nükleer anlaşmayı onarma çabalarında ilerlemenin kaydedilmemesinden
kaynaklandığının farkında olduklarını belirtti.
Zaharova, mevcut durumdan çıkmanın tek yolunun nükleer
anlaşmayı yeniden canlandırma müzakerelerini bir an önce başlatmak olduğunu
söyledi.
Zaharova, Avrupa Troyka Grubu’nun, Uluslararası Atom
Enerjisi Ajansı’nın İran’da zenginleştirilmiş uranyum üretimi ile yüzde 20’ye
varan zenginleştirme ve İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesini yüzde 60’a
çıkarmasına ilişkin raporuna ilişkin son açıklamasına atıfta bulunarak, şunları
kaydetti: Kapsamlı Eylem Planında kaydedilen anlaşmalardan, İran’ın nükleer
programıyla ilgili durumu çözmek için ortak bir eylem olduğunu, ancak İran’ın
böyle bir eyleminin büyük ölçüde, nükleer programı tamamen canlandırma
çabalarından elde edilen belirli pratik sonuçların olmamasından, ABD’nin İran’a
ve onunla işbirliği yapan üçüncü ülkelere yönelik tek taraflı yaptırımları
işlemeye devam ederken ‘nükleer anlaşmanın’ tam olarak uygulanmasını yeniden
sağlama çabalarının somut pratik sonuçlar vermemesinden kaynaklandığını
anlıyoruz” dedi.
Sözcü, “Ancak, bunun bizi aranan hedeften daha da
uzaklaştırdığından ve kapsamlı anlaşmanın sürdürülebilir bir şekilde
uygulanması yönünde koşullar yaratma görevinin giderek daha zor hale
geldiğinden endişe duyuyoruz” diye ekledi.
Daha önce Almanya, Fransa ve İngiltere’nin ortak
açıklamasında, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun, İran’ın yüzde 20 oranında
zenginleştirilen uranyum metal ürettiği ve yüzde 60 oranında zenginleştirilen
uranyum üretme kapasitelerini önemli ölçüde büyüttükleri yönündeki bilgi
nedeniyle endişe duydukları ifade edilmişti.
Ayrıca işgal rejimi Başbakanı Naftali Bennett, 26 Ağustos’ta
Beyaz Saray’da yapacağı görüşmede ABD Başkanı Joe Biden’a İran’ın nükleer
çalışmalarını durdurmak için plan sunacağını belirtmişti.
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hatipzade
de yeni hükümetin dışişlerini nükleer anlaşmaya göre şekillendirmeyeceğini
belirtmişti.
‘Çekilen ABD ile
sözlerini tutmayan Avrupalı tarafların şart koşma hakkı yok’
Hatırlanacağı üzere, İslam İnkılabı Rehberi İmam Hamanei, ABD’nin
nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesi ve pazarlık istemesi üzerine, “Bu,
İran’ın kesin politikasıdır ve ülke yetkilileri de bunun üzerinde görüş birliğine
sahiptir” diyerek şu beyanda bulunmuştu:
“İran’ın nükleer anlaşma kapsamındaki taahhütlerine
dönmesini istiyorlarsa, ABD, yaptırımları pratikte tamamen kaldırmalı ve biz de
bunu teyit etmeliyiz. Eğer yaptırımların düzgün şekilde kaldırıldığını görürsek,
o zaman nükleer anlaşma çerçevesindeki taahhütlerimizi uygulamaya döneceğiz.
ABD ve nükleer anlaşmadaki tüm yükümlülüklerini ihlal eden
üç Avrupa ülkesinin şart koyma hakkı yoktur. Onlar bu anlaşma kapsamındaki
hiçbir yükümlülüklerini yerine getirmemişlerdir.
Koşul koyma hakkına sahip olan taraf, İran’dır. Çünkü tüm
yükümlülüklerimizi yerine getirdik. Nükleer anlaşmanın devamı için şart koşma
hakkımız var ve biz de bunu yaptık. Kimse bunu saptırmasın.”
