İran ile yaşanan ve 8 Nisan’da geçici ateşkesle sonuçlanan çatışma sürecinin İsrail ekonomisi üzerindeki etkisi ağır oldu. Maliye Bakanlığı verilerine göre, 35 milyar şekellik (11,5 milyar dolar) toplam maliyetin aslan payını askeri harcamalar oluştururken; GSYH’deki düşüş ve sivil tazminat paketleri bütçe dengelerini zorluyor.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve bölgesel bir savaşa evrilen 40 günlük sürecin ardından, İsrail ekonomi yönetimi hasar tespit çalışmalarını tamamladı. The Times of Israel gazetesinin yayımladığı bakanlık raporuna göre, askeri operasyonların maliyeti ve misillemelerin yol açtığı dolaylı zararlar, devlet harcamalarında öngörülmemiş bir artışa neden oldu.
Savaşın mali yükünün yaklaşık 22 milyar İsrail şekeli (7,25 milyar dolar) tutarındaki kısmı doğrudan askeri ve operasyonel kalemlerden oluştu:
İsrail ordusu, Savunma Bakanlığı ve Ulusal Güvenlik Bakanlığı’nın yürüttüğü operasyonlar, bütçenin en büyük kalemini teşkil etti.
Söz konusu harcamaların bir kısmının, stratejik öngörüler doğrultusunda 2026 yılı bütçesi kapsamında Savunma Bakanlığı tahsisatına önceden eklendiği belirtildi.
İran’ın misilleme saldırıları sonucu fiziksel hasar gören bölgeler ve ekonomik durgunluktan etkilenen kesimler için geniş kapsamlı bir sosyal paket devreye alındı:
12 Milyar Şekellik Paket: Kapalı kalan işletmelerin zararları, üretim kayıpları ve zorunlu ücretsiz izne ayrılan çalışanların ödemeleri için yaklaşık 4 milyar dolarlık bir tazminat fonu oluşturuldu.
Sosyal İşler Bakanlığı ile hastanelerin artan operasyonel giderlerini karşılamak üzere yaklaşık 329 milyon dolar ek kaynak kullanıldı.
Maliye Bakanlığı’nın değerlendirmesinde, doğrudan nakit çıkışının yanı sıra savaşın yarattığı belirsizliğin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) üzerindeki baskısına da dikkat çekildi. Özellikle teknoloji ve turizm sektörlerindeki yavaşlama ile devlet harcamalarındaki agresif artışın, bütçe açığı hedeflerini revize edebileceği öngörülüyor.
