Putin’le Soçi’de görüştü. Görüşmenin iki ülke arasındaki ilişkilere yansımasını
Duvar’dan Musa Özuğurlu şöyle değerlendirdi:
Buluşma öncesinde verilen mesajlarda “esas konulardan” çok
ikili işbirliği, ekonomi, alışveriş gibi konulara vurgu yapılması iki tarafın
da “banttan oynamayı” tercih ettiğini ya da en azından böyle düşünülmesini
istediğini gösteriyor.
Oysa çok önemli konular var. Bu konulara değinilmemesi bazı
sorunların çözülmesi ya da öncelik sırasında görüş ayrılıklarının olduğunu
gösteriyor. Örneğin İdlib konusunda masada dolaylı olarak bulunan Suriye’nin
sabırsızlığı sürüyor. Rusya ise İdlib konusunun Suriye’de siyasetin normale
dönmesi, ekonominin düzelmesi, Kürt sorununun çözümü gibi konuların önünde
engel olduğunun farkında. Ancak ABD’nin varlığı ve Türkiye’nin ABD karşısındaki
durumu nedeni ile Erdoğan lehine beklemeyi kabul ediyor.
İki lider ayrıştıkları konuları doğrudan ve sonuç alıcı ya
da birbirlerini karşı karşıya getirecek şekilde çözmeye çalışmak yerine “doğal
akışa” bırakmayı ve (Rusya’nın bombardımanları gibi) dolaylı yoldan çözmeyi,
buna karşılık ortaklaştıkları konular üzerinde daha çok çalışmayı ve bariz
şekilde hareket etmeyi benimsemiş görünüyorlar. Bu durumun gelecekte nereye
evrileceğini ise Erdoğan’ın durumu belirleyecek gibi. Sonuçta Rusya ve Suriye
açısından tartışılacak bir konu yok ve duruşları ile ne yapmak istedikleri ortada.
Diğer yandan Batı bloku ile sorun yaşayan Erdoğan’ın Rusya’ya yaklaşması Rusya
açısından yeterli olmayabilir.
Putin iç ve dış politikada zamana ihtiyacı olan Erdoğan’dan
bir karşılı bekleyecektir. Sahadaki durum bundan sonra somut adımları gerektiriyor.
Bu nedenle ikili arasında Türkiye’nin Suriye ile normalleşmesi, İdlib konusunda
Suriye’ye daha anlayış ile yaklaşılması ve/veya ABD’nin varlığına karşı
Türkiye’nin önde olacağı bir planın konuşulmuş olması büyük olasılık.
