Rasthaber – Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Genel Müdürü Rafael
Grossi, France 24’e verdiği röportajda; Amerika Birleşik Devletleri’nin 2018
yılında KOEP’ten çekilmesinin anlaşmayı belirsiz hale getirdiğini söyledi.
Atom Ajansı Genel Müdürü şunları söyledi: “Bu anlaşmaya
(KOEP) ulaştık. Ancak anlaşma, ABD’nin 2018’de çekilmesiyle bir tür
belirsizliğe girdi ve bunun ardından İran, anlaşmaya uymayarak misilleme
yapmaya başladı.”
ABD’nin KOEP nükleer anlaşmasından çekilmesinin ardından
İran İslam Cumhuriyeti, batılı ülkelerin bu anlaşmadaki yükümlülüklerini yerine
getirmekten sapması nedeniyle KOEP hükümlerine atıfta bulunarak
yükümlülüklerini azaltmaya başladı. İran’ın eylemleri, taraflardan herhangi
birinin anlaşma hükümlerine uymaması durumunda İran’ın nükleer yükümlülüklerini
azaltmasına olanak tanıyan KOEP hükümleri kapsamında gerçekleştirildi.
Grossi, İran’ın eylemlerinin “misilleme” olduğunu
iddia ederek, “Bundan sonra İran, endişe kaynağı olan uranyum
zenginleştirme de dahil olmak üzere misilleme tedbirlerine başladı. Fazla
teknik konulara girmek istemiyorum ama uranyum izotopu zenginleştirme
seviyesine ulaştığınızda, bombada kullanılabilecek malzeme elde
edersiniz.” dedi.
İran İslam Cumhuriyeti, Batılı ülkelerin Tahran’ı nükleer
silah elde etmeye çalışmakla suçlamasına tepki olarak her zaman ülkenin nükleer
programının barışçıl olduğunu vurguladı.
Grossi, “Ve bu, İran’ın nükleer silahlara sahip bir
ülke olmamasına rağmen oluyor. İran, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme
Anlaşması’nın bir üyesidir. Dolayısıyla İran’ın da bu anlamda kapsanması
gerekiyor. İran’ın nükleer programıyla ilgili çözmek için İran’la birlikte
çalışmamız gereken birçok soru var.” açıklamada bulundu.
Sorunların diplomatik çözümüne inanan uluslararası bir
kuruluş olduğumuzu ancak burada işlerin istemediğimiz bir noktaya geldiği bir
durumla karşı karşıya olduğumuzu sözlerine ekledi.
UAEK’ın genel müdürü, “İran nükleer malzemelere (silah
yapımı için gerekli) sahip ve bu çok önemli çünkü yalnızca nükleer silahlara
sahip ülkeler bu malzemelere sahip. İran’a gelince, bu malzemelere sahip olmak
nükleer silaha sahip olmak anlamına gelmiyor ancak endişe yaratan bazı
kapasiteleri var.” diye sözlerine ekledi.
Grossi şöyle ifade etti: “İran’a pek çok kez gittim ve
Cumhurbaşkanı Reisi ve Emir Abdullahiyan ile görüştüm. Niyetlerinin barışçıl
olduğundan emin olduklarını her zaman söylediler. Elbette herkese inanıyoruz
ama her şeyi doğruluyoruz ve bunu yapmak zorundayız.”
