Kılıçdaroğlu, arka arkaya çıkan yangınlardan cumhurbaşkanlığı adaylığına kadar
birçok soruya yanıt verdi.
Anketlerde CHP ve İYİ Parti’nin oylarının arttığı, Cumhur
İttifakı partilerinin oylarının düştüğü görülüyor. Sizce Cumhurbaşkanı Erdoğan,
kaybedeceği görülen bir seçime girer mi?
Seçime girecek, hiçbir endişem yok. Bizi tahrik eden, sokağa
çekmek isteyen, çatışma ortamı yaratmak isteyen gelişmeler olabilir, herkesin
sakin olması gerekiyor. OHAL ilan etmek isteyebilir, etse de sandığa gidecek ve
görevimizi yapacağız.
‘Vatandaşın istediği aday’
Öyle bir “cumhurbaşkanı nasıl olmalı” tarifi yaptınız ki
sanki kendinizi tarif ettiniz.
Cumhur İttifakı’nın adayı belli; Erdoğan. AK Parti ve MHP
milletvekillerinin tamamı koşulsuz ona uyacaklardır. Çünkü kendi akıllarını
kullanma ve olayları sorgulama gibi bir güçleri yok. Milletvekilliklerini de
Erdoğan’a borçludurlar. Bizde ise demokrasi var, yani biz cumhurbaşkanı adayı
belirlenecekse önce ittifak olarak bir araya gelmek ve oturup konuşmak
zorundayız. Tek aday mı olsun, her parti ayrı ayrı aday mı çıkarsın, bu
demokrasi kültürünün getirdiği bir şeydir. Benim yaptığım cumhurbaşkanlığı
tanımı ise toplumun özlemle beklediği bir cumhurbaşkanı tanımı. Bu
cumhurbaşkanının kendisi, ailesi ve yaşam tarzıyla topluma örnek olacak.
Vatandaş tarif ettiğim gibi bir cumhurbaşkanı istiyor. Yeni cumhurbaşkanı da
başlangıçta olağanüstü yetkilere sahip olacak. “Cumhurbaşkanı oldum, bütün
yetkiler bende, ne demek parlamenter sistem, nereden çıktı bu” derse her şey
tuzla buz olur. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’i getireceğiz ve sahip olduğu
yetkilerin önemli bir kısmını tekrar parlamentoya devredecek. Dolayısıyla,
seçilecek cumhurbaşkanının nefsine hakim olması, verdiği sözde durması lazım.
‘Çok onurlu bir görev’
“Millet ittifakı karar verirse ben olurum” diyor musunuz?
Elbette, yani Millet İttifakı derse ki “Siz aday olun”,
kabul ederim. Çünkü onurlu bir görev cumhurbaşkanlığı ve onurlu görevin çok
ötesinde Türkiye’ye gerçek anlamda demokrasiyi getirecek kişi olacak. Hem
parlamentodaki ittifaka güven verecek, hem size oy vermeyen vatandaşların da
kucaklandığını görecek. Bunu yapmak zorundayız. Bu aşamada tartışmayı kişiler
bazına indirgemek doğru değil. Biz önce cumhurbaşkanı nasıl biri olmalı,
“nitelikleri” ne olmalı, onu tartışmalıyız.
‘Sandığa gidecek’
Ruhat Mengi’ye konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu,
“Erdoğan, seçime gidecek hiçbir endişem yok” dedi.
Ülke sorunlarına çözüm bekliyor, milletin de sabrı kalmadı..
Seçim 2023’te olacak deniyor ve bu 2 sene içinde neler olacak, ne gibi olaylar
çıkacak o da belli değil.
‘Tek yol sandık’
Çözüm için tek yol var, 2023 veya 2022 olur, bu sandık
gelecek. Sandık gelmeden sorun çözülmez, sorunun çözüm anahtarı seçimdir, erken
seçimdir. Otoriter bir rejimi demokratik yollarla sonlandırmış olacağız. Bu,
Türkiye’de yaşayan herkesin tarihi sorumluluğudur. Özellikle ilk kez 2023’te oy
kullanacak 6 milyon 300 bin gencin tarihi bir sorumluluğu var, bu gençler
sandığa gitmeli ve demokrasiden yana oy kullanmalı. Bunu yaptığımız takdirde
dünya siyaset tarihine de güzel bir armağan bırakacağız, “otoriter bir yönetimi
demokratik yollarla indiren bir ülke” kimliği kazanmış olacağız. Millet
İttifakı içindeki partiler ve henüz bu ittifakta olmayan Gelecek Partisi ve
Deva Partisi gibi partilerin desteğiyle bu süreci sonlandırmamız lazım. Ondan
sonra Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçmek zorundayız.
