RASTHABER- İmam Hamanei bugünkü fıkıh derslerine başlamadan önce, Ahmedinejad’a aday olmaması yönündeki tavsiyelerine değindi ve “ Kendisiyle görüşmemizde O’nun iyiliğini hem de ülkenin durumunu dikkate alarak, siz şimdilik seçimlere katılmayın dedim” açıklamasında bulundu.
İmam Hamanei’nin fıkıh dersleri öncesinde yaptığı açıklama şu şekilde:
“Hamd âlemlerin Rabbine, salat ve selam Hz.Muhammed (s.a.a) ve Onun pak Ehl-i Beyt’ine olsun!
İmam Zeynel Abidin (as)’dan nakledilen ve dün bir bölümünü açıkladığım Ebu Hamza Somali hadisine başlamadan önce şunu hatırlatmalıyım ki, dün hadisin bir paragrafı hakkında yaptığımız açıklamalar sanırım yanlış anlaşılmış. İnsanın kendi içerisinde bir şeyi yanlış anlaması büyük bir sorun değildir ama bu yanlış anlaşılma sosyal ortamlarda bazı tartışmalara neden olur, biri bir şey söyleyip, diğeri de farklı bir şey söylerse ve bu durum Mümin kardeşler arasında kin ve düşmanlığa sebep olursa, işte o zaman bu kötü bir durumdur.Ben sürekli olarak kalplerde vahdet olması, vahdet yolunda ilerlenmesi ve ülke içerisindeki kuvvetlerin birleşmesini vurguluyorum. Söylenen bir şeyden dolayı, mümin ve inkılabi kuvvetlerin arasında ihtilaf meydana gelirse, böylesi bir şeyden Allah’a sığınırım. Böyle şeyler ihtilafa neden olmamalıdır.
Evet, görüşmemizde benimle istişarede bulundu , ben de onun iyiliğini ve ülkenin içerisinde olduğu durumu dikkate alarak, ona, ‘ Falan olaya katılmayın tavsiyesinde bulundum’. Hatta katılmayın da demedim, sadece ‘Katılmanızın sizin için iyi olmadığını düşünüyorum’ dedim. Evet, bunu söyledim ve bu çok normal bir cümledir. İnsan gördüğü, anladığı ve mümin kardeşinin yararına olacağını düşündüğü şeyi, ona söylemelidir. Bizde ülkenin durumunu birçok kişiden daha iyi biliyoruz. İnsanları, özellikle bizimle yüzlerce toplantıya katılmış kişileri daha fazla ve daha iyi tanıyoruz. Muhatabın ve ülkenin durumunu dikkate alınarak; “Siz şu durumda bu alana girerseniz, ülkede kutuplaşma olacaktır” yönünde tavsiyede bulunulmuştur.
Ülkede kutuplaşma yaşanması ülke için zararlıdır. “Katılmanızın iyi olmadığını düşünüyorum”. Evet, bu çok önemli bir şey değildir, bu çok normal ve doğal bir şeydir. Biz bu tavsiyeyi, birine, bir kardeşimize yaptık. Bu tavsiye mümin kardeşler arasında ihtilaf sebebi mi olmalı, biri falan kişi söyledi desin, diğeri de söylemedi desin, diğeri, neden mikrofonlara konuşmadı desin, böyle şeyler mi yaşanmalı? Evet, şimdi de mikrofonlara söylüyorum.
Düşmanlar pusudadır ve böylesi durumlardan yararlanmaktadır. Çok dikkatli olmalısınız. “Amerikan Yarın Radyosu” ya da “BBC” radyosunu iyi dinleyin, bu olayla ne ilgilileri var? Bu olaya değiniyor, tartışıyor ve analizler yapıyorlar. Bunun nedeni nedir, bu ne anlam taşımaktadır? Bunun anlamı şudur, düşman bu durumdan yararlanmak istiyor. Peki, biz ne yapmalıyız? Biz de düşmanın karşısında hareket etmeliyiz.
Söylediğim gibi, olay çok normaldir. Sizler benim mümin kardeşlerimsiniz. Sizin maslahatınıza ve yararınıza gördüğüm bir şeyi size söylüyorum. Bu, zahirde bir sorun teşkil etmez ve iyi bir şeydir. Hem de şeri olarak da gereklidir. Bu iyi bir şeydir ve insan nasihatlerde bulunmalıdır. Nasihat yani birinin hayrını istemektir.
… ona girmemesini tavsiye ediyorum. Bu bir emir ve yasaklama değildir. Bazıları benim emir verdiğimi söylüyorlar, hayır, sadece “katılmanızın iyi olmadığını düşünüyorum” dedim. Bu kötü bir şey değil, iyi bir şeydir.
Ya da benim falan kişinin etkisi altında olduğum yönünde çıkan söylemler ne anlam taşımaktadır? Ben falan kişilerden daha fazla bilgiye ve tecrübeye sahibim. Ben ve sizlerin sürekli olarak etmesi gereken dualardan biri; “Yarın benden soracağın bir işle beni meşgul et” duasıdır. Yarın hepimizden sorulacaktır.
Neden falan şeyi söyledin, falan şeyi söylemedin. Söylemediklerinizden de sorulacaksınız. Neden falan işi yaptın, neden yapmadın? Yapmadıklarınızdan da sorulacaksınız. Bu yüzden duanın dünkü açıkladığımız paragrafının asla bu olayla bir ilgisi olmadığını ifade etmiş olduk. Olay anlattığım şekildedir.
Mümin kardeşler arasındaki bu tip konularda yaşanan ihtilaflar asla maslahat değildir. Siz bir şey söylersiniz, karşınızdaki bir şey söyler ve üçüncü kişide gelir ve sizin kavga etmenizi bekler ve siz kavga ettiğiniz zamanda kendi menfaatini sağlar gider. Bu durumlara dikkat edilmelidir.Ülkenin bugün kuvvetlerin birliğine ihtiyacı vardır. Özellikle mümin, azimli ve çalışkan kuvvetlerin böyle konulardan ihtilaflar çıkarmaması gerekmektedir.”
