Bu İki Paralel Çizgi Artık Burada Birleşmelidir!

Keyhan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Şeriatmedari, kaleme aldığı yazısında bazı yetkililerin tutum ve icraatlarının, Devrim Rehberi’nin görüşleriyle uyumsuz olduğu vurgusunda bulundu.

Şeriatmedari’nin yazısı şu şekilde;

1- Geometrinin tartışmasız bir kuralıdır ki, “iki paralel çizgi asla birbirini kesmez.” Bazıları buna “sonsuzda kesişirler” diye bir ekleme yapar. Ancak bu yazının konusu, paralel çizgilerin sonsuzda kesişip kesişmediği değildir. Nitekim bir nükte sahibi şöyle der: “Zaten sonsuzda kim var ki, bize iki paralel çizginin orada birleşip birleşmediğini haber versin?”

Ancak burada söz konusu olan, kendi saflarımızdaki fedakâr ve samimi güçler arasında bulunan iki paralel çizgidir. Her iki çizgi de devrime gönülden bağlıdır ve İslam Devrimi ile aziz İran’ın mukaddes yüzüne en küçük bir toz zerresinin bile konmasına razı değildir.

İşte bu iki akım, geometrinin kurallarının aksine, sonsuzda değil, tam burada ve tam şimdi birbirine kavuşmalı ve İslam’ın, devrimin ve İran’ın düşmanlarına karşı tek ve birleşik bir cephe oluşturmalıdır.

2- Bu iki paralel çizgi şöyle açıklanabilir:

Birinci çizgi:

Ülkedeki siyasi gelişmelerin ve özellikle son savaş sırasında bazı yetkililerin tutum ve icraatlarının, Devrim Rehberi’nin görüşleriyle uyumsuz olduğunu düşündüklerinde, mevcut şartların Rehber’e dayatıldığını iddia etmektedirler.

Başka bir ifadeyle -farkında olmasalar da- Yüce Rehber’i, haşa, yetkileri elinden alınmış ve güçsüz bir lider gibi göstermektedirler.

Bu asılsız iddia, son günlerde muhalif ve karşı-devrimci medya tarafından da yaygınlaştırılmaktadır.

İkinci çizgi:

Ülkedeki bütün siyasi gelişmelerin, özellikle müzakere heyeti ve Milli Güvenlik Yüksek Konseyi üyelerinin bütün tutum ve icraatlarının, tam bir uyum içinde ve doğrudan Rehber’in görüşleri doğrultusunda gerçekleştiğini savunmaktadır.

Bu çizgi, hatta bazı açık ihlalleri ve Rehber’in resmen ilan edilmiş görüşlerine aykırı davranışları bile, “Rehber’den izin alınarak yapılmış” gibi göstermeye çalışmaktadır.

Başka bir ifadeyle, farkında olmadan birçok hata ve olumsuzluğu da -haşa- Rehber’le ilişkilendirmektedirler.

Yazının sahibi, bu iki çizginin de istemeden ve farkında olmadan Devrim Rehberi’nin yüce makamına zarar verdiğini ifade etmektedir.

3- Son açıklama, her iki görüşü de reddediyor

Birinci gruba şu soru yöneltiliyor:

Eğer Rehber’e gerçekten bir şeyler dayatılabiliyorsa, neden son açıklamasında bazı yetkililerin aldığı kararlar hakkında açık ve cesur bir şekilde:

“Ben prensip olarak farklı bir görüşe sahiptim.”

buyurmuştur?

İkinci gruba da şu soru yöneltilmektedir:

Eğer sizin dediğiniz gibi, yetkililerin yaptığı her şey tamamen Rehber’le koordinasyon içindeyse, neden kendisi açıkça:

“Ben prensip olarak farklı bir görüşe sahiptim.”

ifadesini kullanmıştır?

4- Amaç sessizlik veya ilgisizlik değildir

Bu yazının amacı, ülkedeki siyasi ve kültürel gelişmeler karşısında sessiz kalmayı veya kayıtsızlığı savunmak değildir.

Asıl amaç, daha dikkatli olunması ve düşmanların olası istismarlarının önlenmesidir.

Bu yaklaşım da Rehber’in son açıklamasından alınmıştır. Orada şöyle buyurmuştur:

“Bu andan itibaren biz; yani siz onurlu millet ve bu aciz hizmetkârınız, belirtilen şartların gerçekleşmesini bekleyeceğiz.”

Yazar, bu cümlenin muhatabının halk olduğunu ve burada Devrim Rehberi’nin halkı denetim ve gözetim yapmaya çağırdığını belirtmektedir.

Çünkü denetim, eleştiri ve görüş bildirmeyi de içerir; aksi halde, varlığıyla yokluğu bir olan tarafsız bir gözlemcinin hiçbir anlamı olmayacaktır.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın