Meclis Başkanı, İran ve Irak arasındaki birlikteliğin asla sarsılamayacağını vurgulayarak, Şehit İmam’ın cenaze merasimine katılımları ve milyonlarca Erbain ziyaretçisine ev sahipliği yapmaları nedeniyle Irak halkına teşekkür etti.
İslami Şura Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Şehit Ebu Mehdi el-Mühendis’in kabri başında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“İslam İnkılabı Lideri ile aziz ve şerefli İran halkı adına; Şehit İmamımızın mübarek cenaze törenine katılarak varlık gösteren, her zaman olduğu gibi bu sarsılmaz bağı daha da güçlendiren ve büyük bir onur yaratan cesur ve mücadelesiyle öne çıkan tüm Irak halkına içtenlikle teşekkür ediyorum.”
Galibaf sözlerini şöyle sürdürdü:
“Milletimizin kederli ve yaslı olduğu o günlerde, Irak halkının Necef ve Kerbela’daki bu anlamlı ve cesur varlığı, vatandaşlarımız için büyük bir teselli kaynağı olmuştur.”
Galibaf şunları kaydetti:
“Tıpkı Hüseyni ve Aşura ruhunu yaşatan Irak halkının her Erbain döneminde İran’dan ve diğer ülkelerden gelen milyonlarca ziyaretçiyi ağırladığı gibi, bu yıl da her zamanki gibi ışıldadınız ve ziyaretçilere en güzel şekilde ev sahipliği yaptınız. Maddi ve manevi tüm imkanlarınızı Erbain ziyaretçilerinin ve yürüyüşçülerinin hizmetine sundunuz. Hepinizin emeğine sağlık, inşallah bu hizmetler Hazreti Seyyidüşşüheda (a.s.) katında kabul görür. İran halkı siz aziz, kadirşinas dostlara, aşiretlere ve mukeb sahiplerine (hizmet çadırı kuranlara) şükranlarını sunar.”
ABD ve Siyonist rejimin, İslam ümmeti arasındaki ve özellikle İran ile Irak milletleri arasındaki birlikteliğin asla bozulamayacağını bilmesi gerektiğini belirten Meclis Başkanı; “Çünkü bu bağ; ilahi sünnetlerden, Kur’an-ı Kerim’den, Ehl-i Beyt (a.s.) sevgisi ve bağlılığından, şehitler ile Aşura kültüründen ve ayrıca Müminlerin Emiri Hz. Ali’nin (a.s.) türbesinin manevi ikliminden beslenmektedir” dedi.
IŞİD Komplosu Günlerinde İranlı Savaşçılar Iraklı Savaşçıların Yanında Yer Aldı
Galibaf sözlerine şöyle devam etti:
“Milletlerimiz bu inanç uğruna can verdi, kan döktü ve mücadele etti. Birbirlerine ihtiyaç duydukları o günlerde, ABD ve İsrail’in IŞİD üzerinden kurduğu komplo şekillendiğinde, İranlı savaşçılar Iraklı savaşçıların yanında yer aldı.”
Galibaf şunları ekledi:
“Son mütecaviz savaşta da Irak halkı Ramazan Savaşı’nda ayağa kalktı. Bu mücadelenin sembolü ise bu topraklarda, Irak’ta ve İran’da kanları birbirine karışan Şehit Ebu Mehdi el-Mühendis ile aziz Şehit Hacı Kasım’ın kanı oldu.”
Meclis Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu iki millet emperyalizmin karşısında dimdik duracak ve tıpkı Ramazan Savaşı’nda ABD’nin burnunu sürttükleri ve ona yenilginin acı tadını tattırdıkları gibi, bu yolda yürümeye devam edeceklerdir.”
Galibaf, “Bugün tüm varlığımızla idrak ediyoruz ki Direniş Cephesi her zamankinden daha canlı, sahada daha aktif bir şekilde Siyonist rejim ile cani ABD’nin karşısında durmaktadır” ifadelerini kullandı.
Direniş Cephesi’nin mimarı, kurucusu ve öncüsü olan Büyük İmam ile Şehit İmam’ın Seyyidüşşüheda (a.s.) yolunu seçtiğine inandıklarını belirten Meclis Başkanı; “O, hem Seyyidüşşüheda gibi İmamca yaşadı hem de bu yolda kendisi ve evlatları İmam Hüseyin (a.s.) gibi şehit düştü” dedi.
Meclis Başkanı konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün biliniz ki ABD’nin hegemonyacı gücünün karşısında duran ve onu bölgede yenilgiye uğratan şey, şehitlerin kanının bereketi ve Şehit İmamımızın mücadele ruhudur; hem söyleminde hem de eyleminde bu yolu ilerleten bir İmam’ın ruhu… Bizler bugün bu yolda; İmam’ın, şehitlerin ve ilahi ilkelerin yolunu birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde, milletimizle, merciiyetle ve aziz İnkılap Liderimizle omuz omuza ileriye taşımak için varız. Bu yolda en ufak bir tereddüdümüz yoktur: ‘Ve seveceğiniz başka bir şey daha: Allah’tan bir yardım ve yakın bir zafer…’ (Saf Suresi, 13. Ayet)
