Politico: Araplar İran ile Savaşın Sona Ermesi Konusunda Hemfikir

Amerikan yayın organı Politico yayımladığı raporda, Basra Körfezi’ne kıyısı olan Arap ülkelerinin İran ile savaşın sona ermesini istemelerine rağmen, bu hedefin nasıl gerçekleştirileceğine dair derin görüş ayrılıklarının ortak bir tutumun oluşmasını engellediğini yazdı.

Politico, Fars Körfezi’ne kıyısı olan Arap ülkeleri arasındaki iç çatlakları incelediği raporda; her ne kadar bu ülkelerin tamamı İran ile savaşın sona ermesini ve Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılmasını istese de, bu hedefe nasıl ulaşılacağı konusunda ciddi görüş ayrılıklarına sahip olduklarını belirtti. Bu ayrılıklar, ortak bir bölgesel stratejiye ulaşılmasını zorlaştırmaktadır.

Politico’nun yazdığına göre, devam eden savaş Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyelerini bir araya getirmek bir yana, aralarındaki köklü rekabetleri ve anlaşmazlıkları daha da gün yüzüne çıkardı. Bu ülkelerin her biri kendi güvenlik, ekonomi ve jeopolitik mülahazalarını dikkate alarak İran’a ve ABD politikalarına karşı farklı bir yaklaşım benimsedi.

Raporun devamında, Umman ve Katar’ın Tahran ile arabuluculuk, diyalog ve gerilimi azaltma vurgusunu sürdürdüğü; Birleşik Arap Emirlikleri’nin daha sert bir tutum takındığı; Suudi Arabistan’ın ise İran üzerindeki baskıyı desteklemek ile savaşın yayılmasından kaçınmak arasında bir denge kurmaya çalıştığı ifade edildi. Amerikalı kaynaklara göre, bazı Arap ülkeleri Washington’ın İran’a yönelik askeri hedefleriyle diğerlerinden daha fazla uyum gösteriyor.

Politico, KİK üyeleri arasındaki geçmiş anlaşmazlıklara —Suudi Arabistan ve BAE arasındaki rekabet, Yemen ile Sudan dosyalarındaki görüş ayrılıkları ve Katar ile yaşanan geçmiş gerilimler dahil— değinerek, bu çatlakların son savaş sırasında daha da derinleştiğini ve bölgedeki gelişmelere karşı tek bir tutum oluşturulmasını engellediğini vurguluyor.

Politico’ya göre, Arap ülkeleri boru hatlarını ve alternatif rotaları geliştirerek Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılıklarını azaltmaya çalışsalar da, çatışmalar devam ettiği sürece bu altyapılar da güvenlik tehditlerinden muaf olmayacaktır. Bu nedenle söz konusu yayın organına göre Körfez İşbirliği Konseyi, mevcut koşullarda mütecanis bir ittifaka dönüşmekten ziyade yalnızca üyeleri arasında sınırlı koordinasyonlar sağlama gücüne sahiptir ve kriz yönetimi için tek bir stratejiye ulaşmaktan hâlâ uzaktır.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın