sırasında kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 70 kişilik sivil bir gruba hava
saldırısı düzenlediği ortaya çıktı.
Amerikan New York Times (NYT) gazetesinde yer alan haberde,
ABD hava kuvvetleri, 18 Mart 2019’da Suriye’nin Bağhuz bölgesinde kadın ve
çocuklardan oluşan sivil bir grubu hedef aldığı belirtildi.
ABD insansız hava araçlarıyla yeri tespit edilen sivil
grubun üzerine daha sonra F-15E tipi savaş uçaklarıyla 3 ayrı saldırıda 2
tondan fazla bomba bırakılarak yaklaşık 70 kişinin ölümüne neden olduğu
vurgulandı.
Bu olayın detaylarının ilk kez ortaya çıkarıldığı vurgulanan
haberde, “Bağhuz saldırısı, IŞİD’e karşı savaş sırasında en büyük sivil
kaybın verildiği olaylardan biriydi ancak ABD ordusu tarafından hiçbir zaman
kamuoyuna açıklanmadı.” ifadeleri kullanıldı.
Haberde, şunlar kaydedildi:
“Bir hukuk görevlisi, saldırıyı, soruşturma gerektiren olası
bir savaş suçu olarak işaretledi. Ancak askeri yetkililer, neredeyse her
adımda, felaket niteliğindeki bu saldırıyı gizleyen hamleler yaptı. Ölü sayısı
küçümsendi. Raporlar ertelendi, sterilize edildi ve gizlilik sınıfına alındı.
ABD liderliğindeki koalisyon güçleri patlama alanını buldozerlerle düzledi. Ve
üst düzey liderlere haber verilmedi.”
Saldırının ayrıntılarının aylar süren gizli belge ve
raporların incelenmesi, ismi gizli tutulan ilgili personel ve yetkililerle
doğrudan yapılan görüşmeler sonucunda bir araya getirildiğine işaret edilen
haberde, eldeki bulguların ABD Merkez Komutanlığına gönderilmesinin ardından,
komutanlığın, hava saldırılarının haklı olduğunu savunarak saldırıyı ilk kez
kabul ettiği ve 80 kişinin öldürüldüğünü açıkladığı aktarıldı.
Haberde, Komutanlığın, söz konusu saldırıda 16 IŞİD
savaşçısı ile 4 sivilin öldürüldüğünü, diğer 60 kişiyle ilgili olarak da
IŞİD’in kontrolündeki bölgelerde kadın ve çocukların bazen silaha sarılmaları
nedeniyle sivil olup olmadıklarının net olmadığını iddia ettiği kaydedildi.
Gazetenin haberine göre ABD Savunma Bakanlığı Genel Müfettişi
bu saldırılarla ilgili bir soruşturma başlattı, ancak raporunda bu bombalamaya
ilişkin tüm atıflar “gözden kaçtı” ve kapsamlı ve bağımsız bir
soruşturma asla yürütülmedi.
Gazete, raporunu gizli belge ve raporların yanı sıra
saldırıda hazır bulunan personelle yapılan görüşmelere dayanarak ürettiğini
yazdı.
New York Times, o sırada operasyonun merkezinde yer alan bir
hava kuvvetleri avukatının saldırının bir savaş suçu olabileceğine inandığını
ve daha sonra herhangi bir işlem yapılmayınca Savunma Bakanlığı Müfettişi ve Senato
Silahlı Kuvvetler Komitesi’ni bilgilendirdiğini belirtti.
