İran Dışişleri Bakanlığı, 25 Haziran 2026 tarihli ABD ile Fars Körfezi İşbirliği Konseyi (KİK) Dışişleri Bakanlarının ortak bildirisine sert tepki gösterdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, ortak bildiride yer alan ifadelerin “müdahaleci, sorumsuz ve kışkırtıcı” olduğu belirtilerek, ABD’nin bölgedeki politikalarının istikrarsızlığı derinleştirdiği savunuldu.
Açıklamada, ABD’nin Fars Körfezi ülkelerinin güvenliğine bağlılığına ilişkin söylemlerinin gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, Washington’ın bölgedeki askeri varlığının güvenlik değil, istikrarsızlık ve ayrışma ürettiği ifade edildi.
Tahran ayrıca, Fars Körfezi ülkelerine topraklarının üçüncü taraflarca İran’a yönelik askeri operasyonlarda kullanılmasına izin vermemeleri çağrısında bulunarak, bunun uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilkelerinin bir gereği olduğunu vurguladı.
İran Dışişleri Bakanlığı, KİK ülkelerine ABD’nin İran’ın barışçıl nükleer programına ilişkin iddialarını desteklemek yerine, Batı Asya’nın nükleer silahlardan arındırılması girişiminde İran’la işbirliği yapmaları çağrısında bulundu.
Açıklamada ayrıca, İran’ın füze ve insansız hava aracı programlarının tehdit olarak gösterilmesi kınanırken, ülkenin savunma kapasitesinden taviz vermeyeceği belirtildi.
Bakanlık, Filistin ve Lübnan’daki direniş hareketlerinin “İran’ın vekil güçleri” olarak tanımlanmasını da reddederek, bölgede tek “vekil unsurun” İsrail olduğunu savundu.
Hürmüz Boğazı’na ilişkin değerlendirmede ise boğazın İran ve Umman’ın karasularında bulunduğu hatırlatılarak, savaşın sona ermesine ilişkin mutabakatta yer alan düzenlemelerin deniz trafiğinin yönetiminde esas alınacağı ifade edildi.
İran Dışişleri Bakanlığı, son olarak Fars Körfezi ülkelerini bölgesel güvenlik anlayışlarını gözden geçirmeye davet ederek, kalıcı güvenliğin ancak bölge ülkelerinin ortak iş birliğiyle ve dış müdahaleler olmadan sağlanabileceğini vurguladı.
