Partiler Arasında Diyalog, Irak’ta Krizi Aşmanın Tek Yolu

rasthaber

Rasthaber –  Irak’ta geçen Ekim ayında yapılan parlamento seçimlerinden
kaynaklanan siyasi çıkmazın üzerinden 10 ay geçti. Irak’taki mevcut siyasi
çıkmaz esasen üç sebepten kaynaklanıyor: iktidarın dağılım şekli, bazı
şahsiyetlerin siyasi inatçılığı ve siyasi kuralları hiçe sayması ve dış
müdahale.

Irakta; Cumhurbaşkanlık görevini Kürtler, Başbakanlığı Şiiler
ve meclis başkanlığını da Sünniler üstleniyor. Bu tür bir görev dağılımı,
Irak’ın demografik yapısından kaynaklanıyor ve elbette pratikte de sorun oluşturmamıştır.
Asıl sorun, gücün ana konumlarının belirlenme tarzından kaynaklanıyor.

Irak anayasasına göre, Irak cumhurbaşkanının atanması
milletvekillerinin üçte ikisinin olumlu oyu ile başbakanın atanması ise %50
artı bir oyu ile olacak. Bu durum Irak’ta iktidarın düzenlenmesini ancak
grupların koalisyon ve mutabakat sağlaması ile mümkün kılıyor. Iraklı gruplar
arasındaki siyasi ayrılık büyükse, üçte iki oranında bir cumhurbaşkanını veya
%50 artı bir oranında bir başbakanı atamak zor olacaktır. Irak’ta geçen Ekim
seçimlerinden sonra ortaya çıkan bu durum, ülkenin uzun ve yoğun bir siyasi
çıkmaza girmesinin nedenlerinden biridir.

Irak’taki mevcut durumun bir başka nedeni de siyasi
inatçılık ve kuralların göz ardı edilmesidir. İktidarın düzenlenmesine ilişkin
bahsi geçen koşullar, insanları iktidar mevkilerine getirmede ve
cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık gibi önemli mevkilere yerleştirmede sadece
siyasi esnekliğin ve tekel olmamanın etken olduğunu göstermektedir.

Ancak son 10 ayda Irak bu ülkedeki bazı akımların ve
şahsiyetlerin esnekliğine şahit olmadı ve bu da Irak’taki siyasi durumun
yıpranmasında önemli bir faktördür. Bu bağlamda, Irak Başbakanı Mustafa El-Kazımi
geçen günlerde yaptığı açıklamada, yaşanan siyasi krize çözüm bulunması için,
tüm Iraklı siyasi gruplardan Başbakanlık Sarayı’nda ulusal bir toplantı
yapmalarını isterken, Sadr hareketi bu toplantıya katılmayı reddetti.

Dış müdahale de, Irak’taki istikrarsız siyasi durumun
yıpratıcı olmasının bir diğer önemli faktördür. Bazı bölge ve bölge dışı
ülkeler, Kudüs’ü işgal eden rejimi ile birlikte Irak’taki bu kaos ve kargaşadan
memnun ve istikrarlı bir Irak istemedikleri görünüyor. Haşd Şabi ve direniş
grupları ile muhalefet, böyle bir talebin ana nedenidir. Bu müdahale Parlamento
seçimlerinden sonra özellikle iktidarın düzenlenmesi sürecinde içişlerine
yönelik bir müdahaledir. Bu konu Irak’taki mevcut durum için de geçerlidir.

Bölge meseleleri uzmanı Hasan Hanizade şöyle düşünüyor:
Dindar bir Şii olarak kabul edilen ve Nuri el-Maliki liderliğindeki hukukun
üstünlüğü akımına yakın olan Muhammed Şiya el-Sudani’nin seçilmesinden memnun
olmayan bölgesel ve bölge dışı güçlere ek olarak, siyasi akımlar arasındaki
ihtilafların artmasında etkili olan ülke içi faktörler de rol oynamaktadır.

Ülkedeki siyasi çıkmazın aşılması bağlamında  Irak Başbakanı Mustafa Kazemi yaptığı
açıklamada, bunun için “ciddi ve düşünce birliğinde olan bir ulusal
diyalog” yapılmasının zaruretini duyurdu. Kazımı bu açıklamayı, 3 erk
başkanı, Irak ulusal siyasi grup liderleri ve BM genel sekreteri temsilcisinin
katıldığı oturumda yaptı.

Toplantının kapanış bildirisinde ulusal bir diyalog ihtiyacı
vurgulansa da, aynı zamanda mevcut çıkmazın bir çözümü olarak erken
milletvekili seçimlerinin yapılması da önerildi. Bu da bazı Iraklı
şahsiyetlerin ve grupların çıkarlarının diyalogdan ziyade, parlamento
seçimlerinin yenilenmesinde olduğunu gösteriyor.

ParsToday

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın