İran: Bakü ile Sorunumuz Ciddi Değil

rasthaber
Rasthaber –  İran Enformasyon Bakanı, “İran’ın Bakü’yle sorunu ciddi
değil, bunu daha ziyade siyasi ve medya boyutu körükledi, elbette çabamız birkaç
küçük sorunu tamamen çözmek” dedi.

İran Enformasyon Bakanı Seyyid İsmail Hatip, geçen yıl İran’da
yaşanan öğrenci zehirlenmeleriyle ilgili olarak şunları söyledi: ‘Bu olayların
nedeni koku bombalarının, çeşitli biber ve gözyaşı spreylerinin ve çok sayıda
böcek ilacının kullanılmasıydı. Geçen yıl yaşananlar, düşmanın özellikle sosyal
medya olmak üzere medyada farklı ağları kullanarak isyanlar planladığını gösteriyor.
Dolayısıyla bu yıl veya başka bir yıl medyanın ve yetkililerin çabaları, kamuoyunu
bu konuda aydınlatarak bu olaylar karşısında daha akıllıca davranmak
doğrultusunda olmalıdır.

Düşman, çıkardığı karışıklık ve isyanlardan sonuç alamadığı
kanaatine vardı ve düşünce kuruluşlarının eksik alanlar konusunda beyan ettiği 14
maddeye dayanarak, güvensizlik yaratan terör eylemlerinin düzeyini genişleterek
bizim toplumumuzda sonuca varabileceklerini düşündüler.(Tabii ki bu da onların
yanlış hesaplamalarıyla).

İran’da etkisiz hale getirilen bu miktarda bomba, teröristlerin
Avrupa’dan gelen mali yardımlarla beslendiğini gösteriyor. Elbette Batılılar
bir zamanlar terör eylemleri ve kadın hakları, sosyal medya iletişimlerinin
güvenliği ve gazetecilik gibi konularda eğitmen yetiştirme konularına yatırım
yaptılar. Ama bu yıl düşman, tüm çabasını Muharrem ayının başından Ekim ayının
ortasına kadar farklı yerlerde güvensizlik çıkarabilmek için harcamıştır.

Ülkeye bu miktarda ateşli silahın ulaşması, düşmanın etnik
ve bölücü bahanelerle kargaşa çıkaranların failleriyle iletişim kurmaya
çalıştığını gösteriyor. İnsanların dikkat etmesi gereken hususlardan biri de güvenlik
birimlerinin hızlı bir şekilde gerekli tedbirleri alabilmesi için şüpheli
vakaları düzenli ve hızlı bir şekilde bildirmeleridir. Çünkü bilgilerimizin
çoğunun temeli halka dayanmaktadır.’

İran Enformasyon Bakanı, “Acaba halkın katılımını teşvik
edecek bir planı var mı?” sorusu üzerine şunları söyledi: ‘Eğer ben bugün
buradaysam, bu, insanların bu alanda kendi rollerinin daha fazla farkına
varmaları adına bu açıklamaları yapmak ve kıymetli halkımızın çabalarını takdir
etmek içindir. Halkın, geçmişte olduğu gibi hem haber merkezi konusunda hem de
Enformasyon Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan bölümde ülkenin güvenliği
konusunda büyük yardımı dokunabilir.

Bu terör eylemlerinde düşmanın yenilgiye uğratılması onlara
son derece zarar vermiş ve onları dağıtmıştır. Bu da ayaklanmaların yıldönümünde
Allah’ın lütfu ve halkın yardımı sayesindedir.

Kürdistan Bölgesi’ne çok sayıda asker getirdiler, ancak
Devrim Muhafızları’nın zamanında harekete geçmesi, Kudüs Gücü’nün ve Genelkurmay
Başkanlığı ve İstihbarat Bakanlığı’nın desteği ve hükümetimizin samimi
işbirliği, bugün bu örgütün dağılmasına şahit olmamıza neden oldu. Medya getiren,
eğitimli kuvvet getiren ve silah getiren bir örgüt böyle bir skandalla karşı
karşıya kaldı.

Bizim dikkatli ve akıllıca davranmamız gerekiyor. Amerika Afganistan’ı
korkakça terk etti, Taliban Afganistan’a hâkim oldu ve terörle mücadelede
bizimle çok iyi iş birliği yaptı. Ancak IŞİD terör örgütünü Suriye ve
Türkiye’den Taliban’ın daha az nüfuz sahibi olduğu Afganistan’ın kuzeyine
ittiler ve IŞİD bu bölgeleri karargâh haline getirdi. Bugün onların liderlerinin
düzenli olarak hedef alındığını görüyoruz. Bu da sınırımızda bulunan kimselerin
şu anda bizden 100 kilometre uzaklıktaki Bedahşan’da olduğunu gösteriyor. Bu da
bu kafa karışıklığının bir başka örneğidir, umuyoruz ki dost ülkelerimiz Pakistan,
Irak ve Fars Körfezi hükümetleri ve kuzey hükümetlerinin yardımıyla bu yolu
ülkeler ve tüm milletler adına devam ettirebilir ve daha fazla önlem
alabiliriz.

Bugün İbrahim planını tasarlayan rejim, her alanda iflasın
eşiğine gelmiş ve seçkin subaylarını, hava ve deniz kuvvetlerini kovmak, işgal
altındaki bölgelerin kuzeyinde ve güneyinde caydırıcı olarak kurduğu çeşitli
üsleri azaltmak ve aynı dönemde 700’den fazla Hava Kuvvetleri birimini sınır
dışı etmek zorunda kalmıştır. Aynı kopukluğu güvenlik teşkilatlarında ve
Mossad’da da görüyorsunuz. Siyonist rejimde açıklanan intiharların çoğu direniş
güçlerinin işidir. Bunlar oradaki insanların yaptıklarıdır. Bu rejimin
yıkıldığını kendileri de itiraf ediyor.

Siyonist rejim ayaklanmalarla bize vermek istediği darbeyi
fazlasıyla kendi almış, direnişin işgal altındaki rejimde yaşayan Yahudilere
yaptığı yatırım bu çöküşü hızlandırmış ve bu, direniş cephesinin başarılarından
biri olmuştur. Bunu desteklemek de bölge ülkelerinin yanı sıra tüm kuruluşların
görevidir. Çünkü bu uğursuz rejimin bölgedeki varlığı tüm ülkeler için
tehlikelidir ve güvensizlik nedenidir.’

İran Enformasyon Bakanı aynı zamanda İran’ın Bakü ile
ilişkileri hakkında da şunları söyledi: ‘Bakü ile sorunumuz ciddi değil ve bunu
daha ziyade siyasi ve medya boyutu körükledi ve çabamız birkaç küçük sorunu da
tamamen çözmektir.’

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın