ABD donanmasının Kızıldeniz’deki güç gösterisi Tahran’ı korkutamayınca ve Pentagon’daki analistlerin kafasını karıştırınca, Ummanlı, Katarlı ve Türk arabulucuların Washington’a ilettiği ortak mesaj,
Trump’ın karar rotasını değiştiren unsur oldu.
Washington’un İran’a karşı uyguladığı azami baskı politikası ve bölgedeki askeri güç gösterileri, Tahran’da bir korku yaratmakta başarısız olmakla kalmadı, aynı zamanda İran’ın hem müzakereye hem de çatışmaya eş zamanlı hazır olduğu yönündeki kararlılığını daha da pekiştirdi. Buna karşılık İran’ın tutumuna ilişkin eksik istihbarat raporları ve çelişkili analizler, ABD askeri komuta kademesinde ciddi bir tereddüt ve belirsizlik yarattı.
Rey el-Yevm Gazetesinde yer alan habere göre, “Bilgili kaynaklar, ABD’nin İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı önceden planlanmış askeri saldırıyı ertelemesinin ya da askıya almasının başlıca nedenlerinden birinin, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’na (CENTCOM) ulaşan istihbarat ve güvenlik değerlendirmelerinin zayıf ve kırılgan olduğuna dair algı olduğunu doğruluyor” denildi.
Zira askeri istihbarat kurumlarının sunduğu bilgilerin, İran’ın operasyonel durumu hakkında bazı temel sorulara net yanıtlar vermesi bekleniyordu. Bunlar arasında şu sorular yer alıyordu: İranlılar neden ABD’nin Kızıldeniz, Umman Denizi çevresi ve Hint Okyanusu’ndaki askeri güç gösterisine karşı en ufak bir korku emaresi göstermiyor? Komşu ülkelerdeki ABD askeri üslerinin bazılarının güçlendirilmesi, bazılarının boşaltılması gibi bu üslerde yapılan düzenlemeler neden İran’ın ilan edilmiş siyasi tutumlarında hiçbir değişikliğe yol açmadı?
Fiili olarak ABD’nin, en az üç ya da dört askeri üssünden kuvvetlerini kaydırmasına ve beş büyük savaş gemisi, birkaç destroyer ve devasa askeri imkânlar sevk etmesine rağmen İran’ın tutumu değişmedi ve ön koşulsuz olarak hem müzakereye hem de savaşa hazır olduğunu gösterdi.
Bu resmi duruş, Pentagon’un istihbarat analistleri ile CENTCOM’a bağlı istihbarat birimleri için adeta bir muammaya dönüştü, çünkü İran’ın söyleminde ya da davranışında en küçük bir korku veya geri adım işareti görülmedi. İran’ın siyasi pozisyonu, ön şart olmaksızın müzakere ve savaş seçeneklerine eşit mesafede durmaya devam etti.
Bu belirsizlik, Katarlı, Ummanlı ve Türk arabulucuların Washington’a aynı değerlendirmeyi iletmesiyle daha da arttı ve İran’ın, yalnızca şu denklem temelinde müzakereye hazır olduğunu bildirdi: “Ekonomik kuşatmanın tamamen kaldırılması karşılığında nükleer programın ele alınması.”
Bunun dışında Tahran, ABD Başkanı Donald Trump’ın benimsediği “havuç-sopa” politikasını ve müzakerelere şart dayatılmasını tamamen reddediyor. Ayrıca arabulucular aracılığıyla resmi olarak, İran’ın savunma amaçlı füze programının hiçbir müzakere masasına getirilmeyeceği bildirildi. Nitekim İstanbul’da Steve Witkoff ile yapılması planlanan görüşmeye ilişkin mutabakatta da yalnızca nükleer dosyanın ele alınması konusunda anlaşmaya varıldı.
İran, arabuluculara savunma ve füze kapasitesinin mutlak kırmızı çizgi olduğunu ve ne pahasına olursa olsun hiçbir müzakereye dâhil edilmeyeceğini iletti.
Bu kesin yanıtın ardından, ABD Savunma Bakanı’na bağlı olarak çalışan Amerikan kriz ekibi, İran’ın bu denli sağlam ve sarsılmaz tutumunun nedenlerini araştırmaya başladı. Oysa İranlı yetkililer defalarca, bir savaş çıkması halinde asıl hedefin İsrail olacağını ve çatışmaların bölgesel ve geniş çaplı bir savaşa dönüşeceğini belirtmişti. Görünüşe göre bu ihtimal, Başkan Trump’ı askeri adımdan kısmen alıkoyan faktörlerden biri oldu.
Bu nedenle Washington’da değerlendirilen tek olası taviz senaryosu, yaptırımların tamamen kaldırılması karşılığında nükleer programın durdurulmasına yönelik müzakerelerin başlatılması oldu.
İran aynı zamanda nükleer silaha sahip olmadığını ve mevcut aşamada böyle bir hedef gütmediğini, asıl amacının kapsamlı bir siyasi ve bölgesel anlaşmaya ulaşmak olduğunu vurguladı.
Dün gece, İran’la müzakerelerin iptal edilebileceğine dair haberlerin yayılmasının ardından Amerikalı yetkililer, Washington’un, faydasına dair derin şüphelerine rağmen, İran’la Umman’ın başkentinde bir toplantı yapılmasını kabul ettiğini açıkladı.
Daha önce müzakerelerin iptal edildiğini duyuran Axios haber sitesi, bir Amerikalı yetkiliden naklen şunları yazdı: “Bizden toplantıyı sürdürmemiz ve İranlıların ne söyleyeceğini dinlememiz istendi.”
Aynı site, başka bir ABD’li yetkilinin şu sözlerine de yer verdi: “Bu toplantının yapılması kararı, Amerikalıların verimliliğine dair şüphelerine rağmen, Washington’un bölgedeki müttefiklerinin talebine saygı göstermek ve diplomatik yolu takip etmeyi sürdürmek amacıyla alındı.”
Farsnews’den tercüme edilmiştir
