Kürdistan’daki İsrail Parantezi; Kârdan Çok Zarar

rasthaber

Rasthaber – Irak Kürdistan’ı kendi kaderlerini tayin için referanduma gidiyor. Türklük namına tarihte 16 devlet kurduk, yine kurarız; bilmeyenler görsün işte Ak Saray’ın teşrifat merdivenlerinde her birinin timsali; Katar’a asker çıkarır Osmanlı ruhunu şahlandırırız, Şam’da namaz kılar Bilad-i Şam’ı selamlarız diyenler Kürt’ün rüyasında karabasan olmakta kararlı. Köklü emperyal bir miras üzerinde oturan İran da Ankara gibi referandumu sınır taşlarını yerinden oynatmanın başlangıcı olarak görüyor. İki ülkenin bölünme kaygısı politikalarda belirleyici. Bölünecek olan Irak ise şu aşamaya kadar en makul tepkiyi veren taraf. Sonuçta Irak’ın tutumu çözümün türünü de belirleyecek; uzlaşma mı iç savaş mı?

“Kosovalının olur, Boşnak’ın olur ama Kürtlerin kendi kaderlerini tayin hakkı olamaz” demek derin bir çelişkidir. Özerklik ya da federatif çözüme verdiğim değer bir kenara, etnik ve ulus devleti insanlığın derdine deva olarak görmesem de, bu yazının Kürtlerin temel haklarını sorgulamakla ilgisi yok. Fakat Kürt’ün hakkını teslim etmemiz, bağımsızlık denildiğinde bunun bölgesel ve uluslararası karşılıklarının ne olduğunu tartışmaktan kaçabileceğimiz anlamına da gelmiyor. Çünkü bu süreçleri besleyen ve sonucunu tayin eden asıl faktörler bölgesel ve uluslararası dengelerdir. Bölgede KDP dışındaki Kürt partilerini “Referandum zamansız” tartışmasına iten de yine bu faktörlerin getireceği yüktür, bedeldir.

Beri tarafta Kürdistan’ın bağımsızlığına destek olanların derdi de elbette basitçe Kürtlerin hakları değil. Haliyle referandum gibi temel bir hak başkalarının elinde silaha dönüşebiliyor.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın