Erdoğan: ABD, Fırat’ın Doğusunu Terk Etmek Durumunda

rasthaber
Rasthaber –  Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tahran’a gerçekleştirdiği resmi
ziyaret dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“Sayın Reisi ve Sayın Putin’in katılımıyla Astana
formatında Üçlü Zirvemizi gerçekleştirdik” ifadelerini kullanan Erdoğan,
“Suriye’deki güncel gelişmelere ilişkin fikir alışverişinde bulunduk.
Astana garantörleri olarak, ihtilafın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin
2254 Sayılı Kararı temelinde çözüme kavuşturulmasına yönelik mutabakatımızı
teyit ettik. Siyasi sürecin etkin bir şekilde sürdürülmesine dair beklentimizin
altını ortaklarımızla birlikte yeniden çizdik. Terörle mücadele, insani
yardımların kesintisiz bir şekilde sürdürülmesi ve Suriyelilerin ülkelerine
güvenli ve gönüllü geri dönüşleri konularındaki tutumumuzu tekrar vurguladık.
Bu konularda Astana ortaklarımızla iş birliği halinde çalışma konusunda anlayış
birliğine vardık. Ayrıca, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sayın Putin’le
kapsamlı ve verimli bir ikili görüşme de gerçekleştirdik.” dedi.

“3 liderde de terörle mücadele konusunda bir
birliktelik var’

“Astana süreciyle alakalı olarak İran ve Rusya ile
başladığımız nokta ne ise ben bugün de Sayın Putin’i aynı noktada gördüm, aynı
değerlendirmeleri yapıyor gördüm. İran tarafında tabii daha önce Hasan Ruhani
vardı, şimdi ise İbrahim Reisi var. İster istemez bazı değişiklikler oluyor
desek de İran gibi bir devlet, bu tür düşüncelerini öyle kısa vadede değiştirmez.
Aynı şekilde Rusya’da zaten Putin işin başındaydı, yine işin başında. Bizde de
aynı şekilde, Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti’nin başındaydı, yine başında. Üçlü
Zirve sonrası ortak basın toplantısında da görmüşsünüzdür, üçümüzün de
düşünceleri herhalde aynı değildi. Farklı düşünceler ortaya koyduğumuz çok açık
net ortadaydı. Bazı yerlerde farklılıklar olsa bile terörle mücadele konusunda
bir defa bir birliktelik var. Terörle ilgili konuda da PKK/PYD/YPG terör
örgütlerine karşı ister istemez birleşiyoruz. Kaldı ki zaten bu rejime de en
çok zararı veren sorun. Şu anda terör örgütü, Fırat’ın doğusunda özellikle
petrol kuyularını emiyor, sömürüyor; ondan sonra rejime de satıyor. Böyle bir
durum var. Şimdi baktığımızda, Amerika önceki başkanlar dönemi de dahil buradaki
terör örgütlerine ciddi manada binlerce tır silah, mühimmat, araç gereç taşıdı.
Bu hala devam ediyor. Hatta koalisyon güçleri de yine aynı şekilde bu
desteklerini sürdürüyorlar. Yaptığımız görüşmelerde Sayın Biden’a da söyledik.
Dedik ki “Bakın, bunca tırları buraya siz gönderiyorsunuz. Buradaki bütün terör
örgütlerine bu destekleri siz veriyorsunuz. Ondan sonra da terörle mücadelede
beraberiz, NATO’da beraberiz diyorsunuz.” Nasıl beraberiz? Bunları sürekli
işlemek durumundayız.”

‘Türk ordusunu aldatır mıyız diye düşünüyorlar, bunu
yemezler’

“Yeni bir harekât konusu milli güvenlik endişelerimiz
giderilmediği sürece gündemimizde yer almaya devam edecek. Diğer taraftan
bakıyorsunuz Amerika’nın oradaki elemanları terör örgütü mensuplarına eğitim
yaptırıyor. Bu eğitim esnasında rejimin bayrağını da orada bunlar
dalgalandırıyorlar. Niçin? Güya aldatacak ya… Aldatabilirse… Yaptıkları iş,
orada Türk askerine karşı bir terörist eyleme girmek. Burada da kalkıp rejimin
bayrağını orada dalgalandırmakla acaba Türk ordusunu aldatır mıyız diye
düşünüyorlar. Bunu yemezler. Şu anda tabii gerek Fırat’ın doğusu gerek İdlib
gerek Afrin, bütün buralardaki gelişmelerde biz hassasiyetimizi sürdürüyoruz.
Başından itibaren de konuştuğumuz şey şu; sınırdan 30 kilometre güneye kadar,
buralardaki terör örgütleriyle mücadelemizde Rusya’nın da İran’ın da bizim
yanımızda olmasını istiyoruz. Burada bize gerekli desteği vermelidirler. Bunu
burada gerek Sayın Putin’e gerek Sayın Reisi’ye de tekrar ifade ettik. Her
ikisi de zaten yaptıkları açıklamalarda bu konulara vurgu yaptılar. Öyle
zannediyorum ki PKK/YPG/PYD konularında ayrı düşünmüyoruz. Ama bundan sonra da
yine bunu işlemeye devam etmemiz lazım.”

‘Amerika şu anda bir defa Fırat’ın doğusunu terk etmek
durumunda’

“Şimdi burada herhangi bir değişikliğin olup olmadığı
hesabına girecek olursak o zaman zaten Astana sürecinin hiçbir anlamı kalmaz.
Astana süreci niçin var? Suriye’nin toprak bütünlüğü noktasında Türkiye’nin
herhangi bir derdi yok. Biz böyle bir tasarrufun içerisinde değiliz. Ama bizim
burada sınırdan 30 kilometre alan için belirttiğimiz bir husus var. Çünkü
buralardan bizim sınırlarımıza sürekli taarruzlar oluyor. Bizim burada
askerlerimiz şehit oldu, insanlarımız öldürüldü. Sadece Türk vatandaşı olarak
değil, İdlib’de ve diğer bölgelerde sivil insanlar öldürüldü. Bütün bunları
bizim dünyayla paylaşmamız, bunları anlatmamız lazım. Amerika şu anda bir defa
Fırat’ın doğusunu terk etmek durumunda. Astana sürecinden çıkan tespit bu.
Diyorlar ki, Fırat’ın doğusundan Amerika askerini çeksin. Şimdi buradan çıkacak
bir netice Türkiye’nin de beklentisidir. Çünkü oradaki terör örgütlerini
besleyen Amerika. Amerika terör örgütlerini beslediğine göre, biz de bu terör
örgütleriyle mücadele ettiğimize göre, oradan çekildiği anda veya bu terör örgütlerini
beslemediği takdirde bizim işimiz kolaylaşacaktır.”

‘Afganistan’dan gelen mülteciler hususunda İran’ın ciddi
sıkıntısı var’

“Afganistan’dan gelen mülteciler hususunda İran’ın
ciddi sıkıntısı var. Sayın Reisi bunları açık net anlattı. Tabii kolay değil.
Kamp noktasında hazırlıkları var mı yok mu diye baktığımızda yok. Yani biz şu
anda mesela Suriye’nin kuzeyinde briket evler yapıyoruz. Bizim bu yaptığımız
briket evlerle de hedefimiz en az 1 milyon Suriyeli mülteciyi tekrar kendi
topraklarına geri döndürmek. Şu an itibarıyla da konut sayıları her geçen gün
artıyor ve bunu STK’larla hep birlikte yapıyoruz. Ama bunu özellikle
söylüyorum; ne Avrupa Birliğinden ne şuradan ne buradan en ufak bir destek
alarak değil, bizim kendi sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte yapıyoruz.
AFAD’ın koordinesinde bunu sürdürüyoruz. Hedefimiz de inşallah burada 250 bin
konut yaparsak, biz cebren değil, gönüllü olarak geri dönüşü inşallah 1
milyonun üzerine çıkarırız. Ve o ucube çadırlar içerisinde yağmurda, çamurda anne
babaları, çoluk çocukları inşallah kötü şartlarda görmeyiz.”

‘Biden, bize böyle bir Yunanistan şartı filan koymadı’

“Biz tabi Sayın Biden ile bu konuları görüştüğümüzde
Biden, bize böyle bir Yunanistan şartı filan koymadı. Tam aksine, uzunca
yaptığımız görüşmede NATO üyesi ülkeler olarak herhalde birbirimizin hukukunu
korumalıyız diye konuştuk. Kendisi de F16’lar konusunda “Ben elimden gelen
bütün gayreti göstereceğim” dedi. Maalesef şu anda Temsilciler Meclisinde az da
olsa bu işe muhalefet edenler var. Mevcut gelişmelere baktığımızda aslında
böyle bir koşul meselesi bana göre bizi bağlayıcı bir koşul değil. Yeter ki onlar
F16’larla ilgili bizim teklifimize evet desinler, bize sıfır F16’ları
versinler. Zaten elimizdekilerin bakım onarımını biz şu anda yapabilecek
güçteyiz. O konuda herhangi bir sıkıntımız yok. Ama tabii ki yedek parça
noktasında bazı taleplerimiz var. Bunları da yerine getirmeye karar verdiler.
Bir de Amerika’da Kasım ayında ara seçimler var. Onlar da önemli. Kasım ara
seçimleri ne getirir ne götürür bunları da göreceğiz. Orada cumhuriyetçilerin
senatoda daha ağır basacağı, Temsilciler Meclisinde de yine ağırlığı ele
geçireceği istikametinde bilgiler geliyor.”

‘Sayın Putin’in bizim gayretlerimiz noktasındaki bakışı
olumlu’

“Şu an itibarıyla Sayın Putin’in bizim gayretlerimiz
noktasındaki bakışı olumlu. Bundan dolayı hatta şükranlarını bildiriyor. Bize
çok çok farklı bazı teklifleri oldu. Biz inşallah burada doğal gaz konusunda,
Akkuyu meselesinde ve diğer konularda şu anda dayanışmamızı aynen sürdürüyoruz,
sürdüreceğiz.”

‘Aliyev Putin üzerinden selam yolladı’

“Sayın Putin’in galiba önceki gün Sayın İlham Aliyev’le
görüşmesi oldu. Hatta bana “Size İlham Aliyev’in de selamını getiriyorum” dedi.
Aliyev’le görüşmesinde “Erdoğan’la da görüşeceğim” deyince Aliyev’in “benim de
selamlarımı iletin” dediğini aktardı. Oradaki gelişmelerle ilgili ben İlham
Bey’le de daha yeni görüştüm. Yaptığımız görüşmede de İlham Bey “olumlu
istikamette yürüyor” dedi. Biliyorsunuz Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Michel
ve Paşinyan’la beraber üçlü bir araya geldiler. O görüşme de yine İlham Bey’in
ifadesiyle olumlu geçti. O görüşmeden sonra biz İlham Bey’le ayrıca bir daha
görüşmüştük. Aldığım bilgilere göre istikamet üzere gidiliyor ve yakında da
inşallah o bölgeyi kapsayacak havalimanın da açılışı yapılacak.”

‘Gizli, saklı herhangi bir şey yok’

“Biz Finlandiya’ya da İsveç’e de NATO Genel
Sekreteri’nin de yer aldığı masada şartlarımızı çok açık net söyledik. Gizli,
saklı herhangi bir şey yok. Şartımız bu ülkelerin terör örgütlerinin faaliyet
ve gösterilerini sonlandırması, ellerindeki teröristleri iade etmesi…
Biliyorsunuz PKK/PYD/YPG ve FETÖ’yü terör örgütü olarak burada kayıtlara
girdik. Bunları vereceksiniz dedik. Parlamentolarına varıncaya kadar bu terör
örgütünü bunlar besliyorlar. Adeta kuluçka yuvası gibi. Böyle bir durum var.
Şimdi bunlar bize verdikleri sözü yerine getirmedikleri takdirde bizim de bu
işe olumlu bakmamız mümkün değil. Diğer taraftan sağ olsun bizim muhalefet
zaten elimizden bütün malzemeleri hemen kapıveriyor! Onlar dediler ki zaten biz
bu işe fırsat vermeyiz. Bir defa Yunanistan’ın yeniden NATO’ya girmesinin önünü
siz açtınız. Adamlar çıkmıştı, siz tekrar soktunuz içeri. Bunları halkımıza,
hele gele gençlerimize anlatmamız lazım. Şu anda maalesef terör noktasında
hemen hemen İskandinav ülkelerinin tamamı bu işin kuluçkası. Norveç de böyle.
Her ne kadar şu anda Sayın Genel Sekreter oralı olsa da ama maalesef onlar da
öyle. En ilerisi Almanya, orada da öyle. Fransa, Hollanda, İskandinav ülkeleri,
İngiltere, İtalya öyle. Hepsinde durum bu. Batı’nın şu anda bu konuda konuşacak
aslında ne mecali ne hakkı var.”

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın