük belediyesiyle yarışmaya hazırız.
Her türlü engelleme yapıldı mı, yapıldı. Şikâyet geldi mi, şikayet etmeyiz.
Bizim görevimiz çözüm üretmek.
ÖZ ELEŞTİRİ
YAPMALIYIZ
Biraz da öz eleştiri. 6 bin 317 şehidin verildiği
topraklardayız. Güzel şeyler yapıyoruz. Peki neden Gaziantep’in nüfusu artıyor
da bizim milletvekili sayımız artmıyor? Kabahat kimde Anteplilerde mi bizde mi?
Anteplilerde suç yok, kabahat bizde. Gazianteplilere sözümdür, sürekli
birileriyle kavga eden bir örgüt istemiyorum. Kimse kusura bakmasın.
Dolayısıyla gün hizmet günüdür. Gün çalışma günüdür. Nüfus artıyor, bizim
milletvekilimiz yok. Bir dönem burası CHP’nin kalesiydi, Celal Doğan gibi
efsane bir isim vardı. Ne oldu?… Eğer bir partili arkadaşım kendisini değil
partiyi düşünüyorsa, önce Antep’i düşünecek. Antep’te bir çocuk yatağa aç
giriyorsa ne il başkanı ne de ilçe başkanı uyuyacak.
SİYASİ AHLAK KANUNU
GETİRECEĞİZ
Sorun üretmek değil var olan sorunu nasıl çözeceğiz, bunu
anlatacağız. Bunu anlattığınız zaman vatandaş size güveniyor. Allah’ın izniyle
iktidara geleceğiz, milletin takdiriyle. Antepliler bizi iyi dinlesinler. 83
milyon vatandaşımız da iyi dinlesinler. Dostlarımızla beraber iktidar olduğumuzda
ilk yapacağımız iş TBMM’ye birinci hafta içinde Siyasi Ahlak Kanunu sevk
etmektir. Bu millete borcum var. 27,5 yıl devlette çalıştım. Çok sayıda
başbakan ile çalıştım. Bütçe nasıl yapılır, vergi nasıl toplanır, harcamalar
nasıl yapılır? Bütün bunlara 27,5 yılımı verdim. Ne zaman genel başkan oldum,
müfettiş ordusu görevlendirdiler, acaba Kılıçdaroğlu’nun açığını bulabilir
miyim diye. Araştırın dedim. Boğazımdan aşağı haram girmedi ki. O nedenle bir
şey bulamadılar. Siyasi Ahlak Kanunu’nu neden getireceğiz, siyaset kirlilikten
arınmalı. Milletin vekilinin temiz olması lazım. Ankara’ya gidip, milletvekili
sıfatını taşıyıp, ihale peşinde koşan milletvekili istemiyoruz biz. Esnafın
kuralları vardır, doktorları kuralları vardır. Siyasetçinin? Getireceğiz. Temiz
ahlaklı siyaseti Türkiye’ye getirmek zorundayız.
10 BİN DOLARI ALAN
SİYASETÇİ KİM?
Şu ülkenin geldiği hali görüyor musunuz? İktidar sahiplerine
bakıyor musunuz? Kimin eli kimin cebinde belli mi? Bu ülkenin İçişleri Bakanı
kalkar devletin televizyonunda ‘Bir siyasetçiye her ay 10 bin dolar para
veriliyor’. Kim bu siyasetçi. Kim veriyor, yer altı dünyası, çeteler veriyor.
Kim bu siyasetçi hala belli değil. Açıklamam savcıya söyleyeceğim, git savcıya.
Meclis Başkanına söyledim. Kim bu adam çıkarın ortaya. Mektup yazmış güzel,
cevap verin o zaman kim bu adam. Bir rüşvetçiyi korumak, rüşvetçiyle yan yana
durmaktır. Ben dedim ki. Atamayla gelen İçişleri Bakanını devletin bir numaralı
koltuğunda oturan kişi çağırır kim bu siyasetçi. Sorsun. Sormuyor mu? Yer altı
dünyasından, rüşvetlerden, ihalelerden beslenen bir siyaseti asla doğru
bulmuyoruz. Bunun mücadelesini vereceğiz. En büyük desteği de bir dahaki
seçimlerde Anteplilerden bekliyorum. Temiz, ahlaklı siyaset istiyorsan destek
vereceksin.
RÜŞVETÇİ BÜYÜKELÇİLERİ
ÇAĞIRACAĞIZ
CHP’lilerin iki temel kırmızı çizgisi vardır. Bayrak ve
vatan konusunda hiçbir tartışmaya yaklaşmayız, asla kabul edemeyiz. Şimdi ben
AK Partiye oy veren veya MHP’ye oy veren kardeşlerime seslenmek isterim. Bayrak
değerli mi, değerli. Canımızı veriyor muyuz, veriyoruz. Ay Yıldızlı Bayrağı
ister arabasında, ister evinde şerefli insanlar taşır. Rüşvet alan kişilerin
arabalarında Türk Bayrağı taşımalarına tahammül edemiyoruz. Benim 83 milyona
sözüm var. İktidara geldiğimizde ilk bir hafta içinde rüşvetçi büyükelçileri
Türkiye’ye çağıracağız.
HİÇBİR ÇOCUK YATAĞA AÇ GİRMEYECEK
Doları, dövizi kontrol edemiyorlar. Kimse önünü göremiyor.
Esnaf malı satıyor, sattığı malı aynı paraya alamıyor. Dostlarımızla iktidar
olduğumuzda esnafın, esnaf kredi kooperatiflerinden çektiği kredilerin
faizlerini sileceğiz. Aynı şekilde çiftçiler. Onların da faizlerini sileceğiz.
İktidarımızın ilk 6 ayında Türkiye’de büyük değişimi görecekler. Namuslu,
ahlaklı siyaset nasıl olurmuş herkes görecek. Dost, düşman herkes görecek.
Çocuk üniversiteyi bitirmiş, işsiz. Aile çocuğunu Kredi Yurtlar Kurumu’nda
okutmuş. Borcunu öde, yoksa haciz göndereceğim! Kaldıracağız bunu. Çocuk önce
işe başlayacak, sonra taksitlerle borcunu öde diyeceğiz. Fakir, fukaradan yana
olan devlete sosyal devlet diyoruz. Bunun politik adı sosyal demokrasidir.
Gelir dağılımı dengeli olacak. Bilin, bütün millete sözüm. Nasıl bizim belediye
başkanlarımız görev yaptığı yerde hiçbir çocuğu yatağa aç yatırmıyorsa, iktidar
olduğumuzda Türkiye coğrafyasında hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Fakirleri
diziyorlar sıraya, çağırıyorlar televizyonları, yardım yapıyoruz diye. Onların
onuru yok mu? Biz bunu yapmayacağız. Aile destekleri sigortasını getireceğiz,
her ay bankaya paranı yatıracağız, sonra çekeceksin. Kimse senin fakir olduğunu
bilmeyecek, sadece devlet bilecek. Bunun sözü 1971 yılında verilmiş. Hangi
yıldayız 2021. Aradan 50 yıl geçmiş. Niye gelmiyor, çünkü yoksulluğu bitirmek
istemiyorlar. Yoksul kalsın bize muhtaç olsun, bize oy versin istiyorlar.
HİÇBİR EGEMEN ÜLKE
MAL VARLIĞINI SORGULAYAMAYACAK
Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı kuracağız. Egemen
güçlerin şekillendirdiği topraklarda barış gelmez. Mısır, Suriye, İran’la kavga
etmeyeceğiz. Kavga hiçbir topluma yarar getirmiş değil. Milli Kurtuluş Savaşını
verenler savaşın bütün acımasızlığını biliyorlardı, ‘Yurtta barış cihanda
barış’ dediler. Bir sözüm daha var, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının,
başbakanının, bakanının hiçbir egemen ülke mal varlığını sorgulayamayacak.
ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİNDE
TEKNOLOJİ LİSELERİ KURACAĞIZ
Bütün organize sanayi bölgelerinde teknoloji liseleri
kuracağız. Milli Eğitim Bakanlığı ile organize sanayi bölgesi beraber okulları
yönetecek. Öğrenci fabrikasında staja gidecek, devlet sosyal güvenlik primini
ödeyecek. Üniversite okumak istiyorsa, iz düşümü bölümüne artı puan verecek.
