Aliyev’den 7 Kişi Hakkında Gıyabi Tutuklama ve Uluslararası Arama Kararı!

Betul

Azerbaycan’da okullarda başlatılan başörtüsü yasağına ve Müslümanlara yönelik baskılara karşı sesini yükselten Türkiye’deki Müslüman aktivist, yazar ve gazeteciler, İlham Aliyev yönetiminin hedefi oldu. Hak, adalet ve inanç özgürlüğünü savunan 7 kişi hakkında Bakü yönetimi tarafından gıyabi tutuklama ve uluslararası arama kararı çıkarıldı.

Bakü’deki Baas kalıntısı diktatörlük anlayışı, inanç özgürlüğünü ve temel insani hakları ayaklar altına almaya devam ediyor. Okullarda uygulamaya konulan dolaylı başörtüsü yasağıyla Müslüman halkın değerlerine savaş açan Aliyev yönetimi, bu zulme karşı çıkan ve mazlumların yanında duran isimleri hedef tahtasına koydu.

Azerbaycan Başsavcılığı, aralarında Haksöz Haber yazarı Rıdvan Kaya, Köklü Değişim yazarı Zekeriya Ceran ve gazeteci-yazar Fatih Tezcan’ın da bulunduğu Türkiye’de yaşayan 7 Müslüman hakkında gıyabi tutuklama ve uluslararası arama kararı çıkarıldığını duyurdu. Bakü Binagadi Bölge Mahkemesi’nin ısmarlama kararıyla listeye alınan isimler; Rıdvan Kaya, Zekeriya Ceran, Fatih Tezcan, Ahmet Şanlı, Fahrettin Taşkaya Saral, Abdurrahman Tumer ve Alparslan Tanrıkulu oldu.

Baskı ve Despotluğun Adı: Bakü Yönetimi

Azerbaycan’da okullarda başörtüsünü fiilen yasaklayan kılık-kıyafet yönetmeliğine karşı çıkan öğretmen, öğrenci ve velilerin çığlığına kulak tıkayan Aliyev diktatörlüğü, ülke içinde 37 kişiyi gözaltına alarak büyük bir kıyıma imza atmıştı. Kendi ülkesinde farklı seslere, inanç özgürlüğüne ve halkın taleplerine karşı tam bir despotluk sergileyen Bakü yönetimi, sınırları aşarak Türkiye’deki duyarlı Müslümanları da “anayasal düzeni değiştirmeye çalışmak” ve “dini radikalizm” gibi klişe ithamlarla suçlamaya kalkıştı.

Haklarında karar çıkarılan isimlerin, İstanbul’daki Azerbaycan Başkonsolosluğu ve Ankara’daki Büyükelçilik önünde Özgür-Der organizasyonuyla düzenlenen barışçıl basın açıklamalarında başörtüsü zulmüne tepki göstermeleri ve sosyal medyada mazlum Azerbaycan halkının yanında durmaları, diktatörlüğün rahatsızlığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Anayasal Engeller ve Hukuksuzluğun Sınır Tanımazlığı

Farklı düşüncelere ve inanç özgürlüğüne tahammülü olmayan despot Aliyev rejiminin bu kararı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38. maddesine takılıyor. Anayasa gereği hiçbir Türkiye vatandaşı bir başka ülkeye iade edilemeyeceğinden, Bakü’nün bu hukuki dayanaktan yoksun kararı tamamen kamuoyunu baskı altına alma ve kendi ülkesindeki zalimane politikaları örtbas etme çabası olarak değerlendiriliyor.

Müslüman kamuoyu, Bakü yönetiminin inanç özgürlüğünü hedef alan bu despotik adımlarından bir an önce vazgeçmesi ve başörtüsü zulmüne son vermesi gerektiğini ifade ediyor.

doğruhaber

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın