”Gündemimizde ‘Beton Kanal’ Değil Ekonomik Sorunlar Var”

rasthaber
Rasthaber –  İstanbul Büyükşehir
Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Gaziantep’te gerçekleşen CHP Belediye
Başkanları Çalıştayı’nda açıklamalarda bulundu.

Halk TV’den Gül Gündüz’ün
haberine göre, İmamoğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

-İstanbul’da seferberlik
çağrısı yapar olduk. Marmara Denizi bir seferberlik çağrısına muhtaç
biliyorsunuz. Şimdi deprem keza 20 yılı aşkın süredir, depremi yaşayıp ondan
sonra hadi tedbir alalım dediğimiz noktada ne yazık ki geride kaldık. Bunu
hızlandırmak ve ileriye dönüştürmek mümkünse kaynaklarınızı en öncelikle buraya
ayırmak, İstanbul’u yoracak hatta gereksiz hatta ihanet diye nitelendirdiğimiz
bazı düşüncelerin yerine İstanbul’un tümden bu sorununu ortaya kaldıracak
hamleleri hep birlikte yapmak durumundayız. Bunun hükümeti, belediyesi, bunun A
partisi, B partisi yok. Haberci yine kapımızı çaldı öyle diyelim. Umarım ki bu
yönde bir ortak akıl sürecini oturtabiliriz. Ne yazık ki zor gözüküyor çünkü
İstanbul’da yapılan hamleler olumsuz demedik. Elbette bir şeyler yapıldı ama
yapılan hızı ile İstanbul’daki yapı sorununu çözmesi için 100 yıla yakın süreye
ihtiyacımız yok. İstanbul’un böyle bir sabrı yok. O bakımdan o zaten rutin
dönüşüm şekli. Bize göre 400-500 milyar lira civarında bir kaynak.

-Baktığınızda bugün
konuşulmayan ya da düşük söylenen, bizim iyi hesaplarla baktığımızda beton
kanalın yapılma rakamının bile altında bir bütçeden bahsediyoruz. Çok altında.
O kadar bütçeyi bir ülke ne beton kanal için ne de İstanbul’un deprem sonucu
bir anda bulamaz ama bu bir seferberlik, bir finans metodu, bir geri dönüş ile
ilgili sağlıklı bir çalışma yapıldığında ben 10 ila 15 yıl arasında İstanbul’da
bu sorunu büyük oranda çözmüş olabileceğimize inanıyorum.

Bunun içerisinde hükümet,
bakanlık, finans kuruluşları, yapı sektörü, mutlaka ve mutlaka sorumluluk alan
vatandaş almak zorunda. Elbette ki İBB, ilçe belediyeleri… Bu şekilde
çözebiliriz.

-İstanbul’un gündemi
midir sorusuna aslında şöyle bir ironi yapmak isterim. Yani bütün
İstanbullulara soralım. Pandemiyi yaşamış, çıkmış, işsizliği tavan yapmış,
yoksulluğun ne yazık ki en üste çıktığı bir şehirde turizm ile ilgili hizmet
sektörü ile ilgili tümden bütün kurumların şu anda iş yaşamaz durumda olduğu
bir ortamda çocukların okula gidemediği, seneye tereddütlerin devam ettiği bir
ortamda, bu çocukların açıklarını nasıl kapatırız seferberliğini yapmak varken
bütün bu ekonomik sorunlar varken İstanbul’da kimin aklına böyle bir şey gelir?
‘Kanal’ deseniz o bile aklına gelmez. Kanal İstanbul umurunda olmaz. Sıralamaya
bile girmez. Bu sadece ve sadece bir çıkar grubunun para kazanmak olarak
gördüğü bir çalışma.

-İstanbulun gündeminde az
önce saydığım şeyler vardır, ‘Beton Kanal’ yoktur. Beton kanalın bütün
sıkıntılarını ben anlatıyorum. Bu kabusu ben hissediyorum. Çünkü onlarca
brifing aldım. Marmara’yı yok eder demeyen gerçek bir bilim insanına
rastlamadım. Sazlıdere barajını alıp götürüyor. Sazlıdere’yi durup dururken yok
edeceğiz. Bu işe niyet eden, bu projeye para veririm bu ülkeyi borçlandırırım
diyen her akılın oturup bin kez daha düşünmesini öneririm, zira iki yıl sonra
hukuken de vicdanen de hiç kimse ülke adına muhatap olmaz onlarla. Ne parasına
dair, ne de müteahhitle ilgili sürecine dair. Ben bu işe girerim, iyi para
kazanırım diyeceklerine oturup kendilerini, kendi firmalarını, ülkedeki
itibarlarını oturup bin kez daha düşünsünler. Bunun muhatabı ne bu ülkede, ne
de uluslararası düzeyde olamaz. An ve an takipteyiz.

-Açıkçası isyan eden
vatandaş ve esnaf oldukça fazla. Dün sahada gördüğüm üç kitleyi özel bir yere
koymak istiyorum. Çocuklar, gençler ve kadınlar. Süreci ve bu sıkıntıyı, bu
tehdit gözlerinden okunuyor ve değişim istiyorlar. Değişim ile ilgili
taleplerini yoğunlukla bana ilettiler. Ben şunu hissettim ki, ülke aslında
sadece İstanbul’da değil her noktasında değişim arzusunda. Bu değişime biz
kendimizi en üst seviyede hazırlamaya yükümlüyüz. Çalışmalarımız zaten bu
yönde.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın