Belediyeler Birliği’nde düzenlenen Afet Azaltma ve Deprem Toplantısı’na
katıldı.
Türkiye’de yaşanan depremlere ilişkin alınacak tedbirlerle
ilgili bilgi veren Soylu, deprem gözlem istasyonu sayısının 1100 olduğunu ve bu
alanda ikinci büyük deprem gözlem ağına sahip olunduğunu belirtti.
İHA’nın haberine göre Soylu, “AFAD Başkanlığı’nın 81 il
müdürlüğünde, 11 birlik müdürlüğü, yaklaşık 6 bin personel, çeşitli tonaj ve
tipte 352 müdahale aracı, yurt sathında 26 lojistik deposu, 52 de lojistik
destek deposu bulunuyor. Bunun yanı sıra AFAD Başkanlığı, sadece afetlere
müdahalede değil, afet yönetiminde çatı kuruluş olarak da önemli bir konuma
geldi” diye konuştu.
AFAD Başkanlığı’nın Türkiye’de bir afet yönetim stratejisi
oluşturmayı başardığının altını çizen Soylu, “Deprem veya başka bir doğal
afetle ilgili olarak, bugün sadece afet anındaki kurtarma çalışmalarını
planlamıyoruz. Meseleyi, ‘afet öncesi’, ‘afet anı’ ve ‘afet sonrası hayatın
normalleşmesi’ olmak üzere üç ana başlıkta toparlamaya çalışıyoruz” dedi.
‘Türkiye afet müdahale sistemi 3 katmandan oluşuyor’
Soylu, “En üstte Türkiye Afet Müdahale Planı vardır.
Bunun altında 81 İl Afet ve Acil Durum Müdahale Planı, il planlarının altında
da Çalışma Grubu Operasyon Planları yer almaktadır. Bu planlarla afet ve acil
durumlarda ihtiyaç duyulan ülke çapında 28, il düzeyinde 26 acil hizmet
sorumlusu kurumları belirledik. Bunların destek ve çözüm ortakları kurumları da
tayin ettik. Tüm bakanlıklar ve kurumların, afet anındaki görevlerini, neyi
nasıl yapacaklarını net olarak belirledik” ifadelerini kullandı
Olması tahmin edilen büyük İstanbul depremiyle ilgili iki
korkusu olduğunu söyleyen Soylu, şöyle konuştu:
“Biri iletişim, diğeri de trafiktir. İletişim üzerinde
hummalı bir çalışma yapıyoruz. İnşallah bu sorunu çözeceğiz. Ortak bir deprem
hattı oluşturmaya çalışıyoruz. Onlar kapasitelerini yükseltiyorlar.
Vatandaşlarımızı bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Ancak trafik meselesi…Bunları
konuşmak zorundayız. Bir, ambulanslar binaya ulaşamaz. İki aldığı hastaları
hastaneye götüremez. Bu bir gerçek. Buna ait tedbirleri de çalışıyoruz.
İstanbul depremini konuşuyoruz. Fiziki olarak sadece İstanbulluları etkiler ama
ekonomik olarak bütün Türkiye’yi etkiler. Dolayısıyla meseleye çok geniş bir
pencereden bakmak durumundayız. Diğer illerimiz de aynı şekilde. Eğer
çocuklarımıza hem binaları güçlü, hem ekonomisi güçlü bir ülke bırakmak
istiyorsak, bu salonda konuştuklarımızı kendi görev alanlarımıza taşımalıyız.
Sahada bunları uygulamalı, engellerle karşılaşıyorsak da buna çare bulmak
zorundayız. Gerek ülkemizin gerekse bölgemizin yoğun gündeminin, deprem
gündemini perdelemesine izin vermemeliyiz.”
‘Muhabirlere ‘Depremde nasıl haber yapılması’ eğitimini
vereceğiz’
Soylu, olası İstanbul depremine ilişkin alınacak tedbirler
kapsamında “Tüm televizyonlara yönelik eğitime başlıyoruz. Muhabirlere de
depremde ne söylemek lazım, nasıl haber yapılması eğitimini vereceğiz” dedi.
Soylu, “Benim korkum şu; bizim zamanımızda olur da
sorumluluğunu taşıyan biri olarak tarihe kara bir adam olarak geçmekten Allah’a
sığınırım. İsmi kötü anılan insan sıfatı vermesin. Afet meselesi, deprem
meselesi öncesini, anını, sonrasını iyi bir şekilde zihnimizde ve kurumlarda
tasarlamak zorundayız. Siyasi popülizmle deprem konusunda alınacak tedbirler
ters orantılıdır. Kentsel dönüşümü tamamlamak lazım. Kusura bakmayın doğru
yapalım ama vatandaşın tepkisini çekelim, riskli bölgelere buldozerle girmekten
başka çare yoktur. Enkazların altında kalan insanların ‘akrabalarımı bulun, ne
olursunuz evladımı kurtarın’ diyenleri duyan birisi olarak söylüyorum,
imkanımız var güçlü bir devletiz.”
