müzakere sürecinin devam edeceğini açıklayarak, yeni bir müzakere turunun
yakında başlamasını umut ettiğini belirtti.
Suudi Arabistan Dışişleri Başkanı, Cumartesi günü France 24
Kanalına verdiği röportajda şunları söyledi: ‘ İran ile önceki dört tur
müzakereler çoğunlukla ön hazırlık niteliğindeydi, ancak her iki taraf da
müzakereleri sürdürmeye kararlı.
Henüz somut bir sonuca ulaşamadık ama görüşmelere devam
etmeye hazırız.’
Faysal bin Ferhan, Nükleer Anlaşma ve İran’ın nükleer
faaliyetleriyle ilgili olarak, Siyonist rejimin nükleer başlıklarla dolu
cephaneliklerinin Ortadoğu’nun güvenliğine yönelik en büyük tehdit olduğunu
belirtmeden şunları söyledi: ‘İran nükleer faaliyetlerini hızlandırdı ve bu
konu, bu ülkenin nükleer programının barışçıl olduğunu haklı çıkarmıyor. Çünkü
İran’ın yaptığı uranyum zenginleştirme seviyesi, barışçıl bir nükleer program
için gerekenden çok daha yüksektir.
Riyad, Nükleer Anlaşmanın ilk anlaşmasında eksiklikler
olduğuna inanıyor. Viyana’da yapılacak görüşmelerin olumlu bir şekilde
ilerlemesini umuyoruz.
İran’ın diğer taraflarla, bize ve İran’ın komşularına
İran’ın nükleer programının yalnızca barışçıl amaçlara yönelik olduğu
güvencesini verecek bir anlaşmaya varmasını umuyoruz.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın İran’ın nükleer
tesislerine ve faaliyetlerine erişiminin olmaması veya sınırlı erişimi büyük
endişe kaynağıdır çünkü bu kısıtlamalar İran’ın nükleer faaliyetlerinde
şeffaflık eksikliğine yol açabilir.’
Suudi Dışişleri Bakanı, ülkesinin Lübnan ile yakın zamanda
yaşadığı diplomatik anlaşmazlığa ilişkin olarak Lübnan’daki Hizbullah’a karşı
iddialarda bulundu ve şunları söyledi: ‘Suudi Arabistan ile Lübnan arasında
kriz yok ama Lübnan içinde kriz var.
Lübnan’daki siyasi ve ekonomik durum, şu anda büyükelçimizin
Beyrut’ta bulunmasına ihtiyaç duymamamızın nedenidir.
Suudi askerlerinin Yemen’den çekilmesiyle ilgili yayınlanan
haberler doğru değil. Yemen’deki durum, askeri ve diplomatik olarak çıkmaza
girdi.’
